Komutanlara 20'şer yıl hapis talebi

Komutanlara 20'şer yıl hapis talebi

'Balyoz Planı' soruşturması kapsamında Org. Bilgin Balanlı'nında aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 28 sanığın 15 ile 20'şer yıl arasında hapisle cezalandırılması istendi.

''Balyoz Planı'' soruşturması kapsamında Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı ve Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral İsmail Taş'ın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 28 sanığın ''Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs'' suçundan 15 ile 20'şer yıl arasında hapisle cezalandırılması istendi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayar tarafından hazırlanan ve 10. Ağır Ceza Mahkemesince dün kabul edilen 82 sayfalık iddianamede, ele geçirilen deliller bütün olarak değerlendirildiğinde, sanıkların ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs'' suçunu işledikleri öne sürüldü.

İddianamede, Balanlı ve Taş'ın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu, 8'i hakkında da yakalama kararı bulunan 28 sanığın, eylemlerine uyan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 147 ve 61/1. maddeleri uyarınca 15 ile 20'şer yıl arasında hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

ESKİŞEHİR'DE ELE GEÇİRİLEN BELGELERİN İHBAR MAİLİYLE ORTAYA ÇIKTIĞI BELİRTİLDİ

 İkinci ''Balyoz Planı'' davasının iddianamesinde, Eskişehir'de ele geçirilen belgelerin ihbarını yapan kişinin bulunamadığı, ihbarın ise bir çay ocağının bağlantısından gönderildiği belirtildi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, emekli Albay Hakan Büyük'ün Eskişehir'deki evinde ele geçirilen belgelerin ihbar mailiyle ortaya çıktığı kaydedildi.

Yapılan araştırmada, ihbar mailinin gönderildiği 85.96.244.116 nolu IP numarasının, çay ocağı işleten Savaş Kumanlı adına kayıtlı 0 212 369 57 02 nolu telefondan internete bağlanılan adres olduğunun tespit edildiği aktarılan iddianamede, Kumanlı'nın ifadesinde, ''IP adresi ile bu telefon numarası yaklaşık iki yıldır benim adıma kayıtlı. Çay bahçesine gelen müşteriler genelde eczacılar, askerlik şubesinin konum itibariyle yakın olması hasebiyle askeri görevliler, adliye çalışanları, öğretmenler ve normal vatandaşlardır. Müşteriler genellikle kendilerine ait dizüstü bilgisayarlarla geliyor ve çay bahçesine ait internet ağı üzerinden internete bağlanıyorlar. Bahse konu ihbarı da gelen müşterilerden tanımadığım birisi yapmış olabilir. Ancak şüphelendiğim herhangi bir kimse yok'' dediği anlatıldı.

İddianamede, ihbarın gönderildiği güne ait kamera kayıtlarının olmaması sebebiyle ihbarcının tespit edilemediği kaydedildi.

Büyük'ün ikametinde yapılan aramada çok sayıda dijital malzemenin ele geçirildiği anlatılan iddianamede, bunlar arasında yer alan dijital malzemenin imajı üzerinden yapılan ön incelemede, ''Dosyalarım'' isimli belgede, ''Ankara belgelerim'', ''Bilvanis Çiftliği'', ''DZKK'dan gelenler'', ''İhtimalat'', ''Seçim'' isimli beş farklı klasörün yer aldığı belirtildi.

İddianamede, bu dokümanlara ilişkin yapılan incelemeler sonucu, ''dosyalarım'' isimli klasörde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ''Balyoz Planı'' soruşturmasıyla ilgili birçok belgenin yer aldığı ve bu belgelerin farklı olup, Suga ve Oraj harekat planlarıyla ilgili daha önceden elde edilememiş yeni deliller olduklarının anlaşıldığı kaydedildi.

''Ankara belgelerim'' isimli dosyanın içeriğinde çok sayıda TSK personeli hakkında tanzim edilmiş fişleme niteliğinde ıslak imzalı bilgi formlarının olduğu, bu imzalar arasında Hakan Büyük'ün de imzasının bulunduğu, yine Bilvanis köyü ile ilgili yapılan çalışmalara (video görüntüleri, araç plakaları, nüfus kayıt bilgileri vs) dair bilgilerin yer aldığı anlatılan iddianamede, ''Bilvanis Çiftliği'' isimli klasörde 2003'ten itibaren söz konusu çiftlik hakkında detaylı çalışmaların yapıldığını belgeleyecek nitelikte video görüntülerinin ve ıslak imzalı resmi yazışmaların yer aldığı belirtildi.

-BALANLI'NIN ÇİFTLİKLE İLGİLİ İFADESİ-

Bu klasörde ayrıca, tutuklu sanık Hava Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı adına imzaya açılmış bir belgede, çiftliğin mevcut detaylı hava fotoğraflarının incelenmesi ve emir verildiğinde havadan yere taarruzlar icra etmek üzere ayrıntılı hedef analiz çalışması yapılacağının bildirildiği dile getirilen iddianamede, Blivanis Çiftliği ile ilgili yürütülen faaliyetlerin, 1. Hava Kuvveti Komutanlığı ile İl Jandarma Komutanlığının müşterek faaliyetleri olduğu anlatıldı.

Çiftlikle ilgili düzenlenen ve altında Büyük'ün isminin yer aldığı raporların bulunduğu belirtilen iddianamede, söz konusu raporlarda Nakşibendi Tarikatı Adıyaman Menzil Grubu ile ilgili bilgilerin yer aldığı, çiftlikteki hangi binanın hangi amaçla kullanıldığına, çiftlikle ilgili havadan keşif yapılmasına dair keşif mesajlarının bulunduğu kaydedildi.

Konuya ilişkin Büyük'ün savcılık ifadesine de yer verilen iddianamede, Büyük'ün, ''Bizim bu şekilde aktif istihbarat elde etme yetkimiz yoktur. Söz konusu çiftlik bizim Garnizon Komutanlığı sorumluluk sahası içerisinde olduğu için eğitim sortisinde çiftliğin hava fotoğraflarının çekilmesiyle ilgili başkanlığımızın bir talebi olmuş olabilir. Hava fotoğrafını ise çiftliğin nasıl bir şey olduğunu fotoğraflamak için istemişizdir'' dediği belirtildi.

Bilgin Balanlı'nın ise savcılıktaki ifadesinde, ''Bilvanis Çiftliği ile ilgili olarak gazete haberleri çıktıktan sonra, 2003'te Milli Güvenlik Kurulunda bulunan emekli bir hava kuvvetleri komutanı ile konuştum. Bana görev yaptığı süre içinde MGK'da Bilvanis Çiftliği ile ilgili görüşme yapıldığını, bu görüşme sonrası Hava Kuvvetlerine talimat verildiğini ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından istihbarat çalışmalarına yardımcı olmasının istendiğini ifade etti. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından havadan keşif yapılarak fotoğraflarının çekilmesinin istendiğini ve 2003'ten sonra bu çiftlikle ilgili Hava Kuvvetlerinin Eskişehir'deki ilgili birimleri tarafından keşif amaçlı uçuşlar yapıldığını ve bununla ilgili Hava Kuvvetlerine rapor verildiğini, 2008 veya 2009'da önüme gelen ve bilgi notu içeren rapordan öğrendim'' dediği anlatıldı.

-TSK PERSONELİ VE YAKINLARININ KULLANDIKLARI OYLARIN ANALİZİ-

''Seçim'' isimli klasörde de ''3 Kasım Genel Seçimleri kas.02.doc'', ''22 Temmuz Genel Seçimleri tem.07.doc'', ''28 Mart Yerel Seçimleri mar.04.doc'' ve ''Mahalli Seçimler.doc'' isimli belgelerin bulunduğu belirtilen iddianamede, söz konusu belgelerin isimlerini oluşturan tarihlerde gerçekleşen seçimlerde bazı bölgelerde TSK personeli ve yakınlarının kullandıkları oyların analizinin yapıldığının görüldüğü anlatıldı.

Hakan Büyük'ten elde edilen ''havkom koordine'', ''HvKoor.'' ve ''Personel Görevlendirme'' isimli belgelere göre ise Oraj Hava Harekat Planı gereğince Hava Kuvvetleri Komutanlığının Ege Denizi'ndeki uçuşların sayısını artıracağı, Türk savaş uçaklarının Yunanistan tarafından engellendiği ve taciz edildiğinin gündeme getirileceği anlatılan iddianamede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Ege Denizi'nde müşterek eğitimler icra edileceğinin Deniz Kuvvetleri unsurlarına bildirildiği ve bu faaliyetler kapsamında yapılacak müşterek eğitimlere yönelik görüş sorulduğu kaydedildi.

İddianamede, ayrıca Oraj ve Suga harekat planları arasındaki koordinasyonu sağlamaları için personel görevlendirmeleri yapıldığı, bu haliyle söz konusu belgelerin hem deniz ve hava unsurları arasında Suga ve Oraj planları kapsamındaki işbirliğini desteklediği hem de dava dosyasındaki mevcut delillerle bütünlük arz ettiğinin anlaşıldığı vurgulandı.

İkinci ''Balyoz Planı'' davasının iddianamesinde, ''Ele geçirilen klasörlerde, Hava Kuvvetlerinde çalışan bir grup askeri personel tarafından gönderildiği değerlendirilen orijinal belgelerin bulunmasının ve bu belgelerin Hakan Büyük'ten elde edilen belgelerle uyumlu olmasının, söz konusu belgelerin, süreklilik içerisinde ve müşterek çalışan, hükümeti yıkmaya teşebbüs eden bir yapılanma tarafından muhafaza edildiği fikrini teyit ettiği'' öne sürüldü.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, bir gazetenin 20 Ocak 2010 tarihli sayısında yayımlanan ''Balyoz Darbe Planı'' başlıklı haberlerin içeriğinde, ''AKP'nin 2002'de hükümet kurmasından rahatsız olan bir grup üst rütbeli subayın 'Balyoz Güvenlik Harekatı' adı altında çok ayrıntılı bir darbe planı hazırladığı, bu planın her aşamasını anlatan dijital, sesli ve yazılı belgelerin bulunduğu, amacın Türkiye çapında sıkıyönetim ilanı, ardından da hükümetin devrilmesi olduğu, bu planın 12 Eylül'ü model aldığı, Türkiye'de sıkıyönetim ortamını yaratmayı amaçlayan birtakım planların da hazırlandığı'' şeklinde özetlenebilecek bilgilere yer verildiği aktarıldı.

Başlatılan soruşturma kapsamında, soruşturmaya konu belgelerin yer aldığı 4 adet DVD'nin, 21 Ocak 2010'da, belgelerin orijinalinin ise 29 Ocak 2010'da bir gazeteci tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği hatırlatılan iddianamede, bu belgelere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen iddianamenin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildiği ve 196 sanıklı davayla ilgili ilk duruşmanın 19 Aralık 2010'da bu mahkemede yapıldığı, duruşmaların devam ettiği ifade edildi.

-ZEMİNDE BULUNAN BELGELER-

İddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ''askeri casusluk'' soruşturması kapsamında, 6 Aralık 2010'da Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan bir aramada, zemine gizlenmiş vaziyette çok sayıda dijital delil ve doküman elde edildiği belirtilerek, söz konusu belgelerin incelendiği ve bu belgeler içinde yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ''Ergenekon Terör Örgütü'', ''Amirallere Suikast'' ve ''Balyoz Darbe Planı'' soruşturmalarıyla ilgili delillerin de yer aldığının görüldüğü aktarıldı.

Gölcük Donanma Komutanlığından elde edilen delillerden bir kısımının ''Balyoz Planı'' davası dosyası içeriğinde bulunduğu, bir kısmının da yeni ve eski delilleri teyit eder nitelik taşıdığı, eski delillerle ilişkili olduklarının anlaşıldığı ve yeni delillerin davanın görüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği bilgisi verilen iddianamede, davanın görülmesine devam edildiği sırada İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 19 Şubat 2011'de bir e-posta ihbarı yapıldığı, bu ihbar üzerine emekli İstihbarat Albay Hakan Büyük'ün Eskişehir'deki evinde 21 Şubat 2011'de arama yapıldığı ve evde dava dosyasında bulunan mevcut delillerle ilişkili yeni delillerin elde edildiği kaydedildi.

Ana soruşturma olan ''Balyoz Planı'' soruşturmasında elde edilen deliller yönünden soruşturmanın kısa bir özeti ile ''Askeri Casusluk'' soruşturmasıyla ilgili kısa bir açıklama yapılan iddianamede, soruşturma kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada, özel olarak yapılmış gizli bir bölmede elde edilen belgeler arasında, ''Balyoz Planı'' soruşturmasına konu yeni belgelerin de bulunduğunun anlaşıldığı anlatıldı.

-DARBE ORTAMINI HAZIRLAMAK AMACIYLA FARKLI EYLEM PLANLARI-

Söz konusu belgelerin, ''Balyoz Güvenlik Harekat Planı''nın genelini, ''Sakal ve Çarşaf Eylem Planları''nı, bu eylem planlarıyla ilgili jandarma görevlilerinin istihbari faaliyetlerini, ''Oraj Hava Harekat Planı'' ile ''Suga Harekat Planı''nı doğrudan ilgilendiren, mevcut bilgileri doğrulayan, yeni ve ilk defa Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen veriler olduğunun tespit edildiği kaydedilen iddianamede, ''Balyoz Güvenlik Harekat Planı''nın geneliyle ilgili olarak Donanma Komutanlığında yapılan aramada ilk defa ''Sn.Kom Arz Notlar.doc'' adlı bir belge elde edildiği ve bunun soruşturma kapsamında yeni delil olma niteliğine sahip olduğu vurgulandı.

İddianamede, ''Balyoz Güvenlik Harekat Planı'' kapsamında mevcut çalışmalarla ilgili özet bilgileri içerir notlardan ibaret olan ve komutana arz edilmek üzere hazırlandığını gösterir şekilde ibarelerin olduğu ''Sn.Kom Arz Notlar.doc'' adlı belgenin incelendiği belirtilerek, belgenin teknik özelliklerine göre, emekli Suha Tanyeri tarafından 3 Mart 2003'te, 5 ve 7 Mart 2003 tarihlerinde yapılan plan seminerinin hemen öncesinde oluşturulduğunun ve aynı tarihte son olarak kaydedildiğinin görüldüğü de aktarıldı.

Belgenin oluşturulma ve son kaydetme tarihinin ''Sn.Kom Arz'' ibareleriyle başlamasının, 5 Mart 2003'te başlayan plan seminerinin hemen öncesinde mevcut durum hakkında üst komutanı bilgilendirme adına yapılmış olduğu kanaatini oluşturduğu savunulan iddianamede, ''Balyoz Güvenlik Harekat Planı''nın hayata geçirilmesi için planda öngörülen darbe ortamını hazırlamak amacıyla farklı eylem planlarının tasarlandığı, bu kapsamda Beyazıt Camisi'ni hedef alan ''Sakal'' ve Fatih Camisini hedef alan ''Çarşaf'' isimli bombalı eylemler planlandığı ileri sürüldü.

Hedef olarak seçilen camiler için daha önceden kapsamlı gözlem ve keşif çalışmaları yapıldığı ve bu camilerin rastgele seçilmiş hedefler olmadığı belirtilen iddianamede, bu çalışmaları yapmak üzere görevlendirilen ekiplerin Fatih, Beyazıt ve Eyüp'teki camilerle, İsmailağa Camisi'nden eylem için uygun olanları belirlemeye yönelik olarak detaylı keşif ve gözlem çalışmaları yaptıkları da savunuldu.

İddianamede, Donanma Komutanlığında yapılan aramada ilk olarak elde edilen jandarma görevlilerinin istihbari faaliyetleriyle ilgili belgelere göre, çalışmaların arama yapılacak yerlerin tespiti, ilişiği kesilecek üniversite öğrencileri, irticai örgüt mensupları olarak adlandırılan kişilerin tespiti, bu kişilerden gözaltına alınacak ve tutuklanacakların belirlenmesi, gözaltına alınacak ve tutuklanacak siyasi parti üyeleri, kamu görevlilerinin belirlenmesi, basın yayın kuruluşlarının tespiti ve askeri personele dönük olarak cezaevi, gözaltı, hassas tesisler gibi yerlerden sorumlu olacak kişilerin belirlenmesi konu başlıklarında ayrıntılı çalışmalar olduğu ve bu çalışmaların taslak mahiyetinde ön çalışma niteliğinde bulunduğunun görüldüğü dile getirildi.

-TÜMGENERAL PULATSÜ'YE GÖNDERİLEN DİREKTİF-

''Bu şekliyle çalışmalar değerlendirilecek olursa, Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen verilerin 2010/185 nolu soruşturmaya esas belgelerin ön çalışmaları mahiyetinde oldukları görülmüştür'' ifadesi kullanılan iddianamede, Donanma Komutanlığında yapılan aramada ilk olarak elde edilen ''Oraj Hava Harekat Planı'' ile ilgili belgelerin, ''Balyoz Planı'' soruşturmasına konu belgelerin öncesini kapsayan ayrıntılı çalışmalara dair bilgi ve belgeler oldukları kaydedildi.

Belgelere göre, eski Harp Akademileri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına tarafından Hava Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral Korcan Pulatsü'ye 6 Ocak 2003'te bir direktif gönderildiği kaydedilerek, ''TBMM'yi baskı altına alıp sıkıyönetim ilanına zorlayacak nitelikte, Hava Kuvvetleri Komutanlığı seviyesinde bir planın hazırlanmasının istendiği'' belirtilen iddianamede, emir doğrultusunda Hava Harp Akademisinde planı hazırlamak üzere Kurmay Albay Ziya Toker koordinatörlüğünde bir harekat planlama grubu oluşturulduğu, bu grubun ''Oraj Hava Harekat Planı'' hazırlık çalışmalarına başladığı, plan kapsamında görevli Hava Kuvvetleri personeline tebliğlerin yapıldığı, sıkıyönetim ilan edilmesiyle birlikte Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığının teşkilatında değişiklik öngörüldüğü, buna dair görevlendirmelerin yapıldığı ve yeni bir teşkilatlanma planının oluşturulduğu ifade edildi.

Direktif nedeniyle İstanbul ve çevre illerde alışveriş merkezlerini kontrol altına almak üzere, kamu görevlerini devralacak personel listelerinin oluşturulduğu, görevlendirmeler yapıldığı, bu çalışmaların 'Balyoz Planı' soruşturmasında elde edilen belgelerle uyumlu olduğu ve çeşitli alanlarda sorumlu olarak belirtilen kişilerin alanlarda ayrıntılı çalışmalar yaptıklarının görüldüğü de kaydedilen iddianamede, Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen belgeler arasındaki ''Oraj Hava Harekat Planı'' ile ilgili belgelerin tamamının söz konusu plan ile bütünlük arz ettiği ve ''Balyoz Planı'' soruşturması kapsamında elde edilen belgelerin doğruluklarını destekler nitelikte olduğunun görüldüğü dile getirildi.

-''HAKAN BÜYÜK'TEN ALDIKLARIM'' İSİMLİ BELGE-

Ayrıca, Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen ''Oraj Hava Harekat Planları'' ile ilgili belgelerin ''Genkurbsktakdimi/rk/ Gelenler'' sıralı klasörleri içerisinde tasnif edilmiş şekilde bulunduğu ve bu klasörlerle aynı yerde ''Genkurbsktakdimi/rk'' isimli klasörde tek olarak ''İhtimalatPlanı.doc'' isimli belgenin yer aldığı belirtilen iddianamede, ''tarananlar'' isimli klasörde, ''Hava Bnb.Hakan Büyükten aldıklarım'' isimli, Hava Kuvvetlerinde çalışan kişilerden geldiği anlaşılan taranmış vaziyette imzalı belgelerin olduğunun görüldüğü de anlatıldı.

İddianamede, ''Bu belgenin olduğu yerde, 'tarananlar' olarak adlandırılan klasörlerde, Hakan Büyük'ün de aralarında bulunduğu bir grup Hava Kuvvetlerinde çalışan askeri personel tarafından gönderildiği değerlendirilen taranmış vaziyette orijinal belgelerin bulunması, Hakan Büyük'ün ev aramasında elde edilen bilgi ve belgelerin de bu belgelerle uyumlu olması, izah olunan belgelerin birlik, beraberlik ve süreklilik içerisinde çalışan, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs eden ve müşterek hareket eden bir yapılanma tarafından muhafaza edildiği fikrini teyit etmektedir'' denildi.
haber7