Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Herkes iyilik adına cinayet işlerse!

A+A-

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Türkiye'de her şey sarpa sarıyor!..

Konya'da üniversiteye hazırlanan bir genç tartıştığı/dövüldüğü iddia edilen bir kadını kurtarmak isterken; adamla tartışıp kaçarken düşüyor, sağ elindeki açık bıçak, elini kesmek yerine sol arkasındaki adamın kalbine saplanıyor!

Tüm tv'ler, medya bu müthiş seyirlik denize balıklama atlıyor; sörfler, şovlar, kahramanlık efsaneleri birbirine karışıyor!

Tam bir; beni milletime iyi anlatın kahraman bellesinler durumu!

***

Kadın cinayetleri kökü çok derinlerde ve toplumu sarsan bir deprem.

Acı mı acı, kötü mü kötü. Amma sorumlular, ilgililer çözümden, çareden çok; taraftarlık ve kalıplar üzerinden işi götürüyor.

Lise sosyoloji kitabının girişinde kanun gibi bir cümle vardı: Hiçbir sosyal olay tek sebeple açıklanamaz.

Bu cümleyi 45 yıldır unutmam ve uygularım.
Hiçbir sosyal olay tek bir sebeple oluşmaz.

Kadir Şeker cinayeti sosyal bir facia ve cinayet.

Şimdi soralım:

1- Kadir Şeker'in yolcu gibi ordan geçtiğine dair bir kayıt, bir ispat var mı?

2- Maktul ile eşi/sevgilisi tartışıyor muydu yoksa adam dövüyor muydu?

3- Dövüyor olsa bile: Şeker neden polis acili aramadı! Polis acil Türkiye'nin her yerinde en hızlı müdahele eden güvenlik gücü. Çağıran bilir.

4- Tartışıp geri döndüğü doğru mu?

Maktulün 19 suçu var mı, medya bunu gördü mü? Öyleyse bu dosyalar niye açıklanmıyor?

5- Tabii ki ortada bir yardım, bir iyilik iddiası var. Ama herkes iyilik edeceğim derken suç işleyip bizdeki gibi kahraman muamelesi görürse evin yolunu nasıl buluruz?

6- Maktul öldürülürken; bir yakını arkadaşı orda olsaydı durum ne olurdu?

7- Şimdi kahramanlaştırılan Kadir insanlara ve gençlere rol medel olursa; bu seri cinayetlerin önünü kim alır? (Çoğunlukla bu tür olaylar seri ve bulaşıcı.)

8- Hakim medyaya göre; kadir hem hakim, hem savcı, hem avukat, hem kahraman olarak; kadına şiddetin namusunu temizledi. Bundan sonra melek yüzlü yiğit Kadirler bu işi yapmaya devam mı edecek?

9- Özellikle başta Konya Baro Başkanı; kendi kardeşi öyle öldürülseydi; aynı pervasız tarafçı açıklamayı yine yapar mıydı?

10- Toplumda şiddet anaforu gittikçe ivme kazanırken; yönetici sosyolog ve psikologlar niye susuyor?

11- Bu şekilde iyilik adına şiddet ve zanlıyı kendiliğinden cezalandırma; her sorunda oluşur, medyaca alkışlanırsa; ülkemiz saldırganlar cehennemine dönmez mi?

12- O zaman mahkeme bilirkişi, keşif avukat, polis ne iş yapar neye yarar?

13- 20 yaşındaki altın kalpli doktor adayı kahraman çocuk; bu şartlarda adil yargılanabilir mi?
Hakim; toplum, medya baskısı altında nasıl adil yargılayabilir?

14- İndirim, hafifletici sebep, kasıtsızlık, tahrik hepsi varsa uygulanabilir. Amma kahraman  yapılan bir cani, niye cezasız kalıp, masum öğrenci çocuk muamelesi görsün.

En basitinden olayı tersine çevirelim; 

Kadir veya kardeşi; eşi/ partneriyle tartışırken bunları gören biri polise haber vermek yerine onları öldürseydi; Kadir'in ailesi bunu kabul eder miydi?

İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batıralım!

15- Bu tip olaylar sonuç itibariyle toplumsal bir deney, bir test hükmündedir. Bu test yarın tüm ülkede denenirse bu faciaya kim dur diyecek?

*** 

İktidar İstanbul Sözleşmesi'yle milletin başına bir büyük bela sardı. Dindarların çığlıklarına da kulak tıkıyor!

Zina ve her türlü çarpık ilişkiyi meşru görüyor.

Akit tv'deki açık oturumlarda vurgulandığı üzere milyonlarca avro dolar destek geliyor(muş)!

12/15 yaşında ilişki serbest 17'sinde nikahlı ilişki yasak ve hapsetmek; köpeği salıp taşları bağlamaya benzemiyor mu?

Son olarak adalet yerini bulsun, suçlu cezasını çeksin. Hafifletici varsa uygulansın.

Amma uzaktan görülen bir tartışma veya şiddet üzerinden bir cinayet kutsallaşmasın.

12 yaşında baklava çalanın ceza gördüğü bir toplumda; 20 yaşındaki reşit insan, melek/ kahraman/ şeker çocuk havasına sokulmasın!

Ucuz şakşakçılar bu öldürmeyi en sevdikleri üstünden düşünsün.
 
Bu iş son tahlide asayiş ve hukuku vurur.

Hükümeti, iktidarı vurur!

Devlet iletişim sorumlularına; ihtilal önceleri bu ülkede ne provakasyonlar yapıldığını mercek altına almalarını tavsiye ederim.

12 Eylül 1980 İhtilali'nin olgunlaşması için bir yıl kan dökülmesini seyreden generallerin ülkesi bura. General Bedrettin Demirel'in bu itirafını iyi analiz edelim.

Anlayana sivrisinek saz.

"Öyle bir bela ve musibetten çekinin ki; geldiği zaman zalim masum ayırt etmez." Enfal S.26

Ayrıca; bu zulümlere; kimi bizzat katılarak, kimi lüzumlu/şart görerek kimi de; fikren/iltihak ederek müstehak hale gelir kimse tertemiz kalmaz. (Bediüzzaman Said Nursi)

Hz. İsa'nın (as) dediği gibi: "ilk taşı hiç günah işlemeyen atsın!"

"Başınıza gelen ellerinizle işlediğiniz kötülükler yüzünden" ayeti tecelli etmesin!

Türkiye'min en tepeden en tabana; yataydan dikeye tüm maddi/ manevi sorumlularına sesleniyorum; kova dis?/ gidişat nereye?

Çanlar kimin için çalıyor!...

NOT: Bir önceki yazımla ilgili Kızılay'dan geri dönüş oldu, bunun için teşekkürler. Yazıda "sıcak yemek dağıtım vidyoso" vurgusu vardı. Kızılay bir çok link gönderdi. Ama hiçbirinde istediğim görüntü yoktu.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
5 Yorum