İhlas Risalesi Hristiyanlar için yazıldı!
Durham Üniversitesi'ndeki Said Nursi konferansına katılan Prof. Thomas Michel, İhlas Risalesi ile ilgili ilginç bir yorum getirdi
Risale Haber-Prof. Thomas Michel'den İhlas Risalesi'ne yeni yorum.
İhlası "niyet temizliği" olarak ifade eden Michel, "Ben İhlas Risalesinin sadece Nur talebelerine ve Müslümanlara yönelik olduğunu düşünmüyorum. Bütün insanların kendi niyetlerini temiz tutmak için okumaları gerekir. Özellikle de Hristiyanların. Ben okuyorum ve niyetimi temiz tutmak için istifade ediyorum" dedi.
Barla Platformu'nda yer alan habere göre, İngiltere’nin en eski üniversitelerinden Durham Üniversitesi İslami Bilimler Bölümü tarafından 20-21 Ekim 2008 tarihlerinde düzenlenen “Allah, İnsan Ve Ölüm: Risale-İ Nur Perspektifi” konulu Said Nursi Konfernasına başta İngiltere olmak üzere, ABD, Hollanda, Türkiye, Kanada ve Avustralya’dan 16 akademisyen ve araştırmacı katıldı.
İngiltere’de bir devlet üniversitesi tarafından Said Nursi üzerine düzenlenen ilk uluslararası akademik toplantı olma özelliğini taşıyan konferansta sunulan tebliğlerden bazıları şöyle:
Kanada McGill Üniversite’sinden Prof Dr. Bilal Kuşpınar, ‘’Vicdan Unsurunun Allah’ın Varlık ve Birliğinin İspatındaki Yeri : Mesnevi-i Nuriyenin Kritik Analizi’’ konulu bir tebliğ sundu. Katılımcıların soru ve yorumlarıyla konu tartışmaya açıldı. Literatüre ilk defa Bediüzzaman tarafından sokulan önemli bir imani mesele olan“vicdan” kavramının daha iyi anlaşılması ve nasıl geliştirileceği üzerinde duruldu. Vicdanın Allah’a imanı ispattaki önemi vurgulandı.
Prof. Thomas Michel ise İhlas Risalesinin analizini yaptı. Thomas, ihlası "niyet temizliği” olara tarif etti ve ihlasın nasıl kazanılacağı, nasıl muhafaza edileceğini üzerinde durdu. Devamla ihlası kıran manilerden bahsederek ihlasın önemini vurguladı. Said Nursi neden talebelerine İhlas Risalesini en az iki haftada bir okumaları gerektiğine değinen Michel, toplantıya katılanlara yönelik " İçinizde son iki hafta içinde ihlas risalelerini okumayan var mı?” diye sordu. Akabinde ise ihlas risalesinden fotokopi çektirmiş olduğu bir bölümü salonda bulunanlara dağıtarak hep beraber okudu. En sonunda da şu sözlerle ihlas risalesinin ehemmiyetini nazara verdi:
"Ben İhlas Risalesinin sadece Nur talebelerine ve Müslümanlara yönelik olduğunu düşünmüyorum. Bütün insanların kendi niyetlerini temiz tutmak için okumaları gerekir. Özellikle de Hristiyanların. Ben okuyorum ve niyetimi temiz tutmak için istifade ediyorum. Hatta bu sabah Allah’a dua ettim ve dedim ki : Allah’ım bu tebliği sunarken benim ihlasımı koru. Ta ki; senin rızandan başka maksatlar niyetime girmesin. Başkalarına iyi görünmek ve benim tebliğimin en iyi olduğunu göstermek için değil, sırf senin rızanı kazanmak için iyi bir tebliğ sunmaya muvaffak olmak istiyorum, beni koru Allah’ım.”

Kanada Alberta Üniversitesinden toplantıya katılan Prof Dr İbrahim Abu Rabi “Risale-i Nur'un Muasır İslami Cereyanlar İçindeki Yeri ve Önemi” üzerinde durdu ve "Said Nursi, davasını hiçbir şeyle değiştirmemiştir. Risale-i Nurlar ise Kuran’ın bu asra bakan önemli bir tefsiridir’’ diyerek konuşmasını bitirdi.
Konferansın ikinci oturumunda Risale-i Nurları İngilizceye tercüme eden ve bu konuda çok sayıda araştırma makalesi bulunan Şükran Vahide tarafından sunulan "Emanet-i Kübra ve İnsanın Halife-i Arz Olması’’ konusu katılımcılar tarafından ilgi ile takip edildi. Bilhassa Hristiyan ve Yahudi kökenli katılımcılar yorum ve sorularıyla konunun daha da açılmasına katkıda bulundular.
Konferansa Rotterdam İslam Üniversitesinden iştirak eden Prof Dr Ahmet Akgündüz ‘’Kader ve Cüz-i İhtiyari’’ konulu tebliği sundu.
Toplantıya ‘’ Maddenin Ötesinde İnsanın Hakiki Mahiyeti" konulu tebliği ile ABD Nevada Üniversitesinden katılan Prof. Dr. Yunus Çengel, madde, mana, hayat ve insanın bunlara nasıl bakması gerektiği konularını ele aldı. Risalelerden derlediği örneklerle ve esprili bir üslupla anlatan Çengel, dinleyicilerin ilgisini çekti. İmanlı bir fizik öğretmeni gibi, genelde kainata ve özelde de insana nasıl bakılması gerektiğini izah etti.
Konferansa genç kuşaktan da katılanlar vardı. Bunlar; halen Risale-i Nur üzerine Durham Üniversitesi’nde doktora yapan Tubanur Yeşilhark, Ömer Kuru, Kerim Balcı ile Avustralya Sydney Üniversitesi’nden Mehmet Özalp ve Afgan asıllı Mashheed Ansari idi. Genç akademisyenler de beğeni ile dinlenildi.
Durham Üniversitesi, laik eğitim sistemini protesto amacıyla XI. yy.da inşa edilen Durham Katedrali’nin zamanla üniversiteye dönüşmüş halidir. Durham şehri de Durham Katedrali’nin ardından oluşmuş. Durham’ı gezince sanki bir yerleşim biriminden ziyade her yerde dersliklerin bulunduğu 70-80 bin nüfuslu bir kampus içerisindeymiş gibi hissediyorsunuz . Durham Üniversitesi, akademik başarıları açısından önemli bir mevkiye sahip. Araştırmaları ile İngiltere’nin ilk beş dünyanın da ilk onunda yer alan bir üniversite.
Üniversite, 20-21 Ekim tarihlerinde Risale- Nurlar’ın ana teması olan Allah,İnsan ve Ölüm mevzularında birbirinden güzel tebliğlerin sunulduğu bir konferansa ev sahipliği yaptı.Konferansın açılışını müteakiben tebliğler sunuldu. Her tebliğ için 30 dakika sunum 15 dakikalık tartışma süresi verildi. Genel hatları ile konferans programa güzel bir seyirde devam etti ve her tebliğden sonra anlamlı ve tatmin edici soru-cevap bölümü ye aldı.
