israilin İran'a ihtiyacı var: 1979'dan beri aynı senaryo

israilin İran'a ihtiyacı var: 1979'dan beri aynı senaryo

İran gibi sizi hiç vurmayan ama sizin sürekli saldırma hakkınızın olduğu bir düşmanınız var...

Akademisyen Levent Ersin Orallı, İsrail’in İran politikasını değerlendirirken Tel Aviv’in önceliğinin rejim değişikliği değil, İran’ın askeri kapasitesinin sınırlandırılması olduğunu savundu.

Gazeteci Ceyhun Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Bölgenin Kalbi programının konuğu olan Orallı, “İsrail’in bir ‘ötekiye’ ihtiyacı var. Meşru müdafaa tezini diri tutacak bir İran söylemi işine geliyor” dedi.

Orallı, İsrail-İran gerilimini stratejik hedefler üzerinden analiz etti. Tel Aviv’in İran’dan dört temel talebi olduğunu söyleyen Orallı şu ifadeleri kullandı:

İRAN'IN VEKİL AKTÖRLERİ DE İSRAİLE HİZMET EDİYOR

"İsrail ne istediğini biliyor. İsrail, İran’ın kendisini vurabilecek kabiliyetinin ortadan kalkmasını istiyor. Balistik füze menzilini düşürmesini istiyor. Füzelerle ilgili giriştiği teknoloji sürecini durdursun istiyor. Nükleer silah, uranyum ve plütanyum geliştirme sürecinin durdurulmasını istiyor. Hizbullah’ın ve Husiler’in kabiliyeti sınırlansın, Haşdi Şabi üzerinden İran benim için tehdit olmasın istiyor.

"Dört parametre var. Rejimin muhakkak yıkılmasını istiyor diyemiyorum. Çünkü İsrail’in bir ötekiye ihtiyacı var. Karşısında her daim rekabeti kızıştıracak, onu düşman olarak tanımlayan ve öyle görüp ‘küçük şeytan İsrail, orayı yıkacağız’ bu senaryoya ihtiyacı var. Bu söylemi kim geliştirebilir? Suriye’de bu söyleme yer yok. Ürdün, Mısır, BAE, Suudi Arabasitan, Lübnan, Fas bunlarda yok. Bir tek İran’da var ve buna ihtiyaçları var. Bir devlet var, ‘sizi yıkacağım’ diyor. Sabahtan akşama 1979’dan beri bunu söylüyor. O devletin vekil aktörleri de buna hizmet ediyor. İsrail’in tezi bu. ‘Ben de meşru müdafa uyguluyorum’ diyor. Ne güzel...

İSRAİLE İRAN GİBİ HİÇ VURMAYAN AMA SÜREKLİ SALDIRACAĞINI SÖYLEYEN BİR DÜŞMAN LAZIM

İran gibi sizi hiç vurmayan ama sizin sürekli saldırma hakkınızın olduğu bir düşmanınız var. O yüzden Pehlevi gibi bir ismin ya da var olan rejimin ardından dönüp de yeniden bir monarşi sürecinin İran’da olmasını İsrail arzu etmez. Aksi taktirde sözüm ona meşru müdafa tezi ortadan kalkar. Hamaney ile ya da onsuz, rejimin devamından, İran’ın İsrail’i vurma hakkını hep cebinde tuttuğu bir senaryodan bahsediyorum.

1979’dan bu yana İsrail’de her başbakan olan yılda iki defa ‘İran’ın nükleer silah sahibi olması an meselesi, vurmamız lazım.’ Bu nasıl an meselesi? 47 yıldır an meselesi diye diye vurdular, dövdüler, 90 milyonluk bir halkı ambargolarla sefalete mahkûm ettiler. Petrolünü çaldılar, doğalgazını gasp ettiler. Ablukalarla yaşam haklarını ellerinden aldılar. Bu nasıl bitmez bir senaryoymuş 47 yıldır aynı bahaneye dayanıyorlar. Herhalde bu yalan üzerine söylenecek bir söz yok. İsrail’in bu yalanı en az 20 yıl daha kullanacağını düşünüyorum.

sputnik

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.