Şahin DOĞAN
Nurculuk o tahrifin tamiridir
Hava güzel. İki gündür böyle. Biraz Kafka'nın Aforizmalar'ı. Ferid Edgü'nün sunuş yazısı. Çeviri güzel değil birkaç aforizmadan sonra bıraktım. Bazılarının efsanesi kendilerinden daha büyük. Kasvet ve melankoli duyguları azaldı biraz. Dün akşam risale okudum dünyam nurlandı. Boşuna "Nur" denmemiş. Okuyan herkesi ışıklandırıyor. Risale-i Nur gerçekten imanı muhafaza ediyor. Risaleleri okuyunca sonsuz bir emniyet, sonsuz bir itminan, sonsuz bir iman hissediyorsun. Ötekinin, yani küfrün doğru olabilme ihtimalini muhal görüyorsun. İman çelişkiyi ve tereddüdü kabul etmiyor. Nurculuk islamcılıktan çok daha farklı bir yol. İslamcılıkta irfan yok, iz'an yok, marifet yok, adalet yok. Bütün islamcılık yorumlarının neticesi ya Taliban'a ya Emeviciliğe çıkıyor. Nurculuk şiddetten ve siyasetten uzak hikmet ve marifet yoludur. Onun için her türlü ayak oyununu mübah telakki eden islamcılık karşısında çaresiz ve savunmasızdır. Nurculuk Hz. Hüseyin'in, Hasan el Basri'nin, Mevlana'nın, Yunus'un yoludur. İslamcılık, Yezid'in, Timur'un yoludur. İslamcılık İslam'ın tahrifidir. Nurculuk o tahrifin tamiridir. Bu toprakların Taliban benzeri grupların eline geçmemesi için Risale-i Nurlar bir şanstır. Belki de Üstadın dediği gibi bir ikram-ı ilahidir. Tarikatların sonu gelmeyen hurafe denizi içerisinde yüzmelerine mukabil Nurculuk ilim ve kitap mihveri üzerine inşa edilmiştir.
*
Biraz müzik, biraz siyaset, biraz dedikodu, biraz köşe yazısı, biraz kitap, biraz hayatın anlamı konulu video. Kabımı doldurdum bugün. İvan İlyiç'in Ölümü, Yedinci Mühür, Kış Işığı, Godot'yu Beklerken. Gerçek anlamda hayatın anlamı ve kıvamı edebiyatta. İvan İlyiç Tolstoy'un kendisi. Bence Kroyçer Sonat ve İtiraflarım'dan sonra Tolstoy'un en büyük şaheseri ivan İlyiç Ölümü. Yıllar önce okurken kendimi İvan İlyiç gibi görmüştüm. Daha doğrusu İvan İlyiç'te kendimi görmüştüm. Kuyu, sahra, arslan, ejderha, siyah beyaz fare benzetmesi bir kelimeyle şahane. Yaşı ilerledikçe insan daha iyi anlıyor bu metaforu. Siyah beyaz iki fare ve bir yaprağın üzerinde damlayan bir damlacık bal. Dünyanın bütün şöhreti, parası, malı, mülkü, serveti, prestiji hepsi o bir damlacık bal. O kadar geçici ve kıymetsiz. Aynı metaforu Said Nursi sekizinci Söz'de verir. Ama Tolstoy'un anlatışı daha sahici, daha derin, daha gerçekçi. Said Nursi aynı misali verir, hemen işin hakikatine geçer ve bir çırpıda meseleyi halleder. Tesellinin gücü inanılmazdır. Said Nursi aynı misali ders niyetine verir, Tolstoy ders vermez, bütün dehşetiyle iliklerine kadar yaşar. Bizde bir Tolstoy var mı? Yani Tolstoy gibi ciddi ve derinden acı çekip hakikati arayan? Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl, Orhan Pamuk, Cemil Meriç... Hepsi ya toplumcu ya devletçi. Bizde kendi benliği ve hakikati üzerinde bir ömür boyu derince eğilen ve kafa yoran bir sanatçı yok. Bizde Tolstoy da yok, Dostoyevski de yok. Kürk Mantolu Madonna'nın Raif Efendisi bütün çekiciliğine rağmen hayatın anlamı ve ölüm gibi meselelere karşı kayıtsız ve uzak. Keza Huzur'un Mümtaz'ı da öyle. Sabahattin Ali ve Tanpınar da son kertede toplumcu ve devletçi. Bizim yazarların hemen hepsinin ulvi bir mefkuresi var. Birey daima o mefkurenin gölgesindedir ve çoğu zaman o mefkureye kurban edilir. Ya komünizm, ya sosyalizm, ya İslam, ya beka-i devlet. Sonuncusu hepsinin ortak mefkuresi. Bunlar varken birey kim?
*
Birkaç gün önceki bir paylaşımımıza bir dost inkar et kurtul, ben inkar ettim, kurtuldum, şimdi mutluyum ve kafam çok rahat mealinde bir yorum yaptı. Dostumu tenzih ederek söylüyorum. Bu ülkenin çoğunlukla dindarlığı sahte olduğu gibi ateizmi de sahtedir. Ateizm manevi bir cehennemdir ve bütün tesellilerden mahrumiyettir. Gerçekten ateist olan, başka bir ifadeyle ateizmi iliklerine kadar yaşayan bir zekanın mutlu olması imkansızdır. Nietzsche mutsuzdu, Camus mutsuzdu, Sartre mutsuzdu, Russell mutsuzdu, Cioran mutsuzdu, Beckett mutsuzdu, Bergman mutsuzdu. Mutsuzdu derken felsefi manada mutsuzdu. Çünkü samimilerdi, dürüstlerdi, maskesizlerdi ve ateizmi iliklerine kadar yaşıyorlardı. Mutluluk bir masala, bir teselliye, bir hikayeye, bir mitolojiye gönülden inanmakla mümkündür ancak. Ateizm bütün bunların toptan reddi demek. Dolayısıyla huzursuzluğun tam ortasına oturmak demek. Biz de ise her nedense inkar ederek dinden çıkanların kısm-ı ekserisi "kurtuldum, hafifledim, çok mutluyum" diyebiliyor. Kanaatimce bu maske takmaktır, kendini kandırmaktır, dürüst davranmamaktır.
*
Hanımın ameliyatı. Hastane koridorları. Yoğun bakımlar. Hayatın kısalığı. İnsanın zavallılığı. Tesellinin kifayetsizliği. Birkaç gün yıllık izinden. Aile saadeti için. Saadet çok para ile, bir parça şefkat, bir parça sağlık ile mümkün. Çok şükür! "Devlet Ana" rızkımızı veriyor. Yoksulluk sınırının altında bile olsa. Bunu bulamayan milyonlar var. Kendinden daha kötü durumda olanlara bakıp mutlu olmak, haline razı olmak. Ne rezil bir duygu! Doğal olmak neden bu kadar zor? İçimden geldiği gibi yazamıyorum. Daima ikinci bir gözü hesaba katarak yazıyorum. Yapaylık, tasannu. Kendim için yazmak istiyorum. Sadece kendim için. Önceleri okumak ibadetti, şimdi yazmak ibadet olmuş. Huşu içinde bir paragraf yazmak, hepsini cürufundan arındırmak. Yazılarım benim aynam. Zebercet'in dünyasına devam. Serapa melankoli. Tatlı bir melankoli. Sonu intiharla biten sert bir melankoli. Film kitaptan daha etkileyici. Raif Efendi daha yakın bana. Mümtaz, Samim, Hüsrev bir parça. Hiçbiri ben değil, hepsi benden bir parça. Rakolnikof, Jan Valjan, Josef K. Martin Eden. Hepsinden biraz. Ama hiçbiri tam olarak değil. Sen kimsin? Absürd duygusu. Hepsi absürd. Hepimiz absürd. Özlemini çektiğim hayat: Bir Avrupa ülkesi. Sakin bir kasaba. Geçim derdi yok, siyaset yok, yolsuzluk yok, hukuksuzluk yok, dini tartışmalar yok, Kürt sorunu yok, fon sorunu yok. Huzur içinde ya resim yapacaksın, ya şiir yazacaksın ya doğayla ilgileneceksin. Ara sıra çok uzaktan da olsa Ortadoğu'nun haberleri gelecek kulağına. Burun kıvıracak, şaşıracaksın.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.