Hıçkırık geliyor nefesini tut!

Hıçkırık geliyor nefesini tut!

Pek çoğumuz gün içinde aniden hıçkırmaya başlayabiliriz.

Nefesimizi tutar, su içerek bu durumdan kurtulmaya çalışırız. Ancak sebepsiz sanılan hıçkırıklar akciğer ve kalp gibi organlardaki bir hastalığın habercisi olabilir.

Begüm Çelikkol'un haberi;

Dr. Birsel Kavaklı, 'Hıçkırık, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ve diyafram adı verilen kasın istem dışı kasılmasını takiben ses tellerinin bulunduğu gırtlak bölgesinin aniden kapanmasıyla oluşur ve bu sırada bir 'hık' sesi duyulur. Dakikada 10-30 kez tekrarlayabilen bu kasılmalar diyaframdan başka kaburgalar arasındaki kaslarda da saptanabilir' dedi.

Prof. Dr. Kavaklı, şöyle devam etti: Hıçkırık bazen günlerce-haftalarca kesilmeyip, hastayı ciddi şekilde rahatsız edebilir ve önemli bir hastalığın belirtisi de olabilir. Uzun süreli hıçkırıklar hastanın yemek yemesini, uykusunu, konuşmasını etkiler. Cerrahi girişim sırasında ve sonrasında ortaya çıkan hıçkırıklar da çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Hıçkırığın merkez sinir sistemi hastalıklarından mide hastalıklarına kadar çok farklı nedenleri olabilir Hıçkırık; menenjit, beyin içi kanama, beyin tümörleri ve beyindeki yaşlılıkla ilgili değişiklikler gibi merkezi sinir sistemini ilgilendiren hastalıkların bir bulgusu olabilir. Reflü hastalarında hıçkırık da olabilir. Sadece hıçkırık şikayetiyle doktora başvuran hastalar da olmaktadır. Bu kişiler uzun süre hıçkırık nöbetine tutulur ve başka reflü hastalığı belirtisi de göstermez. Bu hastaların reflüsü tedavi edildiği zaman hıçkırık da geçer. Herkesi zaman zaman hıçkırık tutabilir ama reflüsü olan hastalarda daha sık ve uzun süreli görülür.

Akciğer kanseri belirtisi de olabilir

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 'Akciğer kanseri komşuluk yoluyla ya da lenf düğümlerini büyüterek çeşitli belirtilere neden olur. Ses kısıklığı, hıçkırık, yutma güçlüğü, göğsün üst kısımlarında kızarma, boyun damarlarının genişlemesi bunların başlıcalarıdır' dedi.

Hızlı yemeyin aşırı gülmeyin

Soluk elden geldiğince tutularak, diyafram yanıltılır ve yeniden normal soluklanma ritmine dönmesi sağlanır.

Buzlu su, limon suyu veya sirke içmekle, gırtlaktaki glottis spazmı çözülebilir.

Buruna karabiber çekilince hapşırık ardından gelen soluklanma, diyaframı etkiler yeniden normal soluklanma ritmine dönülmesini sağlar.

2-3 adet kesme şeker veya 1 kahve kaşığı tuz yemek de olumlu sonuç verebilir.

Aç karnına birkaç karanfil çiğnemek, özellikle yaşlılarda iyi sonuç verir.

Meşrubatlar kesinlikle şişeden içilmemelidir. Aşırı gülmekten hızlı yemektenkaçınılmalıdır.

Boyundaki karotis damarına hekim tarafından masaj yapılması da denebilir. Geçmediği takdirde hekime başvurulmalıdır.

Bir türlü gitmeyen hıçkırık için sakinleştiriciler, kas gevşeticiler gibi çeşitli ilaçlar etkili olabilir.

Yeni Şafak