Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Isıkgöl'ün çocukları-5

A+A-

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Kırgızistanlı genç kardeşlerle iletişimimiz sürüyor şükür.

Ali kardeş nişanlanmış, tebrik ettik ve hediyemizi gönderdik, göndermeye devam ediyoruz. Destan evlendi desteğimiz sürüyor. Töre şimdi İstanbul'u geziyor, ona dün gece bir gezi rehberi sunduk.

İsmet ve Nuristan'la mesaj ve yüzyüze telefon görüşmelerimizi devam ediyor.

Şimdi sordukları sorulara kısa kısa cevaplara kaldığımız yerden başlayalım.

"Ölüm, akıllarda sevinç bırakmayan bir dünya gerçeğini ortaya koyar." (Hz. Ömer ra.)

-Ölüm gerçeğini hissetmek hayatı acılaştırır. Ölümün imani, fikri ve hissi çözümünü bulmadan hayatı anlayamayız. Hayattan hakiki tad alamayız. Uyutucu ve uyuşturucular kullanarak tad alıyor gibi yapmak başka! Bugün müslümanlar dahil insanların yüzde 90'ından fazlası bu uyutucu ve uyuşturucuları alıyor. Yani ölümden kaçıyor.

Bilenler için bile, fena, yok olma, sonsuz ölme gerçeği hatırlanmayacak kadar korkunç bir gerçek. Müslümanların tv, avm, telefon... uyutucularına bakarsak gerçek bütünüyle ortada.

"Seni ibadet yapmaya layık görmesi, Allah’ın armağanı olarak sana yeter." (Ataullah İskenderî ks.)

-Aynen. Ku'ran-ı Kerim'de "emanetin (imtihan) dağlara teklif edildiği ama kabul etmedikleri" yazılı. Bu iş, (kulluk) kainatın en önemli ve değerli işidir.

Çünkü Kur'an-ı Kerim'de "vema halaktül cinne vel inse illa ya'buduun" buyruldu. "Ben cin ve insanı ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." Bu kulluk (ibadet) Rabbimizin insan ve cinden istediği en büyük şeydir. Bu görev insan ve cin dışında hiçbir mahlukatta yoktur.

Aynı zamanda insanın ibadetleri, tüm yaratıklarının yaptığı ibdetlerin özünü, özetini içinde barındırır. Bu açıdan insan kainatın bir hülasasıdır.

Hz. Ali (ra) bunun için "insan alem-i asgar, alem (kainat) insan-ı ekberdir" buyurdu. Bu armağanın kıymetini bilip, esfel-i safiline değil alay-ı illiyine yükselmek için var gücümüzle çabalamalıyız.

"Nefsimi tedavi etmekten daha zor bir şeyle karşılaşmadım. Çünkü nefsim bazan lehime ve bazan da aleyhime hareket ediyor." (Süfyan-ı Sevrî rh.)

-Rabbimiz, "Nefis daima kötülüğü emreder" buyurur. Çünkü Allah nefse bu görevi vermiştir. Dıştaki komutanı şeytanın emrinde çalışır. Bu ikisiyle mücadelede başarılı olan, dünya-ahiret mutluluğuna erişir.

Nefis bazen lehte bazen aleyhte hareket eder. Hizmet iyilik ve ibadette aleyhte telkin ve tavsiyede bulunur.
Amma ücrette, ihtirasta, yeme içmede daima lehte bulunur.

"Evlerinizi namaz kılarak nasiplendiriniz ve Allah Teâlâ’yı zikrederek nurlandırınız. Allah Teâlâ’ya yemin ederim ki böyle yapanlar gök ehli arasında tanınırlar." (Kâ‘b el-Ahbâr ks.)

-Evlerimiz özellikle namazın cemaatle kılndığı yerler olmalı. O zaman hem 27 kat sevap kazanırken, hem de evlerimizi nur ve feyizle doldurabiliriz. 

Zikir demek anmak, hak ve hakikati hatırlayıp tekrar etmektir. Bundan iyisi tefekkürdür. Hadiste "bir saat tefekkür bir sene nafile ibadetten hayırlıdır" buyruldu. Öyleyse bunu kazanmanın yollarına bakmalıyız.
Mesela Nevruz vb. günlerde, kırlara, bayırlara çıkıp diriltilen yeryüzünü temaaşa ve tefekkür etmeliyiz.
Kısa bir zamanda ölen ve ölmüş görünen canlıları dirilten Allah ne kadar ilim, hikmet, sanat, kudret sahibidir. Gözümüzü, kulak ve duygularımızı bu yönde kullanmalıyız.

İlgili Kur'an ayetlerini sesli olarak okuyup manalarını düşünerek üzerinde konuşup tezekkür ve tefekkür etmeliyiz. Dünyayı onbinlerce senedir öldürüp dirilten Kudret, alim, sani-i hakim Rabbimiz elbette, kıyameti, haşri, sorguyu, mizanı, sıratı, cennet ve cehennemi de yaratacak ve verdiği söz ve yaptığı yeminleri yerine getirecektir.

"Dünya size bahtiyarlık sağlamaz. Allah’ın huzuruna nurlu yüzle gidelim, karanlık yüzle gitmeyelim." (Gavs-ı Sânî ks.)

-Dünya mutlu yaşama ve bahtiyarlık yeri değildir. Amma sonsuz mutlu yaşamanın çaresi bu dünyadadır. Bir imtihan, deneme yeri, çalışma, hasat yeridir. Öbür dünya kazanma ve ücret, ödül yeridir. Burada ekip orada biçeceğiz, burada biriktirip orada harcayacağız. Burada kulluk yapıp orada safa süreceğiz. Burada Allah'ın isim ve sıfatlarını tefekkür, tezekkür edip orada Allah'ın cemalini görüp sohbet edeceğiz. Elhamdülillah.

"Zamanımızda en aziz ve en nâdir olan şu iki şeydir: İlmi ile amel eden âlim ve hakikati anlatan ârif." (Ebü’l-Hüseyin Nûri ks.)

-Günümüzde en izzetli ve değerli şey gerçek ilim ve ilminin gereğini yaşamaktır. Yaşadığını telkin edip açıklamaktır. Artık dini tebliğ değil temsil (yaşamak) tebliğ değil telkin (halinle açıklama) kaçınılmaz hale gelmiştir.

"Dünyaya düşkün olmayı terkedersen Allah Teâlâ’nın rızasına kavuşursun. Nefsinin hevâsına uymazsan O’na ulaşırsın." (Cüneyd-i Bağdâdî ks.)

-Dünyaya kalben düşkün olmayacağız. Ama çalışmaya, üretmeye, hizmete düşkün olacağız. Kimseye muhtaç olmayacağız. Hz. Resulün (asm) buyurduğu gibi veren, üreten, çabalayan verimli el olacağız. Nefsimizle her an her yerde mücadeleyi sürdüreceğiz. Herkes uyur, her şey uyur, nefis ve şeytan uyumaz.

"İlim, nafile ibadetten daha hayırlıdır." (Hadis-i Şerif)

-İlim aynı zamanda nafile ibadettir. Aynı zamanda farzdır. Yani bir müminin bilmesi gereken bilgileri bilmesi farzdır, vaciptir.

Mesela, ilmihal-ibadet bilgisi farzdır. Bir müminin yaptığı işle, mesleğiyle ilgili tüm bilgileri öğrenmesi vaciptir.
Bir öğretmenin öğretmenlikle ilgili her şeyi öğrenmeye çalışması vaciptir. Müslüman ancak amel ettiği ilim ve ürettiği teknik bilgiyle özgür ve bağımsızca ibadet edebilir. İlim, teknoloji, sanat, marifet ile izzet ve şerefini koruyabilir.

yazi-001.jpg

"Allah’a itaatle geçirdiğin ömür senin ömründür, isyanla geçirdiğini ömründen sayma." (La Edri)

-Hakiki ömrümüz bulunduğumuz anda ne niyetle ne yaptığımızdır. O da Allah adına Allah rızası adına düşünüp yaptıklarımızdır. İsyanla geçen zaman boş sayılacak değil cezalı sayılacak ömürdür. "Bu zamanda farzları yapan, büyük günahları işlemeyen kurtulur" buyurur Üstad Said Nursi (ra).

Bu ikisin yaparken niyetlenerek yaptığımız her iş, mübah olan herşey sevap olarak yazılır. Yürümek, yatmak, oturmak gibi.

"İbadetinin Allah Teâlâ’ya faydası olmadığı gibi, isyanının da hiçbir zararı yoktur. İbadet ve iyilikleri emretmesi, kötülükleri yasaklaması hep senin içindir." (İbn Atâullah İskenderî ks.)

-İbadetin Allah'a faydası da ihtiyacı da yok. Ama bizim hem ihtiyacımız var hem de faydamız için. İyilikleri emretmesi, kötülükleri yasaklamasının bizim için olmasına hikmet denir. Ama ibadet yapmak ve günahtan kaçınmak hikmetler için yapılmaz. Yapılırsa buna şirk denir. İbadet yapmak ve günahtan kaçınmak doğrudan Allah rızası gözetilerek yapılır. İbadetin faydaları, kazandırdıkları ancak teşvik edici ve azmettirici olabilir.

"İnsan, Allah Teâlâ’dan başkasına kulluk etmeyi terkettiği zaman gerçek kul olur." (Cüneyd-i Bağdadî ks.)

-Eyvallah ama bu nasıl olacak? Kolay mı? 

Biz ahir zaman çocuğuyuz. Senin zamanında kolay olabilirdi ya Üstad Bağdadi. Ama şimdi içimiz, dışımız, hayalimiz, gözümüz dünya kaynıyor. Kendimize hayal ve gözümüze sahip olamıyoruz. Etrafımız sahte cennetlerle çevrili. Sevapların çevresi cehennem ve elektirikli tellerle donatılmış. Cemaat ruhu darbe almış. Her mümin tek gibi yaşıyor sanki. Küfür, zulüm sel gibi taşkın, fabrika gibi organize. İşimiz sadece ihlaslı olmaya kaldı. "Muhlisler de tehlike altında" buyurdu Allah Resulü (asm).

"İman edenler ve salih amel işleyenler kurtuldu. Sonra hakkı ve sabrı yaşayıp tavsiye edenler kurtuldu. Bunlar da kaybetti ihlaslılar kurtuldu. Bunlar da her an tehlikededir."

Amma ümitsiz değiliz. Rahman ve Rahim kaldıramayacağımız yükü yüklemedi.

Sahih cemaatle olarak ve senin Hami, Afüv, Gafur, Rahim isimlerinin manasından başka nereye sığınabiliriz ey Rabbim.

Sen bize acı, koru, affet ve tut. Ateş çemberinin kenarında bizi tut ve uzaklaştır. Şefkat ve hilminle.

Olmazsa Cebbar, Kadir ve Şefik isminin gereğince; şefkat tokatlarıyla bu dünyada. Ahrete kalmadan yola getirerek.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum