Kızıl Îcâz Dersleri-37

Tam Tarif Nasıl Kurulur? Cins, Fasıl ve Hâssa

Bir önceki derste tanıtıcı sözün had, resm ve lafzî tarif olmak üzere üçe ayrıldığını gördük. Şimdi Süllem, bu çeşitlerin ilk ikisinin tam biçimini gösteriyor: Tam had, cins ile faslı; tam resm ise cins ile hâssayı bir araya getirir.

1. Süllem’in asıl metni

فَالْحَدُّ بِالْجِنْسِ وَفَصْلٍ وَقَعَا
وَالرَّسْمُ بِالْجِنْسِ وَخَاصَّةٍ مَعَا

Okunuşu: Fe’l-haddu bi’l-cinsi ve faslin vaka‘â / Ve’r-resmu bi’l-cinsi ve hâssatin ma‘â.

Yaklaşık mânası: Had, cins ve fasıl ile; resm ise cins ve hâssa birlikte kullanılarak meydana gelir.

Burada “cins”ten maksat tarif edilene en yakın cinstir. “Fasıl”, nev‘i aynı cins altındaki diğer nev‘lerden mahiyetçe ayıran; “hâssa” ise mahiyetin dışında olmakla beraber tarif edilene mahsus tanıtıcı vasıftır.

2. Bediüzzaman’ın Kızıl Îcâz haşiyeleri

Bediüzzaman yakın cinsi, üstündeki daha genel cinslerin ve onların ayırımlarının bir özeti gibi gösterir. Fasıl ise şeyin cevherî hususiyetine işaret eder. Cins mahiyetin maddesi, fasıl onun sureti gibidir; bu ikisinin zihinde belirli bir tertiple birleşmesi tarifin suretini meydana getirir.

Bu benzetme, cins ile faslın dış dünyada iki ayrı parça olduğu anlamına gelmez. Maksat, zihindeki tarif yapısını açıklamaktır. Cins ortak zemini verir; fasıl o zemini daraltıp tarif edilen nev‘i belirler. Bu yüzden “insan nâtık hayvandır” tarifinde daha iyi bilinen ve daha genel olan “hayvan” önce, onu hususîleştiren “nâtık” sonra gelir.

Resimde ise yakın cinsin yanına hâssa konulur. Hâssa tek bir basit vasıf olabileceği gibi, birkaç genel arazın birleşmesinden de meydana gelebilir. Önemli olan bu vasıflar toplamının tarif edilene mahsus bir tanıtma sağlamasıdır. Üstad’ın “fikir tabiatının intikali”ne dair açıklaması, zihnin bilinen işaretten tanınmak istenen şeye kendiliğinden geçişini anlatır.

Haşiyedeki “ma‘an - birlikte” kaydı da dikkat çekicidir. Tarifin parçalarını yan yana getirmek yetmez; onların, aranan bilgiyi doğuracak bir tertip içinde birleşmesi gerekir. Aynı ölçü kıyasta da geçerlidir: Unsurların varlığı kadar doğru düzenlenmesi önemlidir.

3. Molla Abdülmecid’in izahı

Molla Abdülmecid, tam haddi yakın cins ile yakın faslın birleşmesi olarak açıklar. “İnsan nâtık hayvandır” misalinde “hayvan” yakın cins, “nâtık” yakın fasıldır. Bu tarif, fertlerini içine alıp yabancıları dışarıda bırakma maksadına en kuvvetli biçimde yaklaşır.

Tam resim ise yakın cins ile hâssanın birleşmesidir. “İnsan gülen hayvandır” şeklindeki klasik öğretim örneğinde “hayvan” yakın cins; “gülmeye kabiliyetli” olma hâssadır. Bu vasıf mahiyetin kurucu parçası sayılmaz, fakat tarif edileni dışarıdan tanıtan ayırıcı bir alâmettir.

Şerhte, hâssayı bilmenin tarif edilen şeyi bilmeyi gerektireceği ve böylece bir devir doğacağı itirazı da ele alınır. Cevap şudur: Faydalı tarif için, hâssanın gerçekte o şeye mahsus olması yeterlidir; kişinin daha önceden bu mahsusluğu ilmî bir hüküm hâlinde bilmesi şart değildir. Zihin, bilinen alâmetten meçhul olana geçebilir.

4. Had ile resim arasındaki fark

Had, “Bu şey mahiyeti bakımından nedir?” sorusuna yaklaşır. Resim ise “Bu şey hangi ayırıcı alâmetle tanınır?” sorusuna cevap verir.

  • Tam had: Yakın cins + yakın fasıl.
  • Tam resim: Yakın cins + hâssa.

İkisi de tarif edilenin fertlerini içine almayı ve başkalarını dışarıda bırakmayı hedefler. Fakat had, mahiyeti kuran unsurlarla; resim, mahiyet dışındaki tanıtıcı vasıfla iş görür.

Bir doktorun “ateş, öksürük ve belirli bulgularla seyreden hastalık” demesi resme benzeyen bir tanıma yoludur: Hastalık belirtileriyle tanınır. Hastalığın öz yapısı ve sebep düzeni açıklandığında ise mahiyete daha çok yaklaşılır. Bu benzetme yalnız mantık farkını anlatmak içindir; tıbbî teşhis yerine geçmez.

5. İhsan Kasım es-Sâlihî hakkında tahkik notu

Esas nüshada İhsan Kasım es-Sâlihî’nin neşir ve düzenleme emeği bulunmakla birlikte, bugünkü beytin ilgili sayfalarında ona açıkça nispet edilmiş müstakil bir açıklama görülmemiştir. Bu sebeple kendisine ayrıca görüş isnat edilmemiştir.

6. Risale-i Nur bağlantıları

Risale-i Nur’daki temsiller çoğu zaman bir hakikati mahiyetinin bütün ayrıntılarıyla tarif etmekten ziyade, zihnin tanıdığı bir alâmet ve benzerlik üzerinden ona yaklaştırır. Temsilin vazifesiyle tarifin vazifesini ayırmak, metni daha dikkatli okumaya yardım eder.

Bir ismin veya unvanın hakikatin tamamı olmadığını; bir belirtinin de mahiyet yerine geçmediğini bilmek gerekir. Meselâ bir insanı yalnız mesleğiyle tanıtmak resmî bir işaret verebilir, fakat onun insanî mahiyetini ve şahsiyetinin bütününü kuşatmaz.

Bu bölüm, Kızıl Îcâz’daki mantık ölçülerinden hareketle kurulmuş bir okuma bağlantısıdır; başka bir risaleden doğrudan alıntı değildir.

7. Günlük tatbik

Bugün kullandığımız bir tarifi kontrol edelim:

  1. Önce en yakın ortak zemini belirledim mi?
  2. Verdiğim ayırıcı özellik mahiyetin parçası mı, yoksa dışarıdan bir işaret mi?
  3. Tarif, ilgili bütün fertleri kapsıyor mu?
  4. Başka şeylerin haksız yere bu tarife girmesini önlüyor mu?

Bir işletmede “iyi çalışan”ı yalnız “işyerinde bulunan kişi” diye tarif etmek çok geniştir. “Görevini zamanında, doğru ve güvenilir biçimde yerine getiren çalışan” ifadesi ise ayırıcı vasıfları artırır. Bununla beraber gözlenen davranışları kişinin bütün mahiyeti yerine koymamak gerekir.

Netice

Tam had yakın cins ile yakın faslı, tam resim yakın cins ile hâssayı birleştirir. Doğru tarif yalnız doğru kelimeleri seçmek değil, bu kelimeleri maksada uygun bir tertip içinde bir araya getirmektir. Cins ortak zemini, fasıl mahiyet içindeki ayırıcıyı, hâssa ise dışarıdan tanıtan hususiyeti gösterir.

Kaynak ve tahkik notu: Abdurrahman el-Ahdarî, es-Süllemü’l-Münevrak, tam had ve tam resim beyti; Bediüzzaman Said Nursî, Kızıl Îcâz haşiyeleri; Molla Abdülmecid Nursî’nin izahı, İhsan Kasım es-Sâlihî’nin düzenlediği esas Arapça nüsha, basılı s. 190-191 (PDF s. 38-39). Beyit esas nüshayla karşılaştırılmış; haşiye ve izahlar uzun doğrudan alıntı yerine mânaca aktarılmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.