İsrail'in gurur günleri artık geride kaldı
İsrail'in, Türkiye büyükelçisine yönelik yakışıksız tavır nedeniyle Ankara'dan özür dilemek zorunda kalması dünya basınında geniş yankı buldu.
Konuya ilişkin haberlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "elçimizi geri çekeriz" ültimatomunun İsrail'i özür dilemeye mecbur ettiğine dikkat çekildi. Çelikkol'u makamında alçak koltuğa oturtup "Yerini bilsin istedik." diyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon'un nezaket kurallarını çiğneyen tutumunun, İsrail'i küçük duruma düşürdüğüne işaret edildi. Haberlerde, "İsrail'in gurur günleri sonsuza dek geride kaldı." yorumu yapıldı. Tel Aviv'in Ankara'ya gönderdiği özür mektubu, İsrail basınında ise "teslimiyet" şeklinde yorumlandı. İsrail'de muhalefet partileri, Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ve yardımcısı Ayalon'un istifasını istiyor.
'İsrail, ültimatoma teslim oldu'
Türkiye ile İsrail arasında tansiyonun yükselmesine yol açan diplomatik krize ilişkin dünya basınında çıkan yorumlar özetle şöyle:
New York Times: İsrail ve Türkiye, son çatlağı onardı. Birçok kişi, ilişkinin her iki ülkeye çok avantaj sağladığı için vazgeçilmez olduğunu söylüyor ve çoğu analist, son çekişmenin de üstesinden gelineceğine de inanıyor.
Times: İsrail, Müslüman dünyasındaki en yakın müttefiki ile olan bağlarını baltalayan son atışmada Türkiye'nin temsilcisinin aşağılanması konusunda özür dilemeye mecbur kaldı.
Financial Times: Son atışma, Türkiye'yi ender bulunan bölgesel bir müttefik olarak gören İsrailli politika yapıcıları arasında alarm yarattı. Ağız dalaşları, ticaret ve turizmin yanı sıra askeri ve güvenlik işbirliğini de vuran daha geniş bir kötüleşmenin belirtileridir.
Ria Novosti: Rus ajansı, İsrail'in resmen özür dilediğini aktardığı haberinde bunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün büyükelçiyi geri çekme tehdidinin etkili olduğunu yazdı.
Deutsche Welle: İsrail'in resmi özrü, Türkiye'nin, büyükelçisini geri çekmekle tehdit etmesinin ardından geldi. Gerginlik, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın planlanan Türkiye ziyaretine de gölge düşürdü.
Yeshiva News: ABD merkezli Yahudi online haber portalı Yeshiva, özür dilenmesinin İsrail yönetimi için çok büyük bir geri adım olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "Ayalon, Türkiye'nin tanıdığı sürenin bitimine az bir zaman kala özür diledi. İsrail'in gurur günleri sonsuza dek geride kaldı." El Ahbar: Lübnan gazetesi El Ahbar, Suriye'nin, Türkiye'nin sınıra asker yığmaya başlamasının ardından teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı ülkeden göndermesi sonrasında uluslararası ilişkiler literatürüne giren Türkçe konuşma tabirini kullanarak, "İsrail sadece Türkçeden anlıyor." diye yazdı.
Khaleej Times: Körfez gazetesi Khaleej Times, "Özüre rağmen yaşanan gerginlik Savunma Bakanı Barak'ın Türkiye ziyaretini gölgeleyecek. İsrail, Türkiye temsilcisini aşağılayarak sadece kendini küçük düşürmekle kalmadı, Türkiye ile ilişkilerine beklenenden çok daha büyük bir zarar verdi." ifadelerini kullandı.
Keyhan: İran'da yayımlanan Keyhan gazetesi, "Tel Aviv, Ankara karşısında geri adım attı ve Türkiye'den özür diledi.'' ifadesiyle verdiği haberde, İsrailli üst düzey yetkililerin, Türkiye'den gelen baskılar karşısında, tavır değiştirmek zorunda kaldığına işaret etti.
Maariv: İbranice yayımlanan gazetelerinden Maariv, "Teslimiyet. Ayalon özür diledi. Kriz sona erdi" başlığıyla verdiği haberinde, "Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon artık o kadar yüksekte oturmuyor. Ayalon, (Cumhurbaşkanı Şimon) Peres ve (Başbakan Binyamin) Netanyahu'nun baskılarına boyun eğerek Ankara'ya ikinci bir özür mektubu göndermek zorunda kaldı. Aynen Türklerin istediği gibi." ifadelerini kullandı.
Haaretz: Sol eğilimli Haaretz gazetesinin İbranice nüshasında "İsrail, Türk ültimatomuna teslim oldu" manşeti atılırken, İngilizce nüshasında "Baskılara boyun eğen Ayalon, Türkiye'den yeniden özür diledi" başlığı kullanıldı. Gazetede Zvi Barel'in "Türk kamuoyu affetmez ve unutmaz" başlıklı yorumunda ise Danny Ayalon'un özrüne rağmen, iki ülke ilişkilerine zarar verildiği belirtildi.
Yisrael Hayom: "İsrail'den Türkiye'ye özür" manşetini kullanan gazete, "Türkiye büyükelçisini kameralar önünde aşağılama fikrinin akıl yoksunluğundan başka bir şey olmadığı" vurgulandı.
Yedioth Ahronot: İbranice yayımlanan gazetelerden Yedioth Ahronot, "Teslimiyet ve özür" başlığıyla verdiği haberde, "Gün boyu süren baskılar, telefonlar, ricalar ve malum kelimeyi içeren bir mektup sonucunda Türkiye büyükelçisi olayı kapandı." ifadelerini kullandı.
İsrail'in kaybedecek daha çok şeyi var
İsrail'in eski Türkiye büyükelçilerinden Alon Liel'in, "Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozulması halinde, İsra-il'in kaybedecek daha çok şeyi olduğunu" söyledi. İsrail'in diplomatik ayıbına ilişkin İngiliz Financial Times gazetesine konuşan İsrailli eski diplomatlardan Liel, "Türkiye'nin bize olduğundan daha çok, bizim Türkiye'ye ihtiyacımız var. Ortadoğu'da tecrit edilmiş durumdayız ve Türkiye önde gelen bir aktör. Onların bölgede sadece bir ülkeyle, İsrail'le sorunları var, bizim ise etrafımızdaki 22 ülkeden 20'siyle. Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozulması halinde, İsrail'in kaybedecek daha çok şeyi var." değerlendirmesini yaptı. Liel ayrıca, Ayalon'un Büyükelçi Çelikkol'a muamelesinin "İsrail diplomasisini gülünç gösterdiğini" ifade etti.
Muhalefet: Hükümet İsrail halkından da özür dilemeli
Türkiye'nin verdiği ültimatomun karşısında Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a özür mektubunu yazmak zorunda kalan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon ile Çelikkol'a kurulan tezgâhın mimarı olarak değerlendirilen Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın istifa etmeleri isteniyor. Meretz Partisi, "İsrail'e verilen zararı bir ölçüde gidermenin tek yolu Lieberman ve Ayalon'un istifalarıdır." açıklamasını yaptı. İşçi Partisi'nden milletvekili olan Daniel Ben-Simon, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Ayalon'u görüşmeye çağırarak, onu karşısında alçak bir sandalyeye oturtmasını ve "İsrail diplomasisinin nasıl durduğunu göstermesini" istedi.
Anamuhalefetteki Kadima Partisi'nin lideri Tzipi Livni ise diplomatik krizi hükümetin iyi yönetemediğini, İsrail'in çıkarlarına zarar verdiğini söyledi. Türkiye'den özür dilenmesini de yorumlayan Livni, "İsrail'in komşuları artık sadece 'kuvvet' dilinden anlayacağımızı düşünecek." dedi. Kadima Konseyi başkanı ve eski milletvekili Haim Ramon da Netanyahu'nun, Türkiye'yle gereksiz yere karşı karşıya gelerek İsrail'i aşağılattırdığı için bütün İsrail vatandaşlarına özür mektubu göndermesi gerektiğini söyledi.
Ayalon: Türkler artık daha dikkatli olur
Diplomatik ayıbın 'baş aktörü' Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon dün yaptığı açıklamada, kendini savundu. Önceki gün özür mektubu yollayarak krizi sona erdiren Ayalon, İsrail'in bu olaydan avantajlı çıkacağını öne sürerek, "Bunun sonucu olarak Türkiye, açıklamalarında daha dikkatli olacaktır." ifadelerini kullandı. İsrail Parlamentosu'ndan 17 milletvekilinin Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a, Ayalon'un tavrından duydukları üzüntüyü bildiren bir mektup göndermelerinden dolayı hayal kırıklığını da dile getiren Ayalon, "Tek yaptığı, Gazze'deki terör roketlerinden vatandaşlarını korumak olan İsrail'e karşı Ankara'dan ağır eleştiriler gelirken ve son iki yıldır Türk medyasında İsrail karşıtı yayınlar yapılırken neredeydiler?" eleştirisinde bulundu.
Çelikkol'dan, dönüş rezervasyonuna iptal
Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol, İsrail makamlarının resmen özür dilemesi üzerine dönüş için yaptırdığı uçak rezervasyonlarını iptal ettirdi. Çelikkol, dünkü Türk Hava Yolları'nın Tel Aviv ile İstanbul arasında saat 08.30, 13.05, 17.50 ve 21.55'te yapılacak 4 ayrı seferi için uçakta kendisine yer ayırtmıştı. Ancak Çelikkol dönüşünü, İsrail'in resmi özür mektubu üzerine durdurdu. Öte yandan, Çelikkol'un Türkiye'ye gelmesi halinde Savunma Bakanı Ehud Barak'ın pazar günü yapacağı ziyaret öncesi Dışişleri Bakanlığı'nda değerlendirme toplantısına katılacağı öğrenildi. SEYFETTİN KOÇAK İSTANBUL CİHAN
Amerikan Yahudi lobisinden Erdoğan'a 'uyarı' mektubu
Ankara, Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a yapılan 'terbiyesiz muamele' için İsrail'den istediği özrü alırken, Amerika'daki Yahudi lobisinden Türkiye'ye tepki geldi. ABD'deki en büyük Yahudi derneklerinden Anti Defemation League-ADL (İnkar ve İftiraya Karşı Birlik), yayınladığı bir açıklama ile Türkiye'nin son günlerde İsrail'e karşı tutumunu eleştirdi. ADL Başkanı Abraham Foxman, Türk toplumunun giderek ve açıkça Musevi ve İsrail karşıtı olmaya başladığını iddia ederek, Türk toplumunda var olduğunu ileri sürdüğü anti semitizmden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetini sorumlu tuttu.
Türk medyasını da "Türkiye'de yükselen Yahudi karşıtlığı" konusunda suçlayan Foxman, "Türkiye'de İsrail karşıtı olmaya ses çıkarmayan ve hatta İsrail karşıtı olmayı teşvik eden genel bir havanın oluşması bizi oldukça endişelendirmektedir." dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir de mektup yazan Foxman, Kurtlar Vadisi Pusu ve Ayrılık dizilerini şikayet ederek, İsrail ve Yahudilerin kötü ve komplocu gösterilmelerine de karşı çıktı. Foxman, Başbakan Erdoğan'a yazdığı mektupta şu ifadelere yer verdi: "Türklerin tarih boyunca Musevileri korumasını ve kendilerine hoşgörüyle muamele etmesini her ne kadar seviyor ve bundan dolayı Türk halkına büyük bir saygı duyuyorsak da, yakın geçmişte oluşan ve gittikçe büyüyen Yahudi karşıtı atmosferi göz ardı edemeyiz.Türk hükümetine, Yahudi karşıtlığına karşı açıkça tavır almasını, İsraillileri kötü göstermemesi ve Yahudi devleti İsrail'i tekrar desteklemeye başlaması çağrısında bulunuyoruz."
ADL, 2005 yılında Başbakan Erdoğan'a "İlgi Göstermeye Cesaret Ödülü" vermişti. Ödül, Türkiye'nin eski Rodos Konsolosu Selahattin Ülkümen'in başı çektiği, 2. Dünya Savaşı'nda soykırıma uğratılan Yahudileri kurtaran Türk diplomatlar adına verilmişti.
İsrail etrafına duvarlar örerken Türkiye o duvarları yıkıyor
Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik izlediği yeni strateji ve İsrail'le gerginleşen ilişkileri Arap dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Arap dünyasının etkin kalemleri Türkiye'nin yeni açılımlarına alkış tutarken özellikle de Arap dünyasının önde gelen gazetelerinden Şarkul Avsat Türkiye konusundaki olumlu analizleriyle dikkat çekiyor. Gazetenin yazarlarından Savsan Ebtah dünkü yazısında Türkiye'nin dış politikada çok kurnaz bir strateji izlediğini belirtiyor. İsrail'in etrafına duvarlar örmekle meşgulken Türkiye'nin Suriye, Lübnan ve Ürdün'le vizeleri kaldırdığını belirten Ebtah, Türkiye'nin bölgeye ticaret yoluyla girmesinin ise İsrail için en ağır darbe olduğunu öne sürüyor. Gazetenin etkin kalemlerinden Hüseyin Şubukşi de 'Teşekkürler Erdoğan' başlıklı yazısında İslam dünyasının Nobel'i olan Kral Faysal Ödülü'nü alan Erdoğan'ın İslam dünyasında liderlik için bir model oluşturduğunu, yolsuzluklara karşı verdiği mücadele ile yükseldiğini belirtiyor.
Gazetenin diğer bir kalemi Velid ebi Murşid ise 'Sen Türkiye vatanımsın' başlığıyla kaleme aldığı makalesinde Türkiye'nin Ortadoğu'ya geri dönmesinin özellikle askeri açıdan İsrail'e karşı bir denge oluşturduğunu belirtiyor.
Londra merkezli diğer bir gazete Darul Hayat'ın yazarlarından Hasan Haydar da İsrail'in artık muvazenesini kaybettiğini belirtiyor. İsrail'in Türkiye'deki değişimi okuyamadığını vurgulayan Haydar, Türkiye'nin İran'ın tersine gürültü koparmadan hızla bölgenin liderliğine oynadığının altını çiziyor. Haydar, Türkiye'nin Batı'yı da tahrik etmeden İsrail'e ağır darbeler indirdiğini de öne sürüyor.
El Kuds el Arabi gazetesi ise başyazısında genlerinde imparatorluğun gururunu taşıyan Erdoğan'ın Ayalon'dan gelen özrü kabul etmesini beklemediklerini ancak kabul etse bile önümüzdeki günlerde benzer sertleşmelerin yaşanabileceğini iddia ediyor.
Bu arada, Şarkul Avsat gazetesi hafta başında Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hariri'yi muhtemel bir İsrail saldırısına karşı uyardığını öne sürdü.
İsrail etrafına duvarlar örerken Türkiye o duvarları yıkıyor
Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik izlediği yeni strateji ve İsrail'le gerginleşen ilişkileri Arap dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Arap dünyasının etkin kalemleri Türkiye'nin yeni açılımlarına alkış tutarken özellikle de Arap dünyasının önde gelen gazetelerinden Şarkul Avsat Türkiye konusundaki olumlu analizleriyle dikkat çekiyor. Gazetenin yazarlarından Savsan Ebtah dünkü yazısında Türkiye'nin dış politikada çok kurnaz bir strateji izlediğini belirtiyor. İsrail'in etrafına duvarlar örmekle meşgulken Türkiye'nin Suriye, Lübnan ve Ürdün'le vizeleri kaldırdığını belirten Ebtah, Türkiye'nin bölgeye ticaret yoluyla girmesinin ise İsrail için en ağır darbe olduğunu öne sürüyor. Gazetenin etkin kalemlerinden Hüseyin Şubukşi de 'Teşekkürler Erdoğan' başlıklı yazısında İslam dünyasının Nobel'i olan Kral Faysal Ödülü'nü alan Erdoğan'ın İslam dünyasında liderlik için bir model oluşturduğunu, yolsuzluklara karşı verdiği mücadele ile yükseldiğini belirtiyor.
Gazetenin diğer bir kalemi Velid ebi Murşid ise 'Sen Türkiye vatanımsın' başlığıyla kaleme aldığı makalesinde Türkiye'nin Ortadoğu'ya geri dönmesinin özellikle askeri açıdan İsrail'e karşı bir denge oluşturduğunu belirtiyor.
Londra merkezli diğer bir gazete Darul Hayat'ın yazarlarından Hasan Haydar da İsrail'in artık muvazenesini kaybettiğini belirtiyor. İsrail'in Türkiye'deki değişimi okuyamadığını vurgulayan Haydar, Türkiye'nin İran'ın tersine gürültü koparmadan hızla bölgenin liderliğine oynadığının altını çiziyor. Haydar, Türkiye'nin Batı'yı da tahrik etmeden İsrail'e ağır darbeler indirdiğini de öne sürüyor.
El Kuds el Arabi gazetesi ise başyazısında genlerinde imparatorluğun gururunu taşıyan Erdoğan'ın Ayalon'dan gelen özrü kabul etmesini beklemediklerini ancak kabul etse bile önümüzdeki günlerde benzer sertleşmelerin yaşanabileceğini iddia ediyor.
Bu arada, Şarkul Avsat gazetesi hafta başında Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hariri'yi muhtemel bir İsrail saldırısına karşı uyardığını öne sürdü.
Zaman
