Dr. Yakup ASLAN

Dr. Yakup ASLAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Hür Adam Said Nursî vazife-i ilahiye’ye karışmazdı

A+A-

Hür Adam Bediüzzaman Said Nursî vazife-i ilahiye’ye karışmazdı

Hür Adam filmi daha gösterime girmeden Türkiye’de taşlar yerinden oynadı: Yasakların nedenleri sorgulanmaya başladı. Bunun normal bir neticesi olarak da Said Nursî ve Risale-i Nur’a olan ilgi artmaya başladı. Bunun yanında, aynı tarihlerde gösterime giren başka bir filme göre daha az sayıda seyirci tarafından izlendi. Bu da filmin saygıdeğer yapımcısı Sayın Mehmet Tanrısever’i üzdü. Beklenen ilgiyi görmemesi onu hayal kırıklığına uğrattı. Bu sonuç elbette Said Nursî’nin talebelerini de üzdü. Peki bu sonucu nasıl değerlendirmek lazım? Bu soruyu kısaca Said Nursî’nin Risalelerine bakarak cevaplamaya çalışacağım.

Öncelikle filmin bazı vilayetlerde kasıtlı olarak gösterime sokulmadığını medyadan öğrendik. Bu da memleketimizde her meselede olduğu gibi Said Nursî konusunda da önyargılı kesimlerin çok büyük bir gayret içerisinde olduklarını gösteriyor. Daha çok izlenen diğer film için böyle bir engelleme yok, her sinemada gösterime giriyor. Meseleye ilk olarak böyle bakmak lazım.

İkinci bir husus, Sayın Mehmet Tanrısever’in muhafazakâr medyanın bu filme yeteri kadar destek olmadığı yönündeki eleştirisidir. Elbette bu asra damgasını vuran ve milyonlarca kişinin İslamî bir hayata girmesine vesile olan bir İslam kahramanının hayatının anlatıldığı bir filme istisnasız bütün İslamî meydanın sahip çıkması üzerlerine yüklenmiş bir dinî vazifedir. Said Nursî’nin talebelerinin ortak arzusu da bu yöndedir.

Üçüncü ve en önemli bir diğer husus da Bediüzzaman Said Nursî’nin 17. Lem’a’da yazdığı İslamî bir ihlas düsturu olan “kendi vazifesini yapıp vazife-i İlahiye’ye karışmamak”tır. Kendisi de İslam’a hizmet ederken vazifesini hakkıyla yapmış ve vazife-i İlahiye’ye karışmamıştır. Bu nedenle o kadar zulüm işkence ve sürgünlere rağmen mücadelesinde başarılı olmuştur. Vefatından önce son zamanlarında ziyaretçiler onu görmek için geldiklerinde onlarla görüşmemiş, kendisiyle görüşmek yerine Risale-i Nurları okumalarını istemiştir. Halbuki her insan güzel bir eser ortaya koyduktan sonra geriye çekilip büyük bir hazla eserini izler ve bundan mutluluk duyar. İnsanlara bir hakikati anlatmak bize düşen vazifedir. İnsanların o hakikati kabul edip riayet etmesini sağlamak ise vazife-i İlahiye’dir. Said Nursî, bir mektubunda bu zamanda Risale-i Nur’a hizmetin dikkatleri ona çekmekle olacağını bu nedenle matbuat lisanıyla hizmet etmek gerektiğini söyler. Sayın Mehmet Tanrısever de yaptığı filmle bu zamanda muazzam bir şekilde dikkatleri Said Nursî ve Risale-i Nur’a çekmeyi başarmıştır.

Sonuç olarak bu film vesilesiyle binlerce kişi hayatında ilk defa sinemaya giderek Hür Adam Said Nursî’yi tanıma fırsatını elde etmiştir. Yine gazetelere yansıdığı gibi bilerce kişi Risale-i Nur’ları araştırmakta ve okumaya başlamaktadır. Film bundan sonra da yüzbinlerce kişiyi etkilemeye devam edecektir. Bu netice Sayın Mehmet Tanrısever’in mutlu olması için yeterlidir. Hiç kimse izlememiş olsaydı da yine Allah katında vazifesini yapmış olacaktı.

Yukarıda bahsettiğimiz prensip bunu netice veriyor. Çünkü, bazı peygamberler gelmiş ve hiç onlara tabi olan olmamış. Ama onlar peygamberlik vazifesini hakkıyla yerine getirmişlerdir. Peygamberler ve onun varisleri olan alimler insanlara rehber olarak gönderildiğine göre, biz de aynı prensibe riayet etmeliyiz.

Son söz olarak kamuoyunun Sayın Mehmet Tanrısever’den yeni filmler beklediğini ve buna şiddetle ihtiyaç olduğunu belirtmek de bana bir borçtur. Çünkü Sayın Atilla Dorsay’ın dediği gibi Said Nursî’yi anlatmak için değil 160 dakika 1600 dakika bile yetmez. Bence Sayın Mehmet Tanrısever yeni filmler için bir an önce kollarını sıvamalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum