Risale-i Nur, Kur’an medeniyetini hayata nasıl yansıtacağımızı öğretiyor

Risale-i Nur, Kur’an medeniyetini hayata nasıl yansıtacağımızı öğretiyor

“Günümüz dünyasında çağdaş sorunların çözümünde yeni eğitim reformu” konulu uluslararası toplantı İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nda yapıldı.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ve Afrika Asya Üniversiteler Birliği işbirliği ile 17-23 Mart tarihleri arasında İstanbul’da yapılan çalışma toplantısına bir çok ülkeden üniversite rektörleri, öğretim üyeleri, yök başkanları ve uzmanlar katıldı.

Bir hafta süren yoğun toplantılarda; “Günümüz dünyasında çağdaş sorunların çözümünde yeni eğitim reformu” ve “İslam düşünce tarihinde önemli izler bırakmış olan müceddidlerin görüşlerinden de hareketle günümüz dünyasına ve eğitim camialarına hitap edecek yeni dil ve metodlar” ele alındı.

Yapılan konuşmalardan notlar:

ÖĞRENCİLER GOOGLE HOCAYA DAHA FAZLA GÜVENİYOR

Prof. Dr. Enver Gitsitiş / Sırbistan Uluslararası Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi Dekanı:

“Yaşadığımız ve gördüğümüz olumsuzlukları açıklarken maalesef hemen başkalarını veya başka din mensuplarını suçlamaya alışmışız. Bunun bir kısmı doğru olabilir ama kendi eksik ve yanlışlarımızı gözden geçirmeli, düzeltmeye kendimizden başlamalıyız.

Maalesef bugüne kadar İslami eğitim adına yazılmış bütün tedrisat ve kitaplar birbirini tekrardan ibaret kalmaktadır. Bugünün sorunlarının çözümünde aciz kalmaktadır. Biz bunları öğrencilere anlatınca öğrenci karşımıza dikiliyor. Örneğin fıkıh kitaplarında hala kölelik meselesi anlatılıyor. Alimlerimiz bu kitapları günün ihtiyaçlarına göre tamamlayamamış.

Eski kitaplar hep erkeklerin elinden çıkmıştır. Aile içi şiddetten çocuk ve anne eğitimine, günümüz meselelerine ve ihtiyaçlarına çözümler getirecek unsurlar ne yazık ki eskinin tekrarı olan usulüddin kitaplarında bulunmamaktadır. Teknolojinin gelişimine uyarlanamamaktadır. Öğrenciler Google hocaya daha fazla güveniyor çünkü gençlik, aradığını oradan kolayca buluyor. Günümüz sorunlarının uygun çözümleri Kur’an ve sünnette elbette vardır. Bunları internet dünyasında bulundurmak lazım.

Örneğin Suriye alimlerinden Ali hocanın, malum, sakalı yoktu. Sakalsız olduğunu görenler tarafında yöneltilen “Neden sakalın yok?” sorusuna verdiği cevap ilginçtir: “Sakalımı kesmeseydim kellem giderdi” diye cevap vermiştir.

ÜMİTSİZLİK BİZİM DÜNYAMIZI KAPLAMIŞTI

Ben bugüne kadar Said Nursi Hazretleri’ni sadece duymuştum, kitaplarını mütalaa etmemiştim. İki gündür bu toplantılarda anladım ki bu kitapta insanlığın kurtuluşu için çok önemli şeyler var.

Ümitsizlik bizim dünyamızı kaplamıştı. Bediüzzaman'ın eserlerine ve hayatına baktığımızda onun bize verdiği ümidin ve ufkun aslında bizim köklerimizde ve damarlarımızda mevcut olduğunu, Risale-i Nurlar’la bunu ortaya çıkarmamız gerektiğini anlıyorum.

Arapçam iyi olmasa da konuşmamı şu şiirle bitirmek istedim:

Eğer biz ümmetsek ümmetler arasında en yükseklerdeyiz.
Ve bayrağımız göklerde dalgalanıyor.
Eğer nur arıyorsak nurumuz Bediüzzaman’dır
Bizi bu mübarek çatı altında toplayan Said üstadımıza gani gani rahmet dilerim.
Biz onun fotoğrafı önünde cüce insan gibi duruyoruz.
Verdiği emekler boşa gitmedi nesilden nesile aktarılıyor.

RİSALE-İ NUR, KUR’AN MEDENİYETİNİ HAYATA NASIL YANSITACAĞIMIZI ÖĞRETİYOR

Prof. Dr. Reşid Tabbah Sasi / Tunus Zeytune Üniversitesi

Risale-i Nur, Türkiye’de ve alem-i İslamda, İslam’ın kimliğini tamamen silinmekten kurtardı. Bediüzzaman Hazretleri ve Risale-i Nur'un batı medeniyetine karşı sunduğu medeniyet ortada. “Dünyada zulümler, haksızlıklar, şiddet maalesef büyük yaralar açıyor; tahribatlar yapıyor. Zulüm yapanların ahiret inançları olmadığına inanıyorum. Aslında biz sorunlara çözüm arayanlar olarak öncelikle ahiret inancının kuvvetlendirilmesi için çalışmalar yapmalıyız.

Muasır İslam düşüncesinde Bediüzzaman Hazretleri’nin özel bir yeri vardır. Bediüzzaman Batı’dan gelen cereyanlara karşı çekilmiş bir seddir.

Risale-i Nur insanı sadece maddiyattan ibaret görmez. Hem maddi hem manevi şekillendirir.

Risale-i Nur, Kur’an medeniyetinin var olan güzelliklerini hayata nasıl yansıtacağımızı öğretiyor ve ümmete tarihini hatırlatıyor.

Burada İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’na teşekkür etmek istiyorum çünkü yaptığı faaliyetlerle gerçekten çağımızın sorunlarına Kur’an’ı Kerim’in eczanesinden çözümler getiriyor. Bunu da Risale-i Nur vasıtasıyla yapıyor.

Tabi burada Risale-i Nur dediğimizde sadece tarih, siyaset, sosyoloji gibi tek konudan ibaret bir kitap değil, bütün ilimlerin özünü içeren bir ilim olduğunu görüyoruz.

Ve bence Risale-i Nur’un önemi halkaların ihtiyacı olduğu ortak insani değerlere sahip olmasındandır.

iikv2-003.jpg

YENİLİK YAPMAK İSTEYEN BEDİÜZZAMAN’IN KİTAPLARINA BAKSIN

Prof. Dr. Musa Recep / Libya Şeyh Sunusi Üniversitesi Rektörü

“Biz, bizde olmayanı İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’ndan bulmaya, almaya geldik.”

Prof. Dr. İntisar Sıgayrun El Zeyn / Sudan YÖK Başkanı

“Eğitim reformuna sadece üniversitelerden değil, anaokulundan itibaren başlanmalı.

Eski Said çözümü ümmetin çoğunluğu gibi siyasette aramıştır fakat yeni Said diyor ki “Çözüm siyasette değil Kur’an’ı tefekkür etmektedir.” İslam düşüncesinde bir yenilik yapmak isteyen Bediüzzaman’ın kitaplarına baksın.

Bu sadece bir anma programı değil bizim yaptığımız programın tamamlayıcısı gibi oldu. Bir haftadır Bediüzzaman Hazretleri’nin düşüncelerini müfredata çevirme projesinden bahsediyoruz. İnşallah burada atılan adımlarla, bizim istifade ettiğimiz gibi diğer insanlar da istifade edebilir.

Bediüzzaman’ın medeniyet anlayışıyla bugünkü yaşanılan medeniyet arasında çok büyük farklar vardır. İnsanlığın layık olduğu Kur’an medeniyeti ile arasındaki farkı kapatmak için acil bir yol haritasına ihtiyaç var. Yorularak çalışacağız, inşallah başaracağız.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, yaptığı bu programlarla sadece Risale-i Nur'un tanıtılmasına değil, ilmi ve akademik çalışmalarla insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretilmesine öncülük ediyor. Bundan dolayı çok müteşekkirim.

SUÇLARIN, ŞİDDETİN, HAKSIZLIKLARIN KAYNAĞI ALLAH VE AHİRET İNANCININ YOKLUĞU VE ZAYIFLIĞI

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Said Yüce

“Bugün dünyada geçerli olan eğitim modeli İslam dünyası da dahil olmak üzere maalesef batı kaynaklıdır.

Allah’ı yani yaratıcıyı kainattan ve eğitimden tamamen koparan bu sistem ne yazık ki tamamen tabiat, tesadüf ve sebepler vasıtasıyla herşeyin vücud bulduğunu anlatmaktadır. Bu sistemin olumsuz sonuçları üzerine çok şeyler söylenebilir. Yaratıcıdan koparılmış bir kainat algısı ne yazık ki bir çok olumsuzluğun kaynağıdır. Varlıklar üzerindeki esma tecellilerini görmeden anlatılan eşya ve insan başıboş ve anlamsız varlıklar olarak telakki edilmekte, hayatın anlamını bilmeyen, yaratılışın gaye ve hikmetlerinden haberi olmayan nesiller ise “Madem ki evrenin sahibi yok o halde benim de sahibim yok, o halde her istediğimi yapabilirim” düşüncesi ile hareket etmekte. Günümüzde şikayet ettiğimiz bütün suçların; şiddetin, haksızlıkların kaynağı Allah ve ahiret inancının yokluğu yada zayıflığından kaynaklanmaktadır. Okullarda okutulan fen ve sosyal bilimler kitaplarında anlatılan bir çok şey aslında doğrudur fakat büyük bir eksiği vardır. “Kim tarafından yapılmış ve idare ediliyor?” sorularının cevabı yoktur.

Tabiki bütün bunları yaparken pedagojinin ve eğitim teknolojilerinin usullerinin ve uzmanların görüşlerinden de yararlanılmalıdır.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum