Mısır’da İhvan’ın bütün faaliyetleri yasaklandı

Mısır’da İhvan’ın bütün faaliyetleri yasaklandı

Mısır'da ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'yi devirerek iktidarı ele alan askerî yönetim, Müslüman Kardeşler'i (İhvan-ı Müslimîn) yasakladı. Bir mahkemenin dün aldığı kararla İhvan'ın sivil toplum kuruluşu statüsü iptal edildi.

Hareketin her türlü faaliyetine yasak getirilirken, mal varlıklarına el konulması kararlaştırıldı. Bundan sonraki süreçte İhvan'ın gözaltına alınmayan liderlerinin tutuklanacağı, harekete mensup işadamlarının malına ve banka hesaplarına el konulacağı belirtiliyor. Bir sonraki adımda ise seçimlere girmesinin yasaklanabileceği kaydediliyor.

Mısır yargısının verdiği karar, Mursi için haftalarca sokaklarda gösteri yapan Müslüman Kardeşler mensuplarının Kahire’deki kampını basarak yüzlercesini öldüren askeri yönetimin İhvan’a yönelik önümüzdeki günlerde daha ağır baskı yapacağının işareti olarak değerlendiriliyor. Darbe sonrasında İhvan mensubu Cumhurbaşkanı Mursi, hareketin manevi lideri Muhammed Bedii ile yardımcıları ve önde gelen pek çok ismi başta şiddeti teşvik olmak üzere çeşitli suçlamalarla gözaltına alınmıştı. Dünkü karar, ardından Müslüman Kardeşler’e yönelik daha geniş çaplı baskı ve tutuklama furyasının yolunu açtı. Ortadoğu ve İslam coğrafyasının en etkili hareketlerinin başında gelen İhvan’ın meşru faaliyet hakkını elinden alan bu kararın ardından bazı hareket mensuplarının yeraltına inerek silahlı mücadeleye girişebileceği ve ülkenin kanlı bir iç savaşa sürüklenebileceği yönünde de spekülasyonlar yapılıyor. Temyiz yolu açık olan karar, solcu Tagammu Partisi’nin Müslüman Kardeşler’i “terörist bir örgüt” olmak ve “dini siyasete alet etmek” suçlamasıyla açtığı davada verildi.

Mesleği öğretmenlik olan Hasan el Benna tarafından 1928 yılında kurulan hareket, 1954’te Cemal Abdülnasır yönetimi tarafından lağvedilmiş, Mübarek rejiminin 2011 başında düşmesi ile hareket üzerindeki yasak kaldırılmış, geçtiğimiz mart ayında da yasal bir sivil toplum örgütü statüsüne kavuşmuştu. Hareket, şiddeti reddeden ılımlı bir yol izlemesine rağmen yıllarca Ortadoğu’daki birtakım rejimler tarafından korku unsuru olarak gösterildi ve bu korku ile de kendi rejimlerine Batılı ülkeler nezdinde yasal bir zemin oluşturulmaya çalışıldı.

Zaman