Muhatap almayız

Muhatap almayız

Cumhurbaşkanı Gül, sınır sorununu çözmeden AB'ye giren Rumların dönem başkanlığına karşı çıktı. 'Bu bir kriz, birliğin kendisini sorgulaması gerek' dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya temaslarının son gününde Berlin'den Stuttgart'a geçti. Aralarında AKŞAM Gazetesi Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, Almanya Başbakan Angela Merkel'le görüşmesinin ayrıntılarını anlattı: 

- POZİTİF İKLİM SÜRMELİ: Türk-Alman ilişkilerine verdiğim önemi gördünüz. Bunları da uzun uzadıya konuştuk. İlişkilerimizin geçmişi sağlam, bunu geleceğe taşımamız lazım. Oluşan pozitif iklim, atmosfer devam etmeli. İşbirliği alanları, doğrusu güçlü bir zemin oluşturuldu. Görüşme gayet güzel geçti. Uzun uzun her şeyi konuştuk. Ailece yakınlığımız var. Burada Federal Başbakan'ın eşi Türkmüş. Ekanlara da yansıyan bu görüntü yeter. Bu ifadeyi bana söyleyen Türk Hanım.

- RUMLARIN DÖNEM BAŞKANLIĞI: Türkiye'nin AB ile ilgili müzakere sürecinin engellendiğini, buna rağmen en çok faslı Almanların açtığını söyledim. Müzakereler bittikten sonra konuşulacak şeyler ayrı, ama müzakere sürerken konuşulacaklar ayrı. Pek çok ülkenin Kıbrıs meselesinin arkasına sığındığını anlattım. İki lider adada konuşuyor 2002'den bu yana... Ve 'evet' diyen Türk tarafı oldu. Rum tarafının dönem başkanlığı yapmaması gerektiğini, ancak problemler çözüldükten sonra bunun olabileceğini dile getirdim.

- SÖZLERİMİ ÖNEMSER: Merkel, benim konuşmalarımı önemser. Dikkatle dinledi. Rum tarafının sınır problemleri çözülmeden tam üye yapılmasının büyük hata olduğunu vurguladım. AB'nin temel ilkelerinde sınır problemi olan ülke tam üye olamaz. Rum kesimi sınır problemini çözmeden adayı temsil ediyor. Temmuz 2007'de Merkel de bunu ifade etmişti. Fransa bile bildiri yayınlamıştı. 'Yarım giriyorsunuz unutmayın' diye.

- MUHATAP ALMAYIZ: Bütün bunları Merkel dinledi, 'Biz müzakere sürecinin engellenmesini istemiyoruz' diyor... Biz tanımadığımız bir yönetimi muhatap almayız tabi. Türklerle bu kadar karşı karşıya gelmelerinin kendilerine faydalı olmayacağını bilirler. Süreçle ilgili bir kaygım yok... Bunları açık açık konuştuğumda hepsi kafa sallar. Çok haklısın çok haklısın diye... (Merkel de öyle mi? sorusu üzerine) Tabii tabii...

- DOĞALGAZ ARAŞTIRMASI: Tabii kaynakların hepsi Rumların mı? Kıbrıs Türkleri'nin hak ve hukuku var. Hepsi Rumların değil ki.

- AKDENİZ, İSRAİL GÖLÜ DEĞİL: Akdeniz'in İsrail'in bir gölü olmadığını söyledim. Almanya, 'Birleşmiş Milletler'in uzlaşmasını bekliyoruz' dedi. Zihnini okuyacak halim yok.

- FİLİSTİN'E BİGANE KALAMAZSINIZ: Filistin'in devlet olmak için önünde başka engelin kalmadığını anlattım. Barış sürecinde görüşmelerin devamı için Filistin tarafına olanak tanınmadığını söyledim. 'Siz ne yapacaksınız?' AB olarak bigane kalamazsınız' dedim. Ne yapacağımızı söyledim.

Hristofyas'ın yerinde ben de olsam çözmem
Sorunlarını çözmemiş, yarım olan bir ülke AB'ye girecek ve başkanlık yapacak. Bu bir kriz. Bunu benim değil, sizin sorgulamanız gerekir. Birliğin prensiplerini alt üst eder. Sonra bize gelip de 'Kıbrıs sorununu çözün' demeyin. Hristofyas'ın yerinde ben de olsam çözmem dedim. Ben argümanımızı ortaya koyuyorum. Uluslararası konularda argüman sağlam olmalı. Onlar vicdanında öyle bunalmalı ki... Yarım bir ülke... AB'nin kendisini sorgulaması lazım.

Tehditler bizi yıldırmaz
- 'İYİ Kİ TERK ETMEDİNİZ' DEDİ: Üniversitedeki olayla ilgili 'İyi ki siz orayı terk etmediniz, en iyi yardımı yapmış oldunuz' dedi. Daha önce bir cumhurbaşkanı gelmiş ve terk etmiş. 'O iyi olmadı' dedi. Ben ona terörle ilgili istismarları, beklentilerimizi söyledim. 'Sizin başınıza da büyük bela olur' uyarısı yaptım.
- PKK'NIN İNKARI İLK DEHİL: Diyarbakır'da çocuk arabasını, dersane önündeki eylemi de inkar etmişlerdi. İstanbul'daki sivilleri öldürmelerini de inkar etmişlerdi. O gün 'devlet yaptı' diye ortalığa yaymışlardı. Sonra faili yakalandı ve her şeyi itiraf etti. Bütün Kürt vatandaşlarımız bunu şiddetle telin ediyor... Güvenlik güçlerimiz ne diyorsa ben onu demek zorundayım. Bu tehditler bizi yıldırmaz. Biz devletiz, nihayetinde bunlar ne yapmak istiyor, bize her türlü bilgi gelir. Devlet olup bitenlerden haberdar olur.

Almanlar daha çok ağladı
- İŞİMİZE BAKALIM: İş konseyinde vize konusunu gördünüz Almanlar daha çok ağladı. 'Nüfus azalıyor' diyorlar. Göçmen Türkler, Türkiye'ye gitmeye başladılar. Bizim ihtiyacımızı görmeye başladılar, biz kendi işimize bakalım. Daha kolay olacak işimiz
- 'VİZE'YLE İLGİLENECEK: Merkel, vize meseleyle ilgileneceklerini söyledi. Uyum politikası konusunda kendilerini savundu. Ben, ona Türk-Alman ilişkilerinin iyi olduğunu, geleceğe negatif yönleri taşımak yerine başarıyı ve potansiyeli taşımamız gereketiğini söyledim. 'İki tane sağlıklı ekonomi var' dedim. Kendisi bazı bunalımlardan bahsederek büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını anlattı. Bundan sonra daha iyi olacağını söyledim.

Silahı bırakıp eve dönün
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Stutgart'ta yerel basına yaptığı açıklamada, kamuoyunda 'eve dönüş yasası' olarak bilinen Topluma Kazandırma Yasası'nı hatırlatarak, terör örgütü üyelerine çağrıda bulundu: 'Silahlarını bıraksınlar, gelsinler, dönsünler ve aileleriyle buluşsunlar.' Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, daha önce çeşitli aflar çıkarıldığını belirterek, 'Acaba Abdullah Gül affı da olabilir mi' sorusu üzerine, bu konuda geçerli bir yasa olduğunu hatırlattı.
AİLESİNE KAVUŞAN VAR
Bir kişinin adam öldürmemesi ve silahını teslim etmesi halinde işlemlerinin yapıldığını ve ailesine teslim edildiğini söyleyen Gül, şöyle dedi: 'Bu şekilde gelip silahını bırakıp, yetkililere müracaat eden ve ailesine kavuşanlar var.
Bunları her zaman söylüyoruz. Sanki hiç bu yollar yokmuş gibi davrananlar da var. Bunun için bilmeyenlere buradan tekrar seslenmek isterim; silahlarını bıraksınlar, dönsünler, gelsinler ve aileleriyle buluşsunlar.'

Obama'dan Abbas'a: Barış masasına dön
ABD Başkanı Barack Obama, İsrailliler ile Filistinlilere müzakere masasına dönmeleri çağrısında bulundu. Obama, 66. Dönem BM Genel Kurulu Genel görüşmelerinin açılışında yaptığı konuşmada, İsraillilerle Filistinlilere bir yıldır süregelen açmazın üstesinden gelerek, müzakere masasına geri dönmeleri çağrısı yaptı. 'Barışın zor bir iş olduğunu, o kadar kolay olsaydı şimdiye kadar sağlanacağını' belirten Obama, 'Barış, BM kararları ve beyannameleriyle gelmeyecektir' diye konuştu. ABD Başkanı, 'Eninde sonunda yan yana yaşamak zorunda olanlar İsraillilerle Filistinlilerdir. Sonuçta, onları ayıran meseleler konusunda anlaşmaya varmak zorunda olanlar biz değil İsraillilerle Filistinlilerdir' dedi. Barack Obama, İsraillilerin, herhangi bir anlaşmanın, güvenlikleri için gereken teminatı sağlayacağını bilmeleri gerektiğini, Filistinlilerin de ülkelerinin toprak temelini bilmeyi hak ettiklerini ifade etti. Obama konuşmasında ayrıca, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a karşı daha fazla BM yaptırımı, İran ile Kuzey Kore'ye nükleer yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısında bulundu.

haber5