Salahattin ALTUNDAĞ

Salahattin ALTUNDAĞ

Rûhların Mürşidi İle Yeniden Buluşma: Efendimizin (asm) Bize Gelip Aydınlatması Umûdu

Ey Gönüllerin Sultânı, ey Âlemlere Rahmet, ey Nebiyy-i zîşân, Ey Gönüllerin Efendisi, ey Âlemlere Nûr, ey İnsânlığın İftihâr Tablosu (asm)! Seninle dünyâ bir başka güzellikte, seninle kâinat bir başka anlamda. Seninle her bir zerrecik, her bir varlık, Rabbimizin sonsuz rahmet ve sevgisinin bir tecellîsi, bir yansımasıdır. Seninle her bir mü’min, Rabbimizin nûrânî esmâsının tecellîlerini müşâhede eder, O'nun ulvî sıfâtlarının zuhûrâtını idrâk eder.

Hoş geldin, ey Rûhların Mürşidi, ey Gönüllerin Sultânı, ey Âlemlere Rahmet, ey Ummetinin Gözbebeği, ey Yaratılmışların En Şereflisi, ey Rûhların Sultânı (asm)! Hoş geldiniz.

Artık yeter bu gecelerin karanlıkları. Sizi çok özledik, hasretiz tecellinize. Sizin şefkâtli Nûrunuza insanlık hasret. Ne olur bize de geliniz…

Ey Hazret-i Âmine’nin Muştusu (asm)! Hoş geldiniz, varlığınızla şeref verdiniz. 571 yılında o güzel insânlara nasıl geldiyseniz, acaba bugün de bize öyle gelebilir misiniz?

Ey Habîbullah (asm)! Senin mübârek tevellüdün, kâinatın en nâzik ve en nâzil sabâhında, her bir yıldız, her bir canlı, senin mübârek tevellüdünü müjdeleyen birer nûr tâneliğiyle parladı. Seninle gönüller huzûr buldu, seninle rûhlar ferâhladı, seninle mânevî ufuklar aydınlandı.

Ey Resûl-i Ekrem (asm)! Sen ki, mahşerin dehşetinden herkes "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkâtini gösteren, ümmetinin hadsiz salâvâtına hadsiz ihtiyâç göstermekle, ümmetinin bütün saâdetleriyle kemâl-i şefkâtinden alâkadar olan, hadsiz bir şefkât ve merhamet sâhibi bir rehbersin.

Ey Nebiyy-i zîşân(asm)! Senin mübârek sîretin, senin nûrânî sünnetin, bize rehber, bize önder, bize mürşid olur. Seninle kalplerimiz huzûr bulur, rûhlarımız ferâhlar, gönüllerimiz nûrlanır. Seninle her bir mü’min, Hâlık-ı Kâinat'ın rızâsına ermeyi, O'nun (cc) ebedî rahmet ve sevgisine mazhâr olmayı umâr.

Ey Habîb-i Rabbilâlemîn (asm)! Seninle kâinat daha bir güzel, dünyâ daha bir anlamlı. Senin varlığınla her bir zerrecik, her bir varlık, Rabbimizin sonsuz rahmet ve sevgisinin bir tecellîsi, bir yansıması… Seninle her bir mü’min, Rabbimizin nûrânî esmâsının tecellîlerini müşâhede eder, O'nun (cc) ulvî sıfâtlarının zuhûrâtını idrâk eder.

Ey Resûl-i Zîşân (asm)! Senin mübârek tevellüdün münâsebetiyle, senin yüce sîretine, senin nûrânî sünnetine daha sıkı sarılmak, senin yüksek ahlâkını daha yakından taklît etmek, senin yüce şefkât ve merhametine lâyık olabilmek duâsıyla, sana en derin muhabbetlerimizi, en içten selâmlarımızı sunarız. Aleyhissalâtu vesselâm.

Rûhların Mürşidi, Ey Âlemlere Nûr, Ey Rehber-i Ekrem, Ey Fahr-i Kâinat, Ey Nebî-i Rahmet, Ey Nebiyy-i zîşân, Ey Gönüllerin Sultânı, Ey Rûhların Mürşidi, Ey Habîbullah, Ey Sultân-ı Levlâke levlâk, Ey Kalblerin Şâhı, Ey Mürşid-i Ârifân, Ey Hâdi-i Ummet, Ey Mânevî Güneş, Ey İlâhî Muhabbetin Sembolü, Ey Rûhlarımızın Tabîbi, Ey Gönüllerimizin İlâcı, Ey Hikmet Sâhibi, Ey Mârifet Bahrı, Ey Şefkât Pınarı, Ey Merhamet Ocağı, Ey Hazret-i Fâtima’nın Babası, Hazret-i Hasan ve Hüseyin’in dedesi Muhammed Mustafa (asm)! Seninle gönüller huzûr bulur, seninle rûhlar ferâhlar, seninle mânevî ufuklar aydınlanır. Senin şefaâtine sığınır, senin yüce himmetine ilticâ ederiz. Senin yüce şefaâtine nâil olmayı, senin nûrânî himmetine mazhâr olmayı Rabbimizden niyâz ederiz. Senin mübârek himmetinle kalplerimizde bir nûr doğar, senin ulvî şefaâtınla rûhlarımız yükselir. Seninle her bir mü’min, Hâlık-ı Kâinat'ın rızâsına ermeyi, O'nun ebedî rahmet ve sevgisine mazhâr olmayı umâr. Âmîn, Âmîn, Âmîn.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
14 Yorum