Yazarlar
Manşetler
Günün Haberleri
Arşiv
Sitene Ekle
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Nur Talebeleri
İstanbul
2 °C
24
01:15
Kimi çok yaşatırsak, onu yaratılışta tersine çeviririz
00:01
İnsanın bazan bâtıl eline gelir, hak zannederek koynunda saklar
22:40
Bangladeş’te nehirler ürünlerin taşınmasında önemli
21:30
Hz. İbrahim’in (as) Özgürlüğe Çağrısı
20:30
Beyaz rahmet kar yağışının çok bilinmeyen faydaları
16:00
Şehit edilen Norşin şeyhinin dilinden Said Nursi'nin hizmet tarzı
15:36
Özbekistan’da kitap okuyan mahkumlar daha erken tahliye edilecek
14:11
Ahmet Aytimur ağabey ketumdu, müthiş bir sır saklama hususiyeti vardı
13:42
Kutub Yıldızı
13:40
Rusya'nın şehrinde bazı bina ve araçlar kar altında kaldı
Günün tüm
haberleri
Anasayfa
Risale-i Nur
Risale-i Nur
'Ya Baki entel Baki' dedim tedavi başladı
Kendimi üç büyük cenaze başında gördüm
Mirac gecesinin sabahında...
Risale-i Nur'dan Miraca dair dört soru ve cevabı
Hakikat-i Mirac nedir?
Hikmet-i Mirac nedir?
Miracın semerâtı ve faidesi nedir?
Ruhunu kirletmiş, kalbini hasta etmiş, nefsini şımartmış bir kısım ihtiyarlara
Kur’ân-ı Hakîmden gelen Lâ ilâhe illâ Hû ile rahat nefes aldım
Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var!
İhtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur
Bu ayet beş cihetle ihtiyarlara hürmet ve şefkate davet ediyor
Zaaf ve acz, rahmet ve inâyet-i İlâhiyenin celbine vesiledir
Kur’ân nuru ile gördüm ki birbiri içinde üç dünya var
Beyaz kıllar saçıma düştüğünde Kur'an'dan müjdeler işittim
Dört-beş ihtiyarlık karanlığı içideyken birden onlar imdada yetişti
Nasıl şu dünya siyah kefenini giydi öyle de...
Biz ihtiyarlar şunu deyip ihtiyarlığımıza sevinmeliyiz
İşte bu ebedî hazinenin anahtarı imandır
O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemi
İhtiyarlığa girdiğim zaman yüksek bir dağda dünyaya baktım
Her derde devâ kudsî bir tiryak isterseniz
Ruh u canla ona hizmet etmek İslâmiyetin muktezasıdır
Asıl gurbette, kimsesizlikte kalan odur ki
Mânilere ve şeytanlara karşı ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir
Ey yarı vücudunun sıhhatini kaybeden kardeş!
Ey hasta kardeş! Senin hastalığında maddî elem var. Fakat
İlâçları almak, istimal etmek meşrudur fakat
Musibetlerin, şerlerin, hattâ günahların aslı ve mayası
Her şey Allah'ı anar mı?
Bu, maddî hastalıktan daha musibetli, mânevî bir hastalıktır
Hastalık duanın vaktidir; şifa duanın neticesi değil
Hastalık insanı vahşete ve merhametsizliğe sevk eden şeyden kurtarıyor
Çok mübarek hastalıklar var ki, velâyet derecesini ölümle kazandırır
Onlar, Cennet bağlarını sinema gibi görüp temâşâ ederler
Hastalık bazılara ehemmiyetli bir definedir
Allah’a şükretmek ve hastalığın açtığı dua musluğunu...
Bugünden, belki bu saatten sonraki zamanda hastalık yok
Hastalığın hafifleşmesini istersen...
Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır
Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır
Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız
Ey hasta! Senden soruyorum: Şükreder miydin?
“Bu da geçer, yâ Hû” de, şekvâ yerinde şükret
Demek senin için hastalık bir sıhhattir
Hastalara bir merhem, bir teselli, mânevî bir reçete
İşittim ki, camide ders vermekliğimi arzu ediyorsunuz
Hemşirelerim, mahremce bu sözümü size söylüyorum
72
73
74
75
76
77
78
Haberler
Son Haberler
Manşetler
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Nur Talebeleri
Güncel
Dünya
Aile
Ayasofya
Eğitim
Ramazan
Tefekkür
Osmanlıca
Röportaj
Risale-i Nur'u Sadeleştirme Tartışması
Hayat
Otomobil
Bilim - Teknoloji
Kültür Sanat
Edebiyat
Ekonomi
Toplum
Sosyal - Medya
Sağlık
Kitaplık
Spor
Kariyer
Ajanda
İlan - Tanıtım
Kutlu Doğum Etkinlikleri
العربية
Bilgi Bankası
Diğer İçerikler
Foto Galeri
Web Tv
Yazarlar
Kurumsal
Künye
İletişim
Gizlilik İlkeleri
Kullanım Şartları
Geliştiriciler İçin