Selimiye'nin minareleri mahyayla süslendi

Selimiye'nin minareleri mahyayla süslendi

"Gökyüzüne yıldızlarla yazan adam" olarak tanınan mahya ustası Kahraman Yıldız'ın hazırladığı "Oruç bedenin zekatıdır" hadisi ramazan hazırlıkları kapsamında iki minare arasına asıldı.

A+A-

Ramazan ayı hazırlıkları kapsamında Selimiye Camisi'nin minareleri mahya ile süslendi.

"Gökyüzüne yıldızlarla yazan adam" olarak tanınan mahya ustası Kahraman Yıldız'ın hazırladığı "Oruç bedenin zekatıdır" hadisi iki minare arasına asıldı.

İstanbul'da Vakıflar Genel Müdürlüğü atölyesinde hazırlanan mahya, şerefeye çıkan ekip tarafından halatlar yardımıyla yaklaşık 5 saatlik mesaiyle yerine takıldı.

"Oruç bedenin zekatıdır" hadisinin yer aldığı mahya 15 gün süresince iftar vakti yanacak daha sonra başka bir sözün yazılı olduğu mahya ile değiştirilecek.

Mimar Sinan’ın büyük bir ustalıkla Kavak Meydanı olarak anılan tepeye inşa ettiği Selimiye Camisi, Yunanistan’ın Edirne’ye yakın topraklarından da görülebiliyor.

Vakıflar Edirne Bölge Müdürü Osman Güneren, Vakıflar Genel Müdürlüğü mahya ekibinin ramazan hazırlıkları kapsamında İstanbul, Edirne ve Bursa'da mahya astığını söyledi.

Profesyonel ekip tarafından asılıyor

Ramazan hazırlıkları kapsamında Selimiye Camisi'ne 2 mahya asılacağını ifade eden Güneren, "Selimiye Osmanlı mimari yapıları arasında zirve. Önemli buluyoruz. 19 yıllık bir ara verilmişti, 3 yıldır mahya asılmaya devam ediyor. Minarelerin statik açısından bir sıkıntısı yok bu konu netleştirildikten sonra mahya asılmaya başlandı. Profesyonel bir ekip tarafından özenle asılan mahya minarelere herhangi bir zarar vermiyor." diye konuştu.

Kahraman Yıldız ise, 1975 yılından bu yana bir dönem ara verilse de Selimiye Camisi'ne mahya astığını söyledi.

Mahyanın asımında minare boyu yüksek olması nedeniyle Selimiye'nin yorucu olduğunu ifade eden Yıldız, "Hiçbir mahya takımı yoksa bir mahya hazırlanması 3 ay sürüyor. Takımı varsa bir yazı 1 günde yazılır." dedi.

Mahya için minare yeniden yapılmış

Geçmişte mahyaların daha önemli olduğunun altını çizen Yıldız, "Sinema, televizyon, gazete olmadığı dönemlerde insanlar için tek görsel durum mahyalardı, o yüzden cami cami gezip mahya okurlarmış. 'Eyüp Camisi'nin minaresi kısa' diye sökülüp uzatılmış ki mahya yapılsın diye, Üsküdar'da Mihrimah Sultan Camisi'nde tek minareye bir minare daha yapılmış, 'Üsküdarlılar mahya isteriz' diye nümayişte bulunmuşlar." diye konuştu.

42 yıl Vakıftlar İstanbul Bölge Müdürlüğünde çalışması sonrası emekli olduğunu ancak mahya ekibinin sorumluluğunu hala kendisinin götürdüğünü ifade eden Yıldız, şunları anlattı:

"2013 yılında emekli oldum ama ekibin başında devam ediyorum. Vakıflar Genel Müdürlüğü mahya ustası yetiştirmek için 2013 yılında kadro açtı, 4 eleman aldı. Bu elemanlardan 3'ü ayak, kol, bel ağrısı derken başka yerlere gitti. 1'i kaldı onu yetiştiriyorum. Mahyacılık zordur, kolay değildir. Hem psikoloji hem de fiziki olarak hazır olunmalı. Ahlak da olmalı meslek ahlakı. Meşakkatli işin yorgunluğu karşısına geçince ışıklar yanınca geçiyor. Mahya gönül işidir."

Mahya geleneği

Ramazan dendiğinde akla gelen ilk geleneklerin başında yer alan, Arapça "aylık, hayat" anlamına gelen mahya iki minare arasına asılan ışıklı yazılara verilen ad. Güzel sözler, hadis ve ayetlerle ramazan ayı ikliminde insanlara güzel mesajlar iletmeyi amaçlayan mahyanın 16. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlandığı biliniyor.

Selatin camilerde İstanbul'da uygulanmaya başlanan mahya sanatı zamanla diğer Anadolu şehirlerinde de gelenek halini aldı. Bazı kaynaklarda Edirne'de Selimiye Camisi dışında Meriç Nehri kenarına asılan direklere de mahyalar asıldığı söylenir. AA

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.