Reca ediyorum, nutkumu hayal-hanenize girmekten yasak etmeyiniz

Reca ediyorum, nutkumu hayal-hanenize girmekten yasak etmeyiniz

Benim gibi hem hayalden kapı açın, tâ ki kalbe girsin

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ adlı eserinden bölümler.)

İFADE-İ MERAM

Kader bana Türkçeyi az vermiş. Hattı hiç vermemiş. Dilim, kalbimin lisanını iyi anlamıyor ki; iyi tercümanlık etsin.

Hem de derin yerden çıkarıyor mânâyı... Bazı hakikat parçalanır. Sizin fehim ve dikkatiniz bana yardım etsin.

***

NUTUK - 1

Bediüzzaman-ı Kürdî'nin ilân-ı hürriyetin üçüncü gününde irticalen ve sonra Selânik'te Meydan-ı Hürriyette tekrar ettiği nutkun sûretidir.

{(*) Not: Bu nutuk; Hürriyet ilanının (ll. Meşrutiyetin) üçüncü gününde 27 Temmuz 1908 tarihine nutuk olarak İstanbul'da; Ve bir hafta sonra da Selânik'te irad edildiği gibi; 02 Ekim 1908 - 08 Ekim 1908 tarihleri arasında 11, 12, 24 ve cilt 2 sayılı Misbah Gazetesi'nde neşredilmiş ve sonra; "Kütübhane-i İctihad" sahibi Ahmed Ramiz tarafından "Nutuk" diye derlenen Bediüzzaman Hazretlerinin sair bazı makaleleri ile birlikte 1910 tarihinde İstanbul-İkbal-i Millet matbaasında tab' ettirilmiştir. Biz, ayrı ayrı zamanda neşredilmiş bu Nutuk'un, ya da Makalelenin her iki nüshalarını da yeniden karşılaştırdıktan sonra dercettik.

Bu nutkun Misbah Gazetesiyle olan farkları dipnotlarda siyah yazı ile verilmiştir. "Misbah" gazetesi 2 Ekim 1908 nüshasında, bu nutkun ilk bölümünün başında şöyle bir tarif koymuştur: "İstanbulumuzca Kürd Hoca denmekle maruf, fazıl-ı şehîr Bediüzzaman-ı Kürdî Molla Said Hazretlerini inkılab-ı mes'ud ibtidalarında Dersaadet ve Selanik'te kerraren irad edip bilhassa gazetemize ihda eylediği nutk-ı irticalidir."

Bu tariften başka "Misbah" gazetesi, nutkun baştarafını kısaca ve hülasaten alıp geçmiş. Biz ise "Nutuk" kitabındaki metni asıl aldık. -Naşir-}

Dağ Meyvesi Acı da Olsa Devadır, Amma Hazmı Sakîl

Birinci tecrübe, birinci inşa', birinci nutuk olduğundan noksan ve iğlakı tabiîdir. Mâzur tutarsanız, teşekkür ederim. Tutmazsanız mâzursu-nuz. Zîra hürriyet var.

Kaplan postuna benzeyen elbisem gibi, üslûb-u beyanım da zamanın modasına muhaliftir. Zîra alâturka terzilik bilmiyorum, tâ bu maâniye iyi libas keseyim ve düğme yapayım.

Reca ediyorum, nutkumu hayal-hanenize girmekten yasak etmeyiniz. Benim gibi hem hayalden kapı açın, tâ ki kalbe girsin. Zîrâ hamiyet ve diyanet ve gayretinizle iş var, müzakere edecekler. Kalbin karanlık köşelerinden ışık yakacaklar!..