'Katar krizi Ortadoğu'da yeni bir dönemin habercisi'

'Katar krizi Ortadoğu'da yeni bir dönemin habercisi'

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özpek, Katar krizinin yeni bir dönemin habercisi olduğunu ve böylece yeni dönem Ortadoğu politikasının şekilleneceğini söyledi.

A+A-

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Yemen'in, Katar ile diplomatik ilişkilerini sonlandırmasına ilişkin, "Yeni dönemde Ortadoğu devletleri, ulus aşırı hareketlerin finansmanını sağlayan Katar'a karşı bir cephe alma pozisyonuna girdiler. Yeni dönem Ortadoğu politikası da böyle şekillenecek." dedi.

Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Yemen'in Katar ile diplomatik ilişkilerini kesmesini yorumlayan uzmanlar, Ortadoğu'da yeni bir dönemin başladığını belirtiyor.

Özpek, Ortadoğu'daki çatışma hattının artık değişmek üzere olduğunu, mezhep temelli çatışma hattının, artık daha farklı bir temele oturmasının söz konusu olduğunu söyledi.

Ortadoğu devletlerinin ulus aşırı hareketlerin finansmanını sağlayan Katar'a karşı bir cephe alma pozisyonuna girdiğini anlatan Özpek, şöyle konuştu:

"Ortadoğu, ulus aşırılık ya da küreselleşme dediğimiz olguları son derece yanlış anlamış bir coğrafya. Burada murat edilen, rahat ekonomik işlemlerin yapılması ve bir iş birliğinin üretilmesi ama Oratadoğu coğrafyasına geldiğimiz zaman, ulus aşırılık kavramı çatışmaya hizmet etmekten başka bir işe yaramadı. Kimlik dediğimiz olgu, Suriye'deki çatışmaların ana eksenini belirledi. Ulus aşırı sermaye dediğimiz konu, savaşın finansmanında kullanıldı. Son derece kirli bir sermaye dolaştı Ortadoğu'da. Dolayısıyla, ulus aşırılık aşınması olgusu, Ortadoğu'daki sorunların temelini oluşturuyor. Bu ulus aşırı bağlar, mesela Mısır'daki Müslüman Kardeşler hareketine destek verme ya da Türkiye'deki iç siyasete müdahil olma, Suriye meselesine müdahil olma gibi tutkuların kaynak ülkelerinden birisi de Katar oldu. Yeni dönemde Ortadoğu devletleri, ulus aşırı hareketlerin finansmanını sağlayan Katar'a karşı bir cephe alma pozisyonuna girdiler. Yeni dönem Ortadoğu politikası da böyle şekillenecek."

SETA Dış Politika Araştırmacısı Acun

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Can Acun ise 21 Mayıs'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı bir uluslararası toplantıyı hatırlatarak, "Riyad zirvesinden sonra bazı gelişmeler yaşandı.Öncelikle Katar resmi haber ajansının hacklenmesi ve Katar Emiri ağzından bazı sahte mülakatların buraya servis edilmesiyle başlayan bir medya kampanyası vardı. Bunun arkasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin olduğu anlaşılıyordu. Katar’a yönelik adeta bir linç kampanyası başlatmışlardı. Nihayetinde tam bir tecride şu anda dönüşmüş durumda." değerlendirmesini yaptı.

Can Acun, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Katar’ı tamamen boyunduruk altına almak ve kendi eksenlerine dahil etmek istediklerini savunarak, şunları söyledi:

"Bölgede Katar'ın değişimini destekleyen vizyonu bir kenara bırakarak, kendileriyle birlikte mutlak anlamda hareket etmesini istiyorlar. Türkiye’yle bu kadar yakın ilişki kurmasından ve özellikle Türkiye'nin Katar'da bir askeri üs kurmasından da bu eksen, ciddi anlamda rahatsızdı. Yine Katar’ın, Hamas’la olan ilişkisini ve desteğini tamamen bitirmesini, Yemen’de ve diğer bölge meselelerinde kendileriyle paralel hareket etmesini istiyorlar. Dolayısıyla bu anlamda bir hamle gerçekleştirmiş durumdalar."

Katar'a yönelik bu hamlenin Türkiye'yi rahatsız edebileceğini dile getirerek, Katar'ın Türkiye’nin en önemli müttefiklerinden biri olduğunu ifade eden Acun, bölge vizyonu ile karşılıklı ilişkiler açısından iki ülkenin yakınlığına dikkati çekti.

Acun, Katar'a yönelik bu diplomatik yaptırımın ne anlama geldiğini konusunda ise şunları kaydetti:

"Burada temel hedef şu; İhvan'ın tamamen bölgeden sökülüp atılması. İki, Hamas'ın tamamen etkisizleştirilmesi. Mümkünse Gazze’nin kontrolünün tekrardan Fetih hareketinin kontrolüne geçirilmesi. Türkiye’nin izole edilmesi ve İran’a karşı yapılacak hamleler. Suriye meselesi de burada önemli aslında. Suudi Arabistan, Suriye’de artık önemli bir aktör konumunda değildi. Ama Katar’ın bir şekilde elimine edilme çabası, Katar’ın ve Türkiye’nin desteklediği Suriyeli muhalifleri de daha zayıflatacak bir rol oynayabilir diye düşünüyorum. Ama tabii Katar’ın bu hamleye karşı ne yapacağı nasıl bir siyaset izleyeceği de burada önemli

AA

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.