Psikiyatr Prof. Erol Göka: Allah'tan ümit kesilmez inancı psikolojimizi koruyor

Psikiyatr Prof. Erol Göka: Allah'tan ümit kesilmez inancı psikolojimizi koruyor

"Müslüman kültüründeki umut, psikolojimizi koruyor" diyen Psikiyatr-yazar, Prof. Dr. Erol Göka, "Kulun Allah'a yönelmesi ve O'ndan yardım istemesi, sıkıntı ve problemlerin çözümünün başlangıç noktasını teşkil eder" dedi.

A+A-

Prof. Göka yeni kitabı "Psikoloji, Varoluş, Maneviyat"la ilgili Sabah gazetesine konuştu.

Modern psikiyatrinin insan psikolojisinin, beyninin işleyişine, psikiyatrik rahatsızlıkların ortaya çıkışına, tedavisine ve önlenmesine yönelik katkılarını asla reddetmediğini belirten Göka, "Mesleki uygulamalarımda hepsinden yararlanıyorum. Ancak pek doğal biçimde, birçok meslektaşım gibi benim de modern psikiyatrik bakışa ve işleyişe yönelik eleştirilerim, itirazlarım var. Temel itiraz noktam, tamamen modern bir bakışla bakarsak "ruh", "nefs", "kalp" gibi binlerce yıllık kavramlarım artık terk etmemiz, psikolojiyi ve aklı, yalnızca insanın beyin işleyişine indirgememiz gerekiyor. Bunu kabul edemem; bu kavramları terk edersek, psikolojiyi büyük ölçüde gözden kaçıracağımız gibi aklı da tam manasıyla idrak edemeyiz. Benim psikolojiye bakışım, aklı da, ruhu da, nefsi de, kalbi de kapsamaya çalışıyor" dedi.

Ölüm ve sonrası üzerine hiç düşünmemeyi yeğliyoruz

"Maneviyat"ı, insan yaşamına amaç ve ideal katan anlam ağı demek olarak anladığını açıklayan Göka, "Bugünün modern insanı sizce manevi olarak boşlukta mı? Bu boşlukları nasıl doldurmaya çalışıyor ve bu çaba onu nereye götürüyor?" sorusunu şöyle cevapladı:

"Sizce değil mi? İnsan ve hayatın anlamı üzerine kafa yoran birçok düşünür, modern bilim ve teknoloji sayesinde devasa imkanlar elde ettiğimiz halde etik ve estetik bir varlık olarak insan anlayışından giderek uzaklaştığımız, duyarsızlaştığımız, merhametimizin köreldiği, kalbimizin karardığı konusunda birleşiyorlar. İnsan ömrü, haz içinde yaşamamız gereken bir zaman dilimi gibi sunuluyor.

Sorumluluk ve ödev ahlakından bahsediyoruz ama neden böyle olduğu konusunda çoğu zaman bir fikrimiz olmuyor. Ölüm ve sonrası üzerine hiç düşünmemeyi yeğliyoruz. İnsanın beyninin diğerlerinden daha çok gelişmiş olduğunu söylüyoruz ama hiç birimiz buna pek ikna olmuş görünmüyoruz. Ekolojiden, diğer canlıların haklarından bahsediyoruz ama görüşlerimiz sağlam ahlaki temellere dayanmadıkları için zor durumda kaldığımızda bunların bir çırpıda kaybolup gittiğine de şahit oluyoruz."

İnsanlar nereden gelip nereye gittiklerini anlamaya çalışıyor

Psikolojiye ilginin her geçen gün arttığına dikkat çeken Prof. Göka, "Maalesef bilim ve teknoloji, insandaki manevi alanı dolduramadı, anlam boşluğunu gidermek yerine iyice artırdı. İnsanlar bir biçimde hakiki ya da sahte değişik bilgilerle bu boşluğu kendilerince doldurmaya, bu hayatta nereden gelip nereye gittiklerini anlamaya çalışıyorlar. Modern psikolojik bilimlerde devasa bir bilgi birikimi var ama insanların arayışlarına yeterince cevap verebildiklerini sanmıyorum" şeklinde konuştu.

Allah'tan ümit kesilmez inancı intiharı azaltıyor

"İntiharın Doğu toplumlarında Batı'yla kıyaslanmayacak kadar az olduğu"na vurgu yapan Göka sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Kültürümüzde umudun yerini anlayamazsak öyle sanmaya devam ederiz. Müslüman kültürün Batı kültüründen en büyük farklarından birisi "umut" kavramının burada temel bir yere sahip olmasıdır. Müslüman kültürde insan korkuyla umut arasındadır; ruh bedende kaldıkça Allah'tan ümit kesilmez. Yaşam var oldukça, umut var olacaktır. Her geceden sonra gündüz, her zorluktan sonra bir kolaylık vardır. 

Kulun Allah'a yönelmesi ve O'ndan yardım istemesi, sıkıntı ve problemlerin çözümünün başlangıç noktasını teşkil eder. Yüce Yaratıcı, umulmayan, beklenmeyen yer ve yönlerden kolaylıklar ihsan eder. Çünkü O'nun her şeye gücü yeter. O'na dayanan da güç kazanır... Yalnızlık ve Umut kitabımda ayrıntılı olarak bu konu üzerinde durdum. Umut üzerine çalışmamızı, bilimsel araştırmalarda intiharlarda en önemli hususlardan birinin umutsuzluk olduğu saptamasıyla birleştirerek umudu destekleyen bir inanç sisteminde ve kültür ortamında yaşamanın en az intihar yasağı kadar etkili olduğunu söyledim. Batılı araştırmacıları bu gerçeği görmeye, Müslüman kültürde niye intiharların az olduğunu düşünmeye çağırdım.

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.