Kötülüğü, daha güzel olan bir şey ile def et

Kötülüğü, daha güzel olan bir şey ile def et

Ayet meali

A+A-

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), Mü’minûn Sûresi 93-98. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor

93,94 . (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Rabbim! Eğer onların tehdîd edilmekte oldukları şeyi mutlakā bana göstereceksen, o hâlde Rabbim, beni o zâlimler topluluğunun içinde bulundurma!”

95 . (Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki biz, onlara va‘d etmekte olduğumuz (azâb)ı sana da göstermeye elbette gücü yeteniz.

96 . Kötülüğü, daha güzel olan bir şey ile def‘ et; biz, onların isnâd etmekte oldukları vasıfları en iyi bileniz.

97 . Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.” (*)

98 . “Rabbim! (Onların) yanımda bulunmalarından dahi sana sığınırım.”

(*) “Şeytan evvelâ şübheyi kalbe atar. Eğer kalb kabûl etmezse, şübheden şetme (çirkin söze) döner. Hayâle karşı, şetme benzer bazı pis hâtıraları ve münâfi-i edeb (edebe zıd) çirkin hâlleri tasvîr eder. Kalbe ‘Eyvah!’ dedirtir. Ye’se (ümidsizliğe) düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi Rabbine karşı sû’-i edebde (edebsizlikte) bulunuyor. Müdhiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister. Bu yaranın merhemi budur: Bak ey bîçâre vesveseli adam! Telâş etme! Çünki senin hatırına gelen şetim değil, belki tahayyüldür (hayâl etmektir). Tahayyül-i küfür (küfrü hayâl etmek) küfür olmadığı gibi, tahayyül-i şetim (çirkin sözleri hayâl etmek) dâhi şetim değildir. Zîrâ mantıkça, tahayyül hüküm değildir. Şetim ise hükümdür. Hem bununla berâber, o çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil. Çünki senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir (üzülür ve esef duyar). Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytânîden (şeytanın vesvesesini üflediği bir noktadan)geliyor.” (Sözler, 21. Söz, 96)