Onun hükümdarlığının alâmeti, vaktiyle sizden alınan tabutun size gelmesidir

Onun hükümdarlığının alâmeti, vaktiyle sizden alınan tabutun size gelmesidir

Ayet meali

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Bakara Suresi 246-248. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:

246 . Mûsâ’dan sonra İsrâiloğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Hani bir peygamberlerine(1) şöyle demişlerdi: “Bize bir hükümdar gönder ki, Allah yolunda savaşalım!” (Peygamberleri) dedi ki: “Ya üzerinize savaş farz kılınır da, savaşmayacak olursanız?” (Onlar:) “Gerçekten yurtlarımızdan ve evlâdlarımız(ın yanın)dan çıkarıldığımız hâlde, neden biz Allah yolunda savaşmayalım?” dediler. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca, içlerinden pek azı müstesnâ, (savaştan) yüz çevirdiler. Hâlbuki Allah, o zâlimleri hakkıyla bilendir.

247 . Bunun üzerine peygamberleri onlara şöyle dedi: “Şübhesiz ki Allah, size hükümdar olarak doğrusu Tâlût’u göndermiştir.” Dediler ki: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık olduğumuz hâlde ve mal cihetiyle (kendisine) bir genişlik verilmemişken, üzerimize onun hükümdar olması nasıl olur?”(2) (Peygamberleri ise) şöyle dedi: “Muhakkak ki Allah, onu üzerinize seçti ve ilim ve cisimde bir genişlik (ve kuvvet) cihetiyle onu (sizden) fazla kıldı. Çünki Allah, mülkünü dilediği kimseye verir.” Ve Allah, Vâsi‘ (lütfu geniş olan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir.

248 . Nihâyet peygamberleri onlara şöyle dedi: “Şübhesiz onun hükümdarlığının alâmeti, (vaktiyle sizden alınan) tabutun(3) size gelmesidir ki, onun içinde Rabbinizden bir sekîne (ruhlara emniyet veren bir huzur) ve Mûsâ ehlinin ve Hârûn ehlininbıraktıklarından geriye kalan birtakım şeyler vardır; onu melekler taşıyacaktır. Eğer mü’min kimseler iseniz, şübhesiz bunda sizin için gerçekten bir delil vardır.”

1- Ekser rivâyetlere göre bu Peygamber, Eşmûîl (AS)’dır. (Râzî, c. 3/6, 185)

2- İsrâiloğulları neslinde, biri peygamberlik, diğeri hükümdarlık olmak üzere iki kol vardı. (Kader-i İlâhî’nin taksîmi ve hikmetiyle) Lâvî neslinden gelenler, nübüvvet; Yehûdâ’dan gelenler ise, hükümdarlık kolunu teşkîl ediyorlardı. Kendi üzerlerine bu iki kolun hâricinde olan başka bir koldan gelen Tâlût’un, hükümdar ta‘yîn edildiğini görünce şaşırdılar. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 303)

3- Tabut, içinde Tevrât levhalarının asıl nüshasından parçalar, yine Tevrât’tan yazılmış bir parça ve Hz. Mûsâ (AS)’ın Asâ’sı, elbisesi, ayakkabısı ve Hârûn (AS)’ın sarığı bulunan bir sandıktır.

Hz. Mûsâ (AS), savaştığı zaman onu ordunun önünde götürürdü. Böylece İsrâiloğullarının kalbi huzur bulur ve savaştan kaçmazlardı. Hz. Mûsâ (AS)’dan sonra bir savaşta tabut İsrâiloğullarından alınmıştı. Daha sonra melekler, tabutu gökle yer arasında taşıyarak geldiler ve herkesin gözü önünde Tâlût’un önüne bıraktılar. (Nesefî, c. 1, 249)