Her dört kadından biri şiddet mağduru!

Her dört kadından biri şiddet mağduru!

Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet her geçen gün artıyor.

Bu kadınlara kucak açan kadın sığınma evlerinin doluluk oranı ise yüzde 100'e ulaştı. Türkiye genelinde sadece 52 kadın sığınma evi bulunurken, 50 ilde herhangi bir sığınma evi yok.

Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet her geçen gün artıyor. Yapılan araştırmalar kadınların neredeyse dörtte birinin şiddet mağduru olduğunu ortaya koyuyor. Türk Tabipleri Birliği'nin araştırmasına göre, bu yılın ilk 7 ayında 226 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü; 478 kadının tecavüze, 722 kadın tacize uğradığı; 6 bin 423 kadın ise aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvurduğu ortaya çıktı.

Cinayetler yüzde 1400 arttı

Son 7 yılda kadın cinayetlerindeki artış yüzde 1400'e ulaşırken aynı verilere göre kadına yönelik cinsel saldırı suçlarında ise son 5 yılda yüzde 30 artış meydana geldiği vurgulandı. Herhangi bir şekilde şiddete maruz kalan binlerce kadın şikâyette bulunmak ya da sığınmak için müracaat ediyor. Ancak ne yasalar ne de mevcut sığınma evleri bu taleplere karşılık veremiyor. Yerel yönetimler yasasının 12. Maddesi'ne göre, nüfusu 50 bin olan yerlerde kadın sığınma evi kurulmalı denirken İnsan Hakları Anlaşması'na göre her 7500 kadın ve genç kızın yaşadığı yerde kadın sığınma evi açılması gerektiği vurgulanıyor.

50 ilde sığınma evi yok

Resmi rakamlara göre, Türkiye genelinde 38'i devlet kurumlarına 14'ü özele ait olmak üzere toplamda 52 kadın sığınma evi bulunuyor. Buna rağmen Türkiye'nin toplam 50 ilinde kadın sığınma evi yok. Mevcut kadın sığınma evleri ise yetersiz kalıyor. Her sığınma evinde ortalama 30 kişi kalabiliyor. Doluluk oranının yüzde 100'e ulaştığı bu evlerde mağdurlara yeterli ölçüde yardımcı olma noktasında sıkıntı yaşanıyor.

Yerinde koruma  sistemi getirilmeli

AK Parti İstanbul Milletvekili ve İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi (İKAM) Kurucu Başkanı Alev Dedegil, kadın sığınma evlerinin sayısının ve kontenjanlarının artırılması gerektiğini söyledi. Ancak buna paralel olarak yerinde koruma sisteminin de getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dedegil, "Bu konuda Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü şiddetle mücadele eylem planı hazırladı. Bu plana destek vermeliyiz" dedi. Dedegil, hükümetin bu konudaki çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Dedegil ayrıca, belediyelerin işletme konusunda yaşadıkları endişelerden dolayı sığınma evi açmakta sorun yaşadıklarını aktardı.

Sayı artarsa birçok cinayetin önüne geçilir

"Ülkemizde yeteri kadar kadın sığınma evi olmuş olsaydı birçok cinayetin, intiharın önüne geçilmiş olurdu" diyen Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan, ev sayısının ve mevcut kapasitelerin acilen artırılmadı gerektiğine söyledi. Bulan şöyle devam etti: "Duygusal, fiziksel cinsel şiddetten dolayı bazı kadınlar akıl ruh sağlığını bile yitirmiş. Bazıları gerekli yardımı alamadıklarından dolayı ne yazık ki sokaklara, fuhuşa sürüklendi. Kimi öldürülmektedir kimi de sakat bırakılmakta." Bulan sorunu daha önce başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere bakanlara ve mülki amirlere defalarca ilettiklerini söyledi.

Belediyeler 3+3 şeklinde uyguluyor

Belediyeye ait sığınma evlerinde ilk etapta 3 ay süreliğine alınan mağdur kadının, eğer sorunu çözümlenememişse kalma süresi bir 3 ay daha uzatılabiliyor. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı sığınma evlerinde ise 3 aydan sonra ikinci 3 ayda da mağdurun eve ihtiyacı devam ederse, SHÇEK Genel Müdürlüğü onayıyla bir üç ay daha kalma süresi uzatılabiliyor.
Bugün / Nesrullah Sonay