Kabuk değiştiren şehir
Fotoğraf sanatçısı Serkan Taycan, Elipsis Galeri’de açılan “Kabuk” adlı sergisinde, İstanbul’un hızlı ve sürekli değişimini şehrin çeperleri üzerinden inceliyor
Fotoğraf sanatçısı Serkan Taycan, Elipsis Galeri’de açılan “Kabuk” adlı sergisinde, İstanbul’un hızlı ve sürekli değişimini şehrin çeperleri üzerinden inceliyor. Taycan, iki yıllık çalışmanın ürünü olan projede net, keskin ve içeriden gözlemler yapıyor. Büyük bir şantiyeye dönüşen metropolün kabuk değiştirmesine eleştiriler getiriyor.
Dev bir canavarın büyük bir ısırığını andırıyor kapkara taş ocağı. Sanki bir Sebastio Salgado kadrajı. Robot karıncalar misali çalışan insanların yerini, tozlu patikalarda oyuncaklar kadar küçülen kamyonlar alıyor. Yeryüzü yarığından aldıkları yükleri gün yüzüne çıkarma telaşındalar. Çok uzaklarda belli belirsiz evler ve kurşun kalem ucuna benzeyen minareler, yakınlarda bir yerde hayat olduğunun işareti. Tafsilatlı tasvirdeki fotoğraf için, Serkan Taycan'ın "Kabuk" sergisinin mukaddimesi diyebiliriz. Elipsis Galeri'deki sergide sanatçı, İstanbul'un hızlı ve sürekli değişimini şehrin çeperleri üzerinden inceliyor. Proje 2010 yılında Beral Madra'nın İstanbul Kültür Başkenti programlarından birinde, fotoğraf teorisi otoritelerinden Victor Burgin atölyesinde doğmuş. İki yıllık bir çalışmanın ürünü.
Üçlemenin ilki, taşradan gelmiş biri olarak kendi hikâyesini de içine katarak ger-çekleştirdiği ‘Memleket' serisi. Üçleme, ‘Kabuk'tan sonra, kamusal alanda meydanların kullanılmasını işleyeceği ‘İstanbul'un Kent Meydanları’ ile sona erecek. "İstiyorum ki 2030'lu yıllarda ve son- rasında insanlar bugünün İstanbul'unu görmek istediklerinde benim fotoğraflarım bir şey söylesin." diyen Serkan Taycan; net, keskin ve içeriden gözlemler yapıyor. Büyük bir şantiyeye dönüşen metropolün kabuk değiştirmesine eleştiriler getiriyor.
ESKİ VE YENİ ŞEHİR BİRBİRİNE KARIŞIYOR
İstanbul yakınlarındaki madenlerin ve taş ocaklarının 50 yıl önce, yaşadığımız şehirleri kurduğunu hatırlatan Taycan, "Yeni şehirler kurulurken temellerden çıkan hafriyat ve molozlar eski ocaklara dökülüyor. İstanbul, geleneksel İstanbul'un dışında tekrar birleşiyor. Eski ve yeni şehir toz duman arasında birbirine karışıyor." diyor. Fotoğraflar yapım, yıkım ve tekrar yapımın döngüsünden çıkamayan şehrin atıklarının/artıklarının çukurlar üzerinde yükselen tepelerdeki farklı renkte toprak dokularına dikkat çekiyor. Taycan, İstanbul'un tarih boyunca panoramik olarak temsil edilmesinden yola çıkarak yeni, modern ve bölerek oluşturduğu panoramalarla farklı bir görsel dil kullanırken, iki İstanbul'u tarihsel derinliğinde ve gelecek kurgusunda birleştirme çabasından söz ediyor. İstediği görüntüyü alabilmek için yirmi defa gittiği küçük dağları ve bu dağlara eklemek için yeni tepecikler oluşturma çabasındaki kamyon zincirinin önüne davet ediyor bir başka karede.
Yeni yerleşim alanlarının insanlara bir konfor vaat ettiğini kabul eden Taycan, "Bunu yaparken bizim doğayı değiştirmeye ve dönüştürmeye ne kadar hakkımız var? Kudretimizin sınırı nedir? Kendi kudretimizin ötesine geçme konusundaki bu hırsın sonu var mı?" sorularına cevap arıyor.
Sergiye paralel hazırlanan yayında ise Jean-François Perouse ve Merve Ünsal'ın metinlerine Superpool tarafından hazırlanan İstanbul periferi haritası eşlik ediyor. Beşi panoramik on fotoğraf var sergide. Sadece birinde insan var. Merve Ünsal'ın yazısında da belirttiği gibi, fotoğraflarda cansız objelere odaklanılması bir kabul edilmişlik ve merak olduğunu da gösteriyor. Karaköy'deki Elipsis Galeri'deki sergi 19 Ocak'a kadar görülebilir.
‘Memleket’ sınırları aştı
1978 Gaziantep doğumlu Serkan Taycan, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde mühendislik eğitiminin ardından Nordens Fotoskola’da (İsveç) belgesel fotoğraf eğitimi aldı. Şimdi, Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar yüksek lisans programında eğitimine devam ediyor. “Memleket” çalışması Galeri Elipsis’teki ilk gösteriminin ardından Selanik Fotoğraf Müzesi, Vendome Fotoğraf Festivali, Niort Fotoğraf Buluşması gibi birçok yerde sergilendi. Taycan, 2010 yılında Niort’da (Fransa) misafir sanatçı programına ve İstanbul’da Viktor Burgin küratörlüğünde “İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor” atölye-sergi programına katıldı. 2011 yılında “ExChange: İstanbul-Marsilya” sergi ve kitabını hazırladı. 2012 yılında Türkiye’nin ilk sanat ödülü Full Art Prize’da yarı finalist seçildi. Taycan, aynı zamanda bağımsız fotoğraf kolektifi RecCollective’ın üyesi.
Zaman
