Mardin Münazarat Sempozyum notları-3

Sempozyumun üçüncü günü kapanış oturumunda yapılan son değerlendirmeleri paylaşmak istemiştim. Sağ olsun Yayın yönetmenimiz Kemal Benek hem programı izliyor hem de kesintisiz olarak Risale Haber’e girecek haber ve yazılarla ilgileniyordu. Üç gün aynı otelde kaldık. Biz yatarken o gece yarılarına kadar yatmadı. Sabah namaz sonrası mesaiye başlıyordu. Biz de ona destek vermeye çalıştık.

 

Tarihi öneme haiz ve Risale-i Nur hareketinin tarihinde ilk olan bir program için yazılacak söylenecek çok şeyler var şüphesiz.

 

Olaya sadece habercilik açısından bakıldığında gazeteciler faaliyetin normal planlandığı gibi devam etmesini çok anlamlı bulmaz. Dikkat çekecek ve işin normal seyrinden farklı masadaki su bardağının konuşmacılardan birinin elinin çarpmasıyla devrilmesi, konuşmacının elindeki kâğıtların okunmaz hale gelmesi iyi bir haberdir. Veya izleyenlerden birisinin yüksek sesle olayı provake etmesi haber değeri taşır da yüze yakın değerli bilim adamının aylarca emek verip ortaya koyduğu fikirler bir anlam ifade etmez.

Risale Haber olarak klasik sansasyonel gazeteci mantığı ile yaklaşarak değerlendirme yapma lüksümüz yok.

İster perde arkası, ister kamera arkası, ister mutfağı denilsin isim ve resimden öte sürecin vitrine yansımayan bazı tespitleri nazara vermek istiyorum kısa kısa notlarla.

 

(Fotoğraflar için TIKLAYINIZ)

 

Süreç yönetimi

 

Programın planlanmasından son sözün “program burada sona ermiştir” sonrasına kadar bir kuyumcu titizliği ile sürecin her adımını yöneten mütevazi sessiz bir kahramanı var. Dicle üniversitesinin genç akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. İsmail Yıldız. İletişimden, sosyal ihtiyaçlar, yeme, içme, ulaşım, konaklama, salon dizaynı, sunucunun elinde okuyacağı metin, panel oturum planlamaları, zaman planlaması, akla gelen-gelmeyen her detayı sükunetle, saniye saniye takip eden eş zamanlı bir çok süreci başarı ile yönetmiştir. Operasyon dahisi denilebilir. Maşaallah berekallah arkadaşımıza. Emeği geçip ismini bahsedemediğimiz arkadaşlar haklarını helal etsinler. Bu hizmette kalabalık fedakar bir ekip çalıştığını görmezden gelemeyiz. Şevke medar olması hasebiyle bazı örnekleri paylaşıyoruz.

 

AKAV Genel Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aksoy’a da yoğunluktan ayak üstü beklentilerini sormuştum. “Beklentilerimin tam karşılandığını söyleyebilirim. Bu nezih camiaya bu yakışırdı” diye kapanış oturumunda ifade etti. Gürbüz bey de hem öncesinde hem sürecin gerçekleşme aşamasında her ayrıntı ile yakından ilgilenen sessiz ama çok hızlı işi sonuçlandıran bir insan. Hiç kimseye iş buyurmaz her işe koşuştur. Ekip çalışmasının bundan güzel örneği olamaz. Üniversite personeli de tam seferberlik içinde faaliyetin her alanında yer aldı.

 

Kapanış oturumunda edebiyatçı bir kürt kızı “Rojin” romanı yazarı Yrd. Doç. Dr. Levent Bilgi’nin anlattığı bir anekdot vardı. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde doğup büyüdüğünü, üniversiteyi İstanbul’da okuduğu ve dershanede Kürt ve Arap kökenli arkadaşlarla kaldığını söyledi. “Ben o tarihe kadar ‘Kürt’ diye bir insan türünün dahi olduğunu bilmiyordum. Ev arkadaşlarımla çok iyi geçiniyorduk. Şanlıurfa’da üniversitede Kürt öğrencilerimle yaşanan sıkıntıları duyunca Kürtler kadar aynı travmayı ben de yaşadım ve yaşıyorum” dedi.

 

Toplantıda yeni anayasaya bu konuda binler sayfa tebliğin, görüşün, önerinin özeti de çıkmış oldu. Yeni anayasada; Vatandaşlık tanımının yeniden yapılması, Anadilde eğitimin bir hak olduğu şartlı değil serbest olması, Laiklik tanımının yeniden yapılması muğlak bırakılmaması gibi ana başlıklar öne çıktı.

 

Prof. Dr. Mazhar Bağlı belki çokların bilmediği, tarihten bakir bir belge niteliğinde bilgi sundu.

Adnan Menderes, 1950 seçimlerinde Aydın’dan milletvekili seçimini kazanıyor. Seçim kuruluna gidip mazbatasını alacakken “efendim biz seçim öncesi bazı evraklarınızın eksik olduğunu bildirmiştik ama size ulaştırmamışlar. Belgeniz eksik olduğu için mazbata vermeyiz” diyor.

Menderes evinde kurmayları ile milletvekili olmadan nasıl yönetebiliriz istişareleri yaparken Kütahya’dan bir heyet ziyaret etmek ister. Yoğunluktan kabul etmez. Heyet çok ısrar edince kabul eder. Kütahya’dan gelen heyet “Biz CHP’nin birçok hinlik yapabileceğini tahmin ettiğimiz için sizi Kütahya’dan aday gösterdik ve mazbatanızı aldık buyurun” derler. Bunu ben ilk defa duydum. Bilenler var mı bilmiyorum.

 

Katılımcı izlenimleri

 

Hatay Kırıkhan’dan Ali Sert Hoca. Hem âlim, diyanetten emekli, hem nur talebesi. Hatay ve civarının en etkili kanaat önderi. Çevrenin binlerce gencinde emeği var. Kaç hafız yetiştirdiğini sayısını bilinmiyor. Kızıltepe’de Mele Mehmet Aydın’ın medrese diye anılan evinde akşam yemeği sonrası değerlendirmeleri bir önceki yazımda kısmen bahsetmiştim.

Ali Sert Hoca Abdullah Yeğin Ağabey ile yan yana oturuyordu. Bir ara fırsatını bulup program hakkında kanaatlerini sordum:

“Söyleyecek söz bulamıyorum. Bahar gelmiş çiçekler açmış. İşaret ve ışık görüldü” mealinde konuştu. Ali hoca tevazu abidesidir. Bir iki cümlesini ancak alabildik. O da yetti.

 

Gürbüz Dinçer, ta Erzurum’dan gelmiş. Yanında bir genç, elinde fotoğraf makinesi. Her kareyi çektiriyor. Sevinçten uçacak gibi hali belli oluyor.

 

Diyarbakır ili bütün hizmet kadroları ve unsurları ile Mardin’de idi. Bu tespit Dr. İsmail Benek’in Risale Akademi kapanış oturumundaki teşekkür konuşmasından bir cümleden alındı.

 

AKAV’ın mühim bir kuvveti Dicle üniversitesinin akademik kadrosunda yer alıyor. Bu sempozyumda hepsi seferberdi. Prof. Dr. Mehmet Aybak, Prof. Dr. Orhan Ayyıldız, Doç. Dr. İsmail Yıldız’dan bahsetmiştim. Daha ismini sayamayacağım onlarca entelektüel potansiyel. Cemaat erkanı bütün Nur grupları, medresedeki vakıf ve talebeleri, halktan herkes üç gün sebat ve metanetle oradaydılar.

 

Keza Mardin Risale-i Nur hizmetindeki bütün gruplar dersaneleri, evleri seferber olmuşlardı. Meselâ; “Akşam Prof. Dr. Alpaslan Özyazıcı Mardin dersanesinde ders yapacaktır” diye cep telefonlarına mesajlar geliyordu. Gündüz tam gün yoğunluktan sonra gece de hizmetler tam hız devam ediyordu. Külli bir hizmet.

 

İzmir’den Selahattin Akyıl ağabeyle görüştüm.Bu tip projelere İzmir’de hizmet ehli genç takıma en büyük desteği veriyor. Yenilikçi yaklaşımı, yenilikleri her zaman destekleyen bir ağabeyimiz. Çok mutluydu.

 

Abdullah Yeğin Ağabeyin son gelişmelerin ürünü cep telefonundan ders yaptığından bahsetmiştim. Keza Said Özdemir ağabeydoksan yaşına rağmen fırtına gibi. Bursa’dan Mardin’e bir uçtan bir uca hizmet olan her yerde fırtına estiriyor maşallah. Yenilikçi yaklaşım yaşla ilgili bir şey değil zihniyetle ilgili bir konu olduğunu görmüş olduk.

 

Kapanış oturumunun manifesto bildirisi gazeteci yazar Mehmet Ali Bulut’un sunumu oldu. Haber olarak bazı noktaları verildi. Buradaki Kürt kardeşlerimiz iyi bilsinler ki, geçmişte derin devletin yaşattığı sıkıntı sadece Kürtlere değil Türklere de çok zulmetti. Bu sıkıntılar dış kaynaklı bir “Deccal” operasyonudur dedi. Risale Akademi’den takip ediniz.

Daha çok sahne arkası güzellikler oldu. Akıl, kalp ve ruhlar en üst düzey coşkunluğu yaşadı.

 

Önemli bir eşik aşıldı ileride daha nice faaliyetlerde buluşmak ümidiyle.

Emeği geçen ve katılan destekleyen herkese tebrikler teşekkürler….

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum