Oruç tutturacağımız başka duygularımız da var

Oruç tutturacağımız başka duygularımız da var

İçerisinde bulunduğumuz Ramazan ayını bu yıl, küresel Covid-19 salgını atmosferinde idrak ettiğimizi hatırlatan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu Ramazan’ın diğerlerine oranla daha yalnız ve kapalı bir şekilde geçtiğini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, içerisinde bulunduğumuz Ramazan ayının bu yıl küresel Covid-19 salgınına denk geldiğini hatırlatarak bu durumun da beraberinde bazı zorlukları getirdiğini söyledi.

‘Bu benim için sınavdır ve aynı zamanda sabır ve tahammülün eğitimidir’

Sosyal izolasyon içindeyken aynı zamanda oruç ile birlikte kişilerde daha fazla sinirlilik hali olabileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yapılan araştırmalar, açlık kan şekerinin düşmesiyle birlikte öfke kontrolünün de azaldığını gösteriyor. Öfke, kişinin önündeki dirence karşı engellendiği zaman ortaya çıkan bir durum. Kişi açlık kan şekeri düşünce bir şeyler yemek ister, yiyemediği zaman engellenmiş olur, böyle zamanlarda bazı kişiler bunu tolere eder, ancak bazı kişiler öfkeyi yönetemez, böyle durumlarda ilgi odağının değiştirilmesi gerekmektedir. Kişi ‘Bu benim için sınavdır ve aynı zamanda sabır ve tahammülün eğitimidir’ diyerek katlanır ve öfkesini yönetebilir. Ancak bazıları oruç tutarken kendi kendini ikna edemeyebilir ya da dürtü kontrolü sorunu olabilir” dedi.

Öfkeyi hemen söndürmek gerekir

Dürtü kontrol sorunu olan kişilerin engellenme hissi geldiği zaman öfkeyi yönetemediğini kaydeden Tarhan, “Öfke öyle bir duygu ki yangına benzer, içimizdeki bir yangına, beynimizdeki bir yangına benzetebiliriz. Bir yangın anında ne yapılır? Önce yangın söndürülür, sonra soğutulur ve daha sonra nedeni araştırılır. Öfke duygusu geldiği zaman neden geldi, bu açlık neden var diye düşünürseniz yangını daha çok körüklersiniz. Hâlbuki öfkeyi o anda acilen söndürmek gerekir. Oruçlu halde öfkelenildiği zaman kişilere hemen ilgi odağını değiştirmesini tavsiye ediyoruz” dedi.

Ramazanda öfke, kin, stres gibi olumsuz duygulara oruç tutturarak kontrol becerisi sağlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu dönemin stres kontrolü ve doyum erteleme becerisi kazanımı bakımından önemli olduğunu söyledi. Tarhan, “Doyum erteleme becerisi psikolojik sağlamlığın temel becerilerinden bir tanesidir” dedi.

Ramazan’da bazı duygulara oruç tutturulmalı

Tarhan, Ramazan’da olumsuz duyguların dizginlenmesi gerektiğini belirterek “Psikolojik sağlamlık; yılmazlık duygusudur. Ramazan’da açlıkla, susuzlukla mücadele etmek bu duyguyu kazandırıyor. Ramazan’da sadece yeme ve içme gibi fiziksel dürtülerimizi kontrol etmek değil, aynı zamanda oruç tutturacağımız başka duygularımız da vardır. Mesela öfke duygusu, bunlardan bir tanesidir. Kin, öfke, kıskançlık, düşmanlık bütün bu duygulara da oruç tutturmamız lazım. Ramazan insanlar hakkında içimizden gelen kötücül duygulara karşı ‘Başkalarına zarar vermeye hakkın yok’ diyerek kendimizi eğitebilme dönemi olarak önemlidir. Ramazan paylaşım ayıdır, bir nevi sosyal ibadettir. Başkasına iyilik yaparak birçok haksız duygu ve düşünceleri düzeltme imkânı oluyor. Rahibe Teresa’nın güzel bir sözü vardır. ‘Dünya nasıl yaşanılır olur?’ diye soruyorlar. Onun verdiği cevap “Birebir iyilik yapmaktır’ oluyor. Ramazan birebir iyilik yapmak için bir fırsattır” diye konuştu.

Varlıklı olan insanların yoksullara borcu var

Öfkeyle mücadelenin en güzel yönteminin insanlara iyilik yapmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi: “Hiç tanımadığınız bir insana bile iyilik yaptığınız zaman ya da aranızın soğuk olduğu bir insana iyilik yaptığınız zaman karşı taraftaki negatif duygular azalır. İyilik yaptığınız zaman insanların size karşı negatif duyguları azaldığı için sizi öfkelendiren neden de azalır. Onun için cömert olmak gerekir. Bütün dinlerde cömertlik yüksek bir değer olarak yüceltiliyor. Atalarımız zekâtını 40’ta 1 şeklinde verene cimri zekâtı derlermiş. Varlıklı olan insanların yoksullara borcu var. Güçlü devletlerin yoksul devletlere karşı da borçları var.

Bir insan ‘Evde önce ben sonra çocuklarım, önce ben sonra eşim’; bir patron ‘Önce ben sonra çalışanlarım’ diyorsa bu kişilerin acıma ve merhamet duygusu az, aynı zamanda egosu yüksek kişilerdir. Ramazan egolarımızı eğitme ayıdır. Öfke kontrolü, duygu kontrolü, dayanıklılık becerisi kazanmamız konusunda kendimizi eğitmemiz mümkündür. Nefsimizin bazı dürtüleri vardır. İçimizdeki arzu ve dürtüleri kontrol edebilmek önemlidir. Aslında özgürlük canının her istediğini, içinden gelen her şeyi yapmak değildir. Özgürlük arzu ve dürtülerine de karşı özgür olabilmektir. Arzu dürtü kontrolünü, öfke kontrolünü, duygu kontrolünü öğrenmek için insanın kendini eğitmesi gerekiyor. Bu bir iç disiplindir. Ramazan iç disiplini sağlamak için bir fırsattır.”

ÜHA

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.