Mehmet Âkif yılına armağan
2011, İstiklâl Marşı'nın kabulünün 90. yılı münasebetiyle 'Mehmet Âkif Yılı' olarak kutlanıyor.
Benzeri pek çok anma yılı gibi 'Mehmet Âkif Yılı' da göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidecek. Geride, yıl boyunca çokça zikredilmesinden dolayı zihinlerde İstiklâl Marşı şairine karşı fazladan bir âşinalık ile kütüphanelere kazandırılan eserler kalacak. "İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy" adlı kitap, bu kalıcı eserlerden biri.
"Bir bayram günüydü. Evimizin penceresinden, birkaç kilometre ötede görünen ve Debboy denilen askerî binaların alevler içinde yandığını görüyorduk. Bir saat sonra kasabanın hükümet konağı ateşe verilmiş, düşman askerleri mahalleler arasına dağılmış, kapıları kırıyorlardı. Karşı koyanlar gözlerimizin önünde eza ve cefa edildi. Hâkim duygu 'korku' idi. İstikbalden endişe ediyorduk. Hemen hemen bütün Türkiye bu durumda idi. İşte o yıllarda gür bir ses: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, diye memleketin üzerinde bir iman rüzgârı gibi esti." Bu satırların yazarı, çocukluğunda işgalin acılarını bizzat yaşayan Prof. Dr. Mehmet Kaplan. İstiklâl Marşı'nı hatıraları eşliğinde değerlendiren Kaplan, 1963 yılında yayımlanan bir kitaptaki "İstiklâl Marşı Üzerine Bir Tahlil Denemesi" başlıklı yazısında o dönem dillendirilen "İstiklâl Marşı değişsin mi?" tartışmalarına millî marşımızın İstiklâl Savaşı'na iştirak eden, onun heyecanını kalbinde duyan büyük bir şair tarafından yazılan marşın değiştirilemeyeceği cevabını veriyor. Türk edebiyatında Mehmet Âkif kadar Türk halkının duyuş tarzına yakın yakın pek az şair gösterilebileceğini söylüyor.
Mehmet Kaplan'ın yarım asır bir kitabın kapakları arasında unutulan değerlendirmesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından hazırlanan "İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy" isimli Türkçe-İngilizce hazırlanan kitapta yeniden gün yüzüne çıktı. 'Sel gider kum kalır' misâli, çeşitli vesilelerle ilan edilen anma yılları göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor, geriye kalan ise çoğunlukla o yıl içinde hazırlanan kitaplar oluyor. "İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy" adlı kitap da Mehmet Âkif yılından hatıra kalacak çalışmalardan biri. Editörlüğünü Yusuf Çağlar'ın yaptığı kitapta Prof. Dr. Mehmet Kaplan'ın değerlendirmesinin yanı sıra Yusuf Çağlar'ın "Çanakkale Destanından İstiklâl Marşı'na", İsmail Kara'nın "Bir Ahlâk Âbidesinin Hayatından Çizgiler" ve "İstiklâl Marşı'ndaki 'Millet' Üzerine Bir Deneme", Beşir Ayvazoğlu'nun "Âsım Şâkir'e Göre Âkif", Kâmil Büyüker'in "Mehmet Âkif'in Türk Müziğinde Bestelenmiş Şiirleri" ve "İstiklâl Marşı'nın Bestesi ve Bestekârları" başlıklı yazıları ile Âkif'in el yazısıyla Safahat'a dahil edilmemiş 'Hasbihâl' adlı manzumesi ve isimsiz bir şiiri yer alıyor. Kitabın sonunda ise İstiklâl Marşı'nın farklı besteleri tıpkıbasımlarıyla bulunuyor. Kâmil Büyüker'in yazısından Kâzım Karabekir Paşa'nın, Âkif'in şiirini ve yapılan besteyi beğenmediğini, kendisinin bir İstiklâl Marşı yazarak bestelediğini öğreniyoruz.
Prof. Dr. İsmail Kara ise yazısına eskiden çocuklara ezberletilen "Kimin zürriyetindensin? Hazreti Âdem'in zürriyetinden. Kimin milletindensin? Hazreti İbrahim'in milletinden. Kimin ümmetindensin? Hazreti Muhammed'in ümmetinden." metni ile başlıyor. Osmanlı'nın son döneminde millet kelimesiyle alâkalı olarak 'din ekseninde tanımlanan millet', 'kan bağı, akrabalık, dil ekseninde tanımlanan kavim' ve 'ırk ekseninde tanımlanan cins' kavramları etrafındaki tartışmaları özetleyen Kara, Âkif'in İstiklâl Marşı'nda 'din ü devlet mülk ü millet' birlikteliğini güçlü bir şekilde mısralara döktüğünü söylüyor. Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan, "İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy" kitabının '2011 Mehmet Âkif Ersoy Yılı' içinde birbirinden güzel etkinliklere kaynaklık etmesi temennisinde bulunuyor.
Mehmet Âkif'in Âsım'ı
Zaman
