Yazarlar
Manşetler
Günün Haberleri
Arşiv
Sitene Ekle
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
İstanbul
5 °C
24
00:01
Salâvatın mânâsı rahmettir ve Rahmeten li'l-Âlemînin vüsulüne vesiledir
22:40
Beydağları'nın bir yanı kış, bir yanı ilkbahar
21:25
Bedir Savaşından Önce Görülen Rüya
20:20
İstanbul’un Selatin Camileri: Tarihi yarımadadaki Beyazıt Camisi
15:30
Bediüzzaman'In talebesi Hulusi Yahyagil'in Ramazan'ın son 10 günü için yaptığı dua
14:28
Filistinli aile iftarını, enkaz haline gelen evlerinin üzerinde yapıyor
14:00
Nebevi Mirasın Işığında İslam Medeniyeti Sempozyumu yapılacak
13:00
Perulu Jenny rüya gördü, Müslüman oldu, İstanbul'da turistlere İslam'ı anlatıyor
12:38
İngiltere, 'Müslüman karşıtı düşmanlık' ifadesinin yeni tanımını açıkladı
12:24
Şubat yağışları 35 ilde son 66 yılın en yüksek seviyesini gördü
Günün tüm
haberleri
Anasayfa
Risale-i Nur
Risale-i Nur
Benim kadar o belâya mâruz kalmamışsınız
O dehşetli vaziyet ateş oldu, nefsimi yumuşattı
O ayet hüzünlü hayalden beni kurtardı, gözümü açtırdı
'Ya Baki entel Baki' dedim tedavi başladı
Kendimi üç büyük cenaze başında gördüm
Mirac gecesinin sabahında...
Risale-i Nur'dan Miraca dair dört soru ve cevabı
Hakikat-i Mirac nedir?
Hikmet-i Mirac nedir?
Miracın semerâtı ve faidesi nedir?
Ruhunu kirletmiş, kalbini hasta etmiş, nefsini şımartmış bir kısım ihtiyarlara
Kur’ân-ı Hakîmden gelen Lâ ilâhe illâ Hû ile rahat nefes aldım
Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var!
İhtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur
Bu ayet beş cihetle ihtiyarlara hürmet ve şefkate davet ediyor
Zaaf ve acz, rahmet ve inâyet-i İlâhiyenin celbine vesiledir
Kur’ân nuru ile gördüm ki birbiri içinde üç dünya var
Beyaz kıllar saçıma düştüğünde Kur'an'dan müjdeler işittim
Dört-beş ihtiyarlık karanlığı içideyken birden onlar imdada yetişti
Nasıl şu dünya siyah kefenini giydi öyle de...
Biz ihtiyarlar şunu deyip ihtiyarlığımıza sevinmeliyiz
İşte bu ebedî hazinenin anahtarı imandır
O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemi
İhtiyarlığa girdiğim zaman yüksek bir dağda dünyaya baktım
Her derde devâ kudsî bir tiryak isterseniz
Ruh u canla ona hizmet etmek İslâmiyetin muktezasıdır
Asıl gurbette, kimsesizlikte kalan odur ki
Mânilere ve şeytanlara karşı ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir
Ey yarı vücudunun sıhhatini kaybeden kardeş!
Ey hasta kardeş! Senin hastalığında maddî elem var. Fakat
İlâçları almak, istimal etmek meşrudur fakat
Musibetlerin, şerlerin, hattâ günahların aslı ve mayası
Her şey Allah'ı anar mı?
Bu, maddî hastalıktan daha musibetli, mânevî bir hastalıktır
Hastalık duanın vaktidir; şifa duanın neticesi değil
Hastalık insanı vahşete ve merhametsizliğe sevk eden şeyden kurtarıyor
Çok mübarek hastalıklar var ki, velâyet derecesini ölümle kazandırır
Onlar, Cennet bağlarını sinema gibi görüp temâşâ ederler
Hastalık bazılara ehemmiyetli bir definedir
Allah’a şükretmek ve hastalığın açtığı dua musluğunu...
Bugünden, belki bu saatten sonraki zamanda hastalık yok
Hastalığın hafifleşmesini istersen...
Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır
Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır
Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız
Ey hasta! Senden soruyorum: Şükreder miydin?
“Bu da geçer, yâ Hû” de, şekvâ yerinde şükret
Demek senin için hastalık bir sıhhattir
73
74
75
76
77
78
79
Haberler
Son Haberler
Manşetler
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
Güncel
Dünya
Nur Talebeleri
Aile
Ayasofya
Eğitim
Tefekkür
Osmanlıca
Röportaj
Risale-i Nur'u Sadeleştirme Tartışması
Hayat
Otomobil
Bilim - Teknoloji
Kültür Sanat
Edebiyat
Ekonomi
Toplum
Sosyal - Medya
Sağlık
Kitaplık
Spor
Kariyer
Ajanda
İlan - Tanıtım
Kutlu Doğum Etkinlikleri
العربية
Bilgi Bankası
Diğer İçerikler
Foto Galeri
Web Tv
Yazarlar
Kurumsal
Künye
İletişim
Gizlilik İlkeleri
Kullanım Şartları
Geliştiriciler İçin