Kızıl Îcâz Dersleri–34

Bütün ile Her Bir Fert Aynı Şey Değildir

“Bu heyet başarılıdır” derken heyetin tamamı hakkında bir hüküm kurarız. “Heyetin her üyesi başarılıdır” dediğimizde ise hükmü tek tek bütün üyelere yükleriz. İlk cümlenin doğru olması, ikincisini kendiliğinden doğru yapmaz. Süllemin bugün açtığı bahis, bu küçük görünen farkın mantıktaki yerini gösterir: küll, külliyye, cüz ve cüz’iyye.

1. Süllem’in asıl metni

Abdurrahman el-Ahdarî, ilgili fasla “bütün hakkında verdiğimiz hüküm” mânasındaki الكل حكمنا على المجموع ibaresiyle girer. Devamındaki iki beytin kaynak nüshada okunabilen ibareleri şöyledir:

وحيثما لكل فرد حكما فإنه كلية قد علما
والحكم للبعض هو الجزئية والجزء معرفته جلية

İlk ibarede hükmün konusu mecmû, yani parçaların teşkil ettiği bütündür. “Her bir fert için” hüküm veriliyorsa küllî önerme; “bir kısmı için” hüküm veriliyorsa cüz’î önerme söz konusudur. Burada küll bir bütün, külliyye ise bütün fertleri kapsayan bir hüküm biçimidir. “Cüz” parça, “cüz’iyye” ise bazı fertlere ilişkin hüküm biçimidir. Lafız benzerliği, bu dört terimi tek kavram sanmamıza yol açmamalı.

2. Bediüzzaman’ın Kızıl Îcâz haşiyeleri

Üstad, bütün ve küllîlik arasındaki ayrımı, birbirine bağlı varlıklarda görülen tertibe dikkat çekerek açar. Bir bütünün birleşmesinden doğan netice ile bir küllî kanunun fertlerde görünmesi aynı şey değildir. Bu dikkat, “bir topluluk hakkında doğru olan, topluluğun her parçası hakkında da doğrudur” şeklindeki acele genellemeyi önler.

Haşiyelerde küllî önermenin fertleriyle bağı da işlenir: “Her” denildiğinde hüküm mecmûa bir defada değil, kapsamına giren her bir ferde yönelir. Bu, fertlerin gerçekten mevcut olup olmadığı ve hükmün hangi itibarla kurulduğu gibi kayıtların ayrıca incelenmesini gerektirir. Buradaki cümleler haşiyenin açıklayıcı özeti olup doğrudan alıntı değildir.

3. Molla Abdülmecid’in izahı

Molla Abdülmecid, “küll”ün burada birçok ferde ortak olarak yüklenen mantıkî küllî ile karıştırılmaması gerektiğini açıklar. Bütün, kendisini oluşturan parçaların toplamı olarak ele alınır. “Her” kaydı ise toplama değil, konu başlığı altındaki fertlerin her birine dağılan hükme işaret eder. “Bazısı” kaydı, hükmün yalnız bir kısma uzandığını belirtir.

Bu ayrım basit bir örnekte görülür: “Sınıf kalabalıktır” sözü sınıfın bütününe ait olabilir; tek bir öğrenci “kalabalık” değildir. Buna karşılık “Sınıftaki her öğrenci derse katıldı” sözü, her öğrenci için ayrı ayrı doğruluk sınaması ister. “Öğrencilerin bazısı katıldı” ise yalnız bir kısmı hakkında hüküm bildirir. Örnekler, kaynak metindeki tarihî misallerin nakli değil, izahı kolaylaştırmak için kurulmuş güncel cümlelerdir.

4. İhsan Kasım es-Sâlihî notu

Bu faslın kullanılan nüshasında İhsan Kasım es-Sâlihî’ye güvenle ayrıştırılabilen müstakil bir not tespit edilmedi. Bu yüzden ona özel bir açıklama isnat etmiyoruz.

5. Risale-i Nur bağlantısı

İşârâtü’l-İ‘câzı okurken bir kelimenin cümledeki kayıtlarına ve hükmün kapsamına dikkat etmek, bu mantık ayrımının okuma usulündeki karşılığıdır. “İnsanlar” hakkında kurulan bir hüküm ile “her insan” yahut “insanların bir kısmı” hakkında kurulan hüküm aynı kapsamı taşımaz. Bu bağlantı belirli bir Risale pasajından nakil değil, yönteme dair bir tatbiktir.

6. Günlük tatbik

Bugün bir haber okurken yüklemin kime bağlandığını işaretleyelim: Kuruma mı, kurumdaki herkesin her birine mi, yoksa birkaç kişiye mi? Birkaç kişinin kusurunu bütün topluluğa yaymayalım. Bütünün başarısını da delilsiz biçimde her bir üyenin başarısı saymayalım. Böylece hem sözümüzün doğruluğunu hem insanlara karşı insafı koruruz.

Netice: Bütün ile her bir ferdi; parça ile fertlerin bir kısmı hakkındaki hükmü ayırmak, doğru düşünmenin ve adil konuşmanın temelidir.

Kaynak ve tahkik notu: Abdurrahman el-Ahdarî, es-Süllemü’l-Münevrak, “الكل والكلية والجزء والجزئية” faslı; Bediüzzaman Said Nursî, Kızıl Îcâz haşiyeleri; Molla Abdülmecid Nursî’nin Arapça izahı. Karşılaştırma Kütüphane’deki “Kızıl Îcâz Arapça(1).pdf” nüshasının PDF 34–35. sayfalarına (basılı 186–187) göredir. İlk ibare beytin tamamı değil, seçilmiş parçasıdır; diğer ibarelerin harekeleri ve satır düzeni gösterim için sadeleştirildi. Haşiye ile izahlar kelimesi kelimesine nakil değildir. Risale-i Nur bağlantısının belirli pasajla teyidi kitap baskısı öncesi tahkik konusudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.