İzzet ve şeref ihtiyacı

Bir kısım gençler değişik isimlerle değişik şehirlerde "teknolojiyi" kullanarak yeni "hizmet tarzlarıyla" bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, onların kim olduğu takip edenler için malum, ne yaptıkları da!

Kimileri tam kabul içinde her şeyiyle savunuyor, kimileri tam reddiye içinde her şeyi ile karşı çıkıyor. Yaptıkları bütünüyle iyi değil diyemeyiz, bütünüyle iyidir demek de mümkün değil; yeni kimselere bilhassa gençlere ulaşmaları bakımından iyi, ulaştıklarına "Risaleleri" tanıtma şekli ve usulü, bazı halleri kabul edilir gibi değil!

Gizliliği yok, videolarını takip edenler görür, bazı videoları güzel, bazıları hiç hoş değil kabul edilir tarafları yok. Kadın erkek mahremiyeti kırılarak hizmet olmaz, bu yolla hizmet edileceği düşünülüyorsa "aşınma" kapısı açılmış olunur ki vebali de büyüktür!

"Üstad Hazretleri", “Risale-i Nur Hizmeti" denilerek aidiyet belirtildiğinde konuşulanlar, yapılan hareketler, takınılan tavırlar beraberinde "sorumluluk" da getirir, bu basit bir sorumluluk değildir, manevi ağırlığı büyük bir sorumluluktur.

"İhlas Risalesi" başta olmak üzere, "Desiseyi şeytaniye" dersi, "Şefkat tokatları" bölümü, Lahikalar okunduğunda, Bediüzzaman'ın hayatı, Nur Talebelerinin yaşantısı, hizmetin bugüne kadar gelen akışı, mana bütünlüğü, fikri derinliğini kavrandığında görülecek şey bellidir...

Hizmet-i İmaniye ve Kur'aniyenin Ehli Beyt çizgisinde ifası, ifasında çalışılması...

Usul de yol da belli, gizlisi saklısı yok, başka ajandası da...

Yakın zamanda -10 yıl- yaşanan acıdan ders çıkarmak durumundayız. Bunlar bizi safiyete yaklaştırmalı, daha dikkatli daha teyakkuzda kılmalı, kılmıyorsa arıza vardır!

Bu bakımdan bu gençlerin girişimleri teşvik edildiği kadar uyarılmaya ihtiyacı var, uyarılması usulü de önemli, kırmadan dökmeden "Hakkın hatırını" incitmeden...

Kim yapacak?

Demek ki böyle "mekanizmaya" ihtiyaç var, uyaracak bir meclise, bir heyete...

Hepimizin her birimizin uyarılmaya ihtiyacı var, hiç birimiz masum değiliz. "Biz isabet ettik" diyecek yüzümüz yok. Masum olan "şahsı manevidir", isabet eden de!

Yanlışını görmek, hatasını fark etmek ve telafi yoluna gitmek; izzet ve şereftir, o izzet o şerefe hepimizin ihtiyacı var. "İsabet" etmenin”, "istikamet" üzere olmanın ve o yolda ölmenin başka yolu var mı?

Hepsi aynı kefede değil, her yaptıkları da; ancak kefeye uymayan davranışların varlığı da bir vakıa. Hiç bir grup hedefimiz olmadığı gibi hiç bir şahıs da değildir. "Uyarımız" önce nefsimize sonra "Hakkın hatırını" hatırlatmadır vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.