Prof. Ahmet Ağırakça: Eğitim sistemimiz çocukları Allah’tan ve Peygamber’den soğutuyor
Bizde çocuk ilkokula başlar başlamaz ilk öğrendiği şey “Ata”nın büyüklüğü, “Ata”nın ölmezliği, “Ata”nın kurtarıcılığı ve onun önünde saygı duruşunun kutsanması oluyor. Eğitim böyle başlayınca vaziyet tabiî ki...
Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, eğitim sisteminin çocukları ve aileyi bozduğunu söyledi
Prof. Ağırakça'nın Baran Dergisi'nde yer alan sözleri şöyle:
BU EĞİTİMLE KADINI DA BELLİ OLMAZ, ERKEĞİ DE BELLİ OLMAZ
"Tamamen Batı emperyalizminin dayattığı son derece feminist bir eğitimle bu insanları yetiştirirseniz kadını da belli olmaz, erkeği de belli olmaz, birbirine benzemeye kalkışırlar. Her şeyden evvel, gençlerimizin ve insanlarımızın aldığı eğitim onları bu hale getirmiştir. İster ailede olsun, ister medyada olsun, ister okullarda olsun; insanlarımız nereye yönelirlerse yönelsinler karşılarında materyalist bir eğitim çıkıyor.
ALLAH’TAN VE PEYGAMBER’DEN SOĞUTAN BİR EĞİTİM
Allah’ı, Peygamber’i tanıtan bir eğitim değil; Allah’tan ve Peygamber’den soğutan, onları İslâm’dan uzaklaştıran bir eğitim olunca gayet tabii ki aile de bozulur, ahlak da bozulur, insanlar çıplak da gezmeye başlar... Dolayısıyla erkeği kadını birbirinden ayırt edemezsiniz; LGBT de gelişir. Bunun yanında her türlü ahlaksızlık ve rezalet toplum içinde yayılır. Öncelikle bu eğitimi değiştirmek lazım. Eğitimi baştan sona kadar yenilemedikçe ve İslâmî bir eğitim ortaya konulmadıkça aile de çocuklar da bozulmaya devam edecektir.
ÇOCUKLARIN OKULDA ÖĞRENDİĞİ İLK ŞEY “ATA”NIN BÜYÜKLÜĞÜ, “ATA”NIN ÖLMEZLİĞİ, “ATA”NIN KURTARICILIĞI
Bizde çocuk ilkokula başlar başlamaz ilk öğrendiği şey “Ata”nın büyüklüğü, “Ata”nın ölmezliği, “Ata”nın kurtarıcılığı ve onun önünde saygı duruşunun kutsanması oluyor. Eğitim böyle başlayınca vaziyet tabiî ki bambaşka bir noktaya çekiliyor. Halbuki bu çocukları kurtarmanın tek yolu, Hazreti Peygamber’in ahlâk, dürüstlük, adalet, edep ve terbiye ile ilgili buyurduklarını ilkokul birinci sınıftan başlayarak lise son sınıfa kadar tedricî bir şekilde öğreterek insanlarımızı eğitmektir.
24 YILDA İKİ NESİL YETİŞİRDİ
Bu eğitim 12 yıl sürer; bir 12 yıl daha eklendiğinde 24 yıl eder. 24 yılda iki nesil, hatta üç nesil yetişir. Ama bakın… 1923’ten 1938’e kadar 15 yıl geçiyor değil mi? Bu 15 yıl içinde 1000 yıllık, hatta 1500 yıllık bir tarih çöpe atılıyor. Peki 24 yıldır biz ne yaptık? 24 yılda iki nesil yetişir. Eğer biz taşa, toprağa, köprüye, tünele verdiğimiz önem kadar insana önem vermiş olsaydık, kesinlikle bu eğitim sistemi çok daha farklı olurdu ve çocuklarımız bugün böyle olmazdı.
İNSANI YETİŞTİRMEYİ HEDEFLEMEZSEK
24 yıldır “biz” iktidardayız ama muktedir değiliz. Veyahut istemiyoruz, canımız istemiyor ya da yapamıyoruz; birileri engel oluyor. Yani bütün bu ihtimaller sebep olabilir. Birileri engel olduğu için yapamıyoruz yahut biz farklı şekilde düşünüyoruz da bunları çok önemsemiyoruz. Bizim için ekonomi, köprü, tünel, alt geçit, üst geçit, bayındırlık, asfalt yollar, ağaçlandırmalar çok önemli görülüyor. Elbette bunlar yapılması gereken işlerdir; bunlar bir medeniyet ve bayındırlıktır. Ama insan her şeyin önünde durur. İnsana değer verip insanı yetiştirmeyi hedeflemezsek, Resûlullah’ın etrafındaki çocukları yetiştirdiği gibi bir terbiye ortaya koymazsak, çocuklarımızın da hali içler acısı olur. Erkek kadına benzemeye başlar, kadın kadınlığını unutur, erkek erkekliğini unutur. Erkek evin ve ailenin reisi olmaktan uzak kalır, kadın nesil yetiştirmekten uzaklaşır.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.