Bediüzzaman: Said Nursî ve Nur talebelerinden yüz derece ziyâde Diyânet hocaları alâkadar olmak lâzım

Bediüzzaman: Said Nursî ve Nur talebelerinden yüz derece ziyâde Diyânet hocaları alâkadar olmak lâzım

Diyânet Dâiresi, Meşîhat‑i İslâmiye gibi yalnız Türkiye’nin din muallimi değil, belki umum Âlem‑i İslâma Meşîhat‑i İslâmiye yerine alâkası, nezâreti, münâsebeti var.

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin EMİRDAĞ LAHİKASI-2 eserinden bölümler.)

Bismillahirrahmanirrahim

Kur'ân‑ı Hakîm’in bir kanun‑u esâsîsi olan وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى sırrıyla, “Birisinin hatâsıyla başkası, hattâ kardeşi de olsa mesûl olamaz.”

Şimdi yüz otuz risalede bir tek risalenin yüz sahifesinde bir sahife muannit insafsızların nazarında hatâ bile olsa, o yüz bin sahife olan yüz otuz kitabı mesûl edecek dünyada bir kanun var mı? Hâlbuki bu otuz sene zarfında beş mahkeme aynı kitaplara berâet vermişler. Hem Malatya mesele’si münâsebetiyle yirmi mahkeme de alâkadar olmuştular.

O yirmi mahkeme bir suç bulamıyoruz dedikleri hâlde ve altı yüz bin nüshası dâhilde ve hariçte intişar ettiği hâlde hiç kimseye zarar vermemesi ve Avrupa’da en yüksek mektep içinde “Nur’un Dershânesi” diye ayırdıkları yerde Hıristiyanlar dahi onları okuması ve Âlem‑i İslâmda gayet takdir ile intişar etmesi, hattâ Pakistan’da çıkan “Es‑Sıddık” mecmuasının Risale‑i Nurun bir risalesini neşredip Diyânet Riyâsetine göndermesi ve bu kadar intişarıyla beraber hiçbir âlim ona îtirâz etmemesi gibi hakikatler gösteriyor ki, elbette Diyânet Dâiresi Nurları himâye etmek hakîki bir vazifesidir.

Diyânet Dâiresi, Meşîhat‑i İslâmiye gibi yalnız Türkiye’nin din muallimi değil, belki umum Âlem‑i İslâma Meşîhat‑i İslâmiye yerine alâkası, nezâreti, münâsebeti var.

Âlem‑i İslâm o Diyânet Dâiresine karşı tam hüsn‑ü zan etmek, sû‑i tevehhüm etmemek, hususan bu zamanda ziyâde lüzumu var. Hem de Türkiye ile ittifak etmeyen İslâmî hükûmetlerde o mübârek dâireye karşı sû‑i tevehhüm gelmemesine büyük bir vesilesi olan ve Âlem‑i İslâmın her tarafında belki Avrupa’da takdire mazhar olmuş.

Risale‑i Nur o Diyânet Dâiresini hem şerefini muhâfaza ediyor, hem Âlem‑i İslâma karşı o dâirenin bir eseri olarak, intişarı gayet lâzım ve zarûrî olduğunu bu noktayı ehl‑i vukûf tam nazara alsınlar. Onun için bîçâre Said Nursî ve Nur talebelerinden yüz derece ziyâde Diyânet Riyâseti âzâları, hocaları alâkadar olmak lâzım.

Tâ ki, Risale‑i Nur dinsizlerin taarruzlarına karşı muhâfaza ve himâye edilsin. Mükerrer berâetler verildiği hâlde intişarına mâni olan desîsecileri susturmak lâzım…

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.