Hülya YAKUT
Oku…! Adam ol (ama)
Eskiler “oku adam ol” derdi.
Ya da büyüklerimiz; “bak okumazsan seni berbere, tamirciye, bakkala çırak vereceğim” derdi.
Yani okulun, çocuğu “ADAM” edeceğine inanılırdı.
Bu inanış o kadar sağlamdı ki, babalar; “sen yeter ki oku, ben ceketimi satar seni okuturum” derdi.
Günümüze gelindiğinde gördük ki, artık ceketler para etmiyor.
Çocuğunu çıraklığa vermek isteyecek babaların soyu tükendi.
Hedef; ADAM olmak da değil.
“Adam”lığı basite alıp geçmeyin.
Adamlığın içinde, evvelâ insan olmak vardır.
Sonra, medeni olmak vardır.
Bilgi, kültür, eğitim, öğretim, görgü vardır.
Saygı, sevgi, merhamet, vizyon, gayret, sebat vardır.
En nihayetinde, başarıyla biten eğitim hayatıyla alınan bir diploma ile bir işin kapısını açacak anahtar vardır.
Elin ekmek tutması, vatan borcunun ödenmesi, kurulacak bir yuva, vatana millete hayırlı olacak çocuklar vardır.
Ne oldu da, baş döndürücü bir hızla, hedef şaştı?
Daha… Biraz daha… Çok daha…. Hırsıyla sözde adam, özde avamlığa dalış yaptık.
İsmi müslümanca olan, lâkin işi, icraatı, bakışı, yaşayışı hiç de islam olmayanlara dönüştük?
Adamlık adil olmayı gerektirirdi. Zalimliği değil.
Saygı duyulan, sözüne güvenilen, işinde dürüst olmayı gerektirirdi. Korkulan değil.
Ana-babaya hürmeti, kudsi ve ahlaki değerlere saygıyı gerektirirdi. Hayvani dürtülerle, hayvanperestliği gözlere soka soka, vahşi hikayelerde rol almak değil.
Örneklemeleri uzatmak mümkün. Amma velakin bu son olaylardan sonra eminim herkes “bu nasıl bir yozlaşma, nasıl bir ruhsuzluk” diye düşünmeden edemedi.
Çağımızın materyalist, çıkarcı, ben merkezli eğitim sistemlerinin iflas ettiğini acı tecrübelerle görmekteyiz.
Bediüzzaman’ın kendini paralarcasına üzerinde durduğu eğitim modeline muhtaç olduğumuz yine şak diye önümüze serildi.
Risale-i Nur'da altı çizilen "iki kanatlı eğitim" anlayışını artık herkes kabul etmelidir. Edecektir. Başka yol yok.
İnsanın “adam” olabilmesinin çaresi, hem aklın hem kalbin eğitilmesiyle mümkündür.
Yıllardır sempozyumlarda, tez çalışmalarında, fikir ve kalem ehlinin haykırdığı hakikatlere kulak tıkamanın vahim ve acı neticelerini bizzat yaşıyoruz.
iman ve ilim hakikatlerinin harmanlanmasına şiddetle, aciliyetle ihtiyaç vardır.
Bu yaklaşım, kuru bir iddia veya teorik bilgi veya tarafgirlik hissiyatı değildir.
Kudsi, manevi, ahlaki, maddi, zihni gelişim için şarttır.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.