Hulusi'den Bediüzzaman'a: Dergâh-ı İlâhiyeye kapanıp defaatle bu duayı ettim

Hulusi'den Bediüzzaman'a: Dergâh-ı İlâhiyeye kapanıp defaatle bu duayı ettim

Birşey düşünemez, sersem, âdeta meyyit-i müteharrik bir hale geldim

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin BARLA LAHİKASI adlı eserinden bölümler.)

Hulûsi'nin fıkrasıdır.

Aziz, muhterem Üstadım Efendim Hazretleri,

Emirlerinize imtisâlen, uhrevî kardeşimiz Hüsrev Bey tarafından irsal buyurulan şâyân-ı hayret ve câ-yı dikkat, "Mühim Bir İhbar-ı Gaybî" ismini taşıyan çok kıymetli, mânâlı, ruhlu, sürurlu, tesirli, lezzetli, hikmetli, nurlu emrinizi bu hafta aldığımdan dolayı, Cenâb-ı Hak ve Feyyâz-ı Mutlak Hazretlerine hamd ve şükürler ve müşfik Üstadıma yüzümün karasına, kalbimin yarasına bakmayarak, dergâh-ı İlâhiyeye kapanıp dualar eylerim. Ve defaatle, اَللّٰهُمَّ حَصِّلْ مُرَادَنَا وَمَقْصُودَ اُسْتَاذِنَا سَعِيدِ النُّورْسِى بِحُرْمَةِ حَبِيبِكَ مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَسَلِّمْ اٰمِينَ1 dedim.

Gavs-ı Azam Şâh-ı Geylâni (kuddise sırruhu'l-âlî) Hazretlerinin eserlerindeki gaybî ve mânevî ihbar, bu biçareyi öyle bir hale getirdi ki, tariften âcizim. Ruhaniyetlerindeki celâlet ve azamet karşısında avuç içinde sıkılan bir top hamur ne hale girerse, bu biçare de öyle oldum. Birşey düşünemez, sersem, âdeta meyyit-i müteharrik bir hale geldim. Günlerden beri zihnim ve bütün havassım, hemen tamamen bu harika eserle meşgul. Bu hâlette iken, istidadımın fevkinde şöyle birkaç beyit kalbime ve kalemime geldi. Kaidesine uygun olarak düzeltemedim. Müşfik Üstadımın aflarına istinaden yazıyorum. Tashihi, Üstadıma ve hablullaha yapışan kardeşlerime bırakıyorum.

Hulûsi bak gaybî ihbarnameye,
Gör Üstadım neler izhar eylemiş
Kitab-ı Sinan'dan edip tefe'ül,
Hakka ki kerâmet ibrâz eylemiş.
"Ümmî Alîm"le HAŞİYE "Sinan-ı Ümmî"de,
Hesâb-ı ebcedle var mutabakat.
Görünür bakılınca bu tarikle,
Esmâ-i Üstadla tam münasebet.
Hakkıyla hâdimü'l-Kur'ân'dır Üstad,
İspata kâfidir bu muvafakat.
Hayret-bahş esrara vâkıftır bu zât,
İhvâna deriz haber-i beşâret.

Sekiz yüz sene evvelinden görmüş,
Hâdimü'l-Furkan Bediüzzaman'ı
Habib-i Hudâ hem de Gavs-ı Âzam,
Sultan-ı evliya Şâh-ı Geylânî.
Büyük bir hüsn-ü zan eyle, Üstadım
Seni Kur'ân hâdimi eder add...
Kapan secde-i şükre, de, Hulûsi:
اِلٰهِى اَنْتَ رَبِّى وَاَنَا الْعَبْدُ 2
Bu âciz kulunu muvaffak eyle,
Hizmet-i Kur'ân'la şerefyâb eyle.
Hizbü'l-Kur'ân'dan ayırma tâ ebed,
Bu âsi kuluna merhamet eyle...
Üstadım Said Nursî'den ol râzı,
بِحُرْمَةِ حَبِيبِكَ الرَّاضِىِّ الْمَرْضِىِّ 3

Evliya sultânı Abdülkadir'in,
Himmetin eksiltme bizden İlâhî.
İhbarname-i gaybın izhârının,
Gönül istedi yazmak tarihini.
Yüz bin hamd ü şükret Hakka, Hulûsi
Sana Üstaddır Molla Said Nursî.

Uhrevî kardeşiniz Hulûsi

1) Allah'ım, Nebiyy-i Ümmî olan Habîbin Muhammed'in (a.s.m.) hürmetine, arzumuzu ve üstadımız Said Nursî'nin maksudunu gerçekleştir.
2) Allah'ım, Sen benim Rabbimsin; ben ise ancak Senin bir kulunum.
3) O Senden, Sen Ondan râzı olan habîbinin hürmetine.

Haşiye: (Ümmî ey alîm) tarzında okunduğuna göre.