Rabbim! Hakikati öğrenmeyi, yaşamayı ve tebliğ etmeyi bu aciz kuluna nasip et

Rabbim! Hakikati öğrenmeyi, yaşamayı ve tebliğ etmeyi bu aciz kuluna nasip et

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Birinci Mertebe

Bismillahirrahmannirrahim

Ey tek, eşi ve benzeri olmayan El Ehad, ey hiçbir şeye muhtaç olmayan Es-Samed, ey mülkün tek sahibi El-Melik, Ey her şeyi ayakta tutan el-Kayyûm!

Ey Hakîm olan Rabbim!

“Hakikat, görüşüm” değil; “Allah'ın bildirdiği hakikattir.” ve marifetin başlangıcı "ben düşünüyorum" değil, "Allah buyuruyor" ilkesini rehber edindir. Hakikati, vahyin rehberliğinde öğrenmeyi ve ilan etmeyi nasip et. Akıl aletimi vahyin nuru ile çalıştır. Akıl, hakikatin hâkimi değil, hakikatin şahitlerinden biri olsun.

Hakikati öğrenmeyi,

Hakikatle yaşamayı ve

Hakikati tebliğ etmeyi bu aciz kuluna nasip et.

Marifetullahı bireysel bir bilgi değil; paylaşılması gereken bir hakikat olarak lütfet. Övgüyü insanlara değil Senin zatındaki kemâle, isimlerindeki mükemmelliğe, fiillerindeki hikmete ve nimetlerindeki rahmete verdir. Seni tanıdıkça marifetullahta ilerledikçe hamdde derinleştir. Nimetlerine karşı şükür etmeyi; nimetlerdeki hikmeti, kudreti ve rubûbiyetini temaşa ettikçe hamde yükselt. Tefekkürü şükrümü hamde dönüştüren bir köprü yap. Hamd, sadece dilimde kalan bir ifade değil; esmâyı okuyabilen bir tefekkürün meyvesi eyle.

Ey mutlak zengin El-Ganî, Ey Büyüklüğü sonsuz El-Kebîr, Ey Azameti sınırsız El-Azîm, Ey Hamde Layık Olan Rabbim! Bize verdiğin sayısız nimetleri gafletle tüketenlerden değil, onları Senin isimlerine açılan pencereler olarak gören kullarından eyle. Dilimizdeki"Elhamdülillah"ı kalbimizin, aklımızın ve bütün hâlimizin tercümanı kıl. Sebeplerde oyalanmaktan bizi koru; her nimetin arkasında Senin rahmetini, hikmetini ve kudretini görebilmeyi nasip eyle. Hamdimizi bilgiyle, sevgimizle ve ihlâsla tamamla. Âmin.

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT: Bediüzzaman Said Nursi’nin 29. Lem'a adlı eseri, Risale-i Nur Külliyatı içinde hem telif ediliş şekli hem de içeriği açısından oldukça özgün ve sırlar barındıran bir yere sahiptir. Bu eserin yazılış hikmeti ve temel gayesi, insanın kainattaki konumunu, iman hakikatlerini ve Allah’ın varlığını "tefekkür" ve "zikir" ekseninde en zirve noktaya taşımaktır.

​Tefekkürnâme eserin hikmeti ve gayesi; Kur'an-ı Kerim'den ve Hz. Ali'nin (r.a.) Celcelutiye gibi celalli virdlerinden süzülen en yüksek tefekkür basamaklarını bir araya getirilmesidir. Kendisi bu eseri bir nevi yüksek bir zikir, münacat ve tefekkür aynası olarak görür. Müminlerin zihnini ve kalbini doğrudan Kur'an'ın kelamî iklimine bağlamak, onlara dilleriyle zikrederken kalpleriyle ve akıllarıyla da kainatı okuyabilecekleri külli bir tefekkür rehberi sunmaktır.

​Bu eser, Risale-i Nur'un en meşhur ve en sarsıcı imanî parçalarından biri olan Ayetü'l-Kübra (7. Şua) eserinin de bir nevi çekirdeği, esası ve Arapça aslı hükmündedir. Kainattaki her bir tabakanın (gökler, zemin, denizler, dağlar, ağaçlar vb.) kendi lisanıyla Allah’ın varlığını ve birliğini nasıl haykırdığını "Allahu Ekber" kelamının basamakları içinde ilan eder. İnsana, bıkkınlık ve gaflet veren günlük rutinlerden sıyrılıp, kainat eczanesini ve laboratuvarını büyük bir hayranlıkla seyrettirmektir. Akla gelen şüpheleri, kainatın sarsılmaz nizamını göstererek kökünden sökmeyi amaçlar.

​Risale-i Nur'un genel misyonu olan "imanı kurtarmak ve sarsılmaz hale getirmek" 29. Lem'a'da tamamen bizzat müşahede ve tefekkür üzerine kuruludur. Okuyucuyu, sadece "duyduğu için inanan" (taklidî) konumundan çıkarıp;atomlardan galaksilere kadar her şeyde İlahi mührü bizzat gören, hisseden ve sarsılmaz bir teslimiyete ulaşan (tahkikî) bir iman mertebesine ulaştırmaktır.

​Eser sadece felsefî veya kelamî bir ispat metni değildir; aynı zamanda yüksek bir ubudiyet (kulluk) ve münacat yatırımıdır. Said Nursi, sıkıntılı ve sürgün dönemlerinde bu metni bir vird (düzenli okunan dua) gibi okumuş, ruhî daralmalara karşı bir inşirah ve şifa vesilesi olarak görmüştür. İnsanın aczini ve fakrını derinden hissettiği anlarda, Allah’ın azametini ve rahmetini tefekkür ederek en güvenli sığınağı (marifetullahı) bulmasını sağlamaktır.

29. Lem'a, kainat kitabını Kur'an'ın gözlüğüyle okuma sanatıdır. Gayesi, aklı ikna ederken kalbi coşturmak; hikmeti ise en karanlık ve şüpheli asırlarda bile insanı ibadetullah, marifetullah (Allah'ı tanıma),muhabbetullah (Allah'ı sevme) ve lezzet-i ruhaniye zirvelerine çıkaracak kestirme, nurlu bir yol açmaktır.

1.Mertebe ile başlayan ayet; son derece kapsamlı bir tevhid bildirgesi ve bütün mertebelerin temelini atmaktadır. Çünkü sonraki bütün tefekkür mertebeleri şu dört esasa dayanacaktır: Tevhid, Rubûbiyet, Mutlak Kudret, Mutlak Azamet.

Bu nedenle bu ayet, yalnızca bir giriş değil; 29. Lem'a'nın tamamını kuşatan anahtar ayettir. Ayrıca Ayet dört temel hakikati birlikte ilan eder:

1.Allah'ın evladı yoktur. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Doğmamış ve doğurmamıştır. Mutlak Samed'dir.(HAMD)

2.Mülkte ortağı yoktur. Kâinatın tamamı tek bir Sultan'ın mülküdür. Sebepler ve varlıklar bağımsız güç sahibi değildir.(TEVHİD)

3.Zilletten dolayı yardımcıya ihtiyacı yoktur. Yardım istemek acizlikten kaynaklanır. Allah'ın kudreti sonsuzdur; hiçbir yardımcıya muhtaç değildir.(MUTLAK ISTIĞNA)

4.O'nu gereği gibi tekbir et.

Bu üç hakikati idrak eden kalp, Allah'ın büyüklüğünü hakkıyla tasdik eder. Tekbir sadece sözle değil, marifet ve tefekkürle gerçekleşir.(TEKBİR)

Bu dört esas, aynı zamanda marifetullah yolculuğunun dört ana sütunudur. İnsan önce nimetleri görerek hamde, sonra düzeni okuyarak tevhide, ardından Allah'ın mutlak kemâlini anlayarak istiğnaya, en sonunda ise bütün bunların neticesinde tekbire ulaşır.

Bu sıralama aynı zamanda insanın aklî,kalbî ve ruhî yükseliş merdivenidir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.