1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Said Nursi'nin Necip Fazıl'ı duyunca verdiği tepki
Said Nursi'nin Necip Fazıl'ı duyunca verdiği tepki

Said Nursi'nin Necip Fazıl'ı duyunca verdiği tepki

Bediüzzaman ile Necip Fazıl arasında cereyan eden ilginç diyaloglar

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

25 Mayıs 1983 tarihinde vefat eden merhum Necip Fazıl Kısakürek’i rahmetle anıyoruz. Vefatının 35. senesinde Üstad Bediüzzaman Said Nursi ile Necip Fazıl arasında cereyan eden birkaç hatırayı Ömer Özcan'ın "Ağabeyler Anlatıyor" kitabındaki şahitlerinin dilinden aktarıyoruz:

NECİP FAZIL’IN GELECEĞİNİ DUYUNCA HEMEN BİR SANDALYE GETİRTTİ

Ahmet Atak anlatıyor:

1952’de İstanbul Gençlik Rehberi Mahkemesi oldu. Mahkeme dolayısıyla Üstad Bediüzzaman Akşehir Palas Otelinde kalıyordu. Beni görünce çok sevindi. Otel baştan aşağı nur talebesi ile dolu, duruşma günü belli, daha bir hafta on gün kadar vardı. Üstad, “benim misafirimsin” diye bana yevmiye, tayınat verdi.

Orada bulunduğum sürece Üstad’ın en yakın hizmetlerinde bulundum. Geceleri Muhsin Alev’in yanında kalıyordum. O, Süleymaniye Kirazlımescid Sokak 46 numarada kalıyordu. Bozdoğan Kemerinin yakınlarında eski bir İstanbul evi...

Ulemadan ve sülehadan birtakım kimseler bu arada Cevad Rifat Atilhan, Eşref Edip, Ziya Uygur, Necip Fazıl gibi yazarlar da geldiler-gittiler Üstad’ın ziyaretine. Belki başkaları da gelmiştir ama benim şahid olduklarım bunlar.

Necip Fazıl geliyor denince

Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin odası, Akşehir Palas Otelinin çatı katında. Batar kat denir ya, kenarları teras, öyle bir yerdi. Bir karyola, bir teneke, musluk, birkaç kap kacak, bir de hasır var. Hasırda cemaatle namaz kılınıyor. Hiçbir namazı yalnız kılmadı Üstad, kendisi imam olurdu. Tekbir alışı ise bir âlemdir, “Allah-u Ekber!” dedi mi titrerdik. İşte misafirler böyle bir odaya gelirler, hasır üstünde otururlardı. Necip Fazıl geliyor denince Üstad “Hemen bir sandalye bulun” dedi. Bu çok önemli yani, Üstad’ın nezaketine bakın artık. 

YORGANIMI SATIN, YARDIM EDİN, BÜYÜK DOĞU KAPANMASIN

Salih Özcan anlatıyor:

Necip Fazıl’ın çıkardığı “Büyük Doğu” mecmuası parasızlıktan bir ara kapanma durumuna geldi. Üstad Bediüzzaman bana: “Benim yorganımı satın, yardım edin, kapanmasın” dedi. O zamanlarda tek mecmua o vardı, Üstad destekliyordu. Necip Fazıl, Abdülhakim Arvasi’ye bağlı idi.

Üstad Bediüzzaman bana dedi ki: “Biz bütün cemaetlere dostuz, ehl-i tarikata dostuz, onlara hürmet gösterin, bizim davamız Kur’an davasıdır.” Onun için hiç kimseyle kavgamız olmadı bizim. Üstad kucaklardı herkesi. 

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
5 Yorum