Her 100 kişiden birinin sorunu

Her 100 kişiden birinin sorunu

Ekmekten dondurmaya yağdan meyveye yüzlerce yiyecekten uzak durulması gereken bir hastalık Çölyak.

Üstelik çok yaygın. Günümüzde her yüz kişiden birinin sorunu haline gelen çölyak hastalığının nedeni, yiyeceklerin içinde bulunan gluten maddesi.

Sebepsiz yere şişkinlik, karın ağrısı, deri döküntüsü, mide bulantısı, kemik erimesi ya da gelişme geriliği. Birbirinden çok farklı olan bu belirtiler alakasız gibi dursalar da çölyak hastalığının habercisi olabiliyor. Bu şikayetlerden birinin bile yaşanıyor olması mutlaka çölyak açısından değerlendirilmeyi gerektiriyor. Çünkü hastalar çoğu zaman belirtilerin hepsini bir arada yaşamıyor. Tanı konulamadığı için gerekli tedavi yapılmadığı takdirde ise ölüme bile neden olabiliyor.

Çölyak hastalığına yol açan en önemli neden, pek çok yiyecekte bulunan gluten maddesinin vücut tarafından tolere edilememesi. Bu durum, basit bir kan tahlili ile anlaşılabiliyor. Kan tahlilinde bir takım antikorların pozitif çıkması durumunda ise bir sonraki aşama, endoskopi oluyor. Çölyak hastalığının kesin tanısı endoskopi sırasında alınan biyopsinin patolojiye gönderilmesi ile ortaya çıkıyor. Patoloji sonucunda çölyak hastası olduğu kesinleşen kişinin de tedavi için mutlaka glutensiz yaşama alışması gerekiyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Özdal Ersoy, hastalıkla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

100 KİŞİDEN BİRİ ÇÖLYAK HASTASI

10 yıl öncesine kadar 250 kişiden birinde rastlanan çölyak hastalığı günümüzde 100 kişiden birinde görülüyor. Bu artışın en önemli sebebi ise hastalığın eskiye oranla çok daha iyi biliniyor ve doktorlar tarafından tanı koyulabiliyor olması.

GLUTEN MİKTARININ ARTMASI ÇÖLYAK HASTALIĞINI TETİKLEYEBİLİYOR

Genetik bir hastalık olan çölyak, her yaşta ortaya çıkabiliyor. Glutene karşı duyarlılığı olmadığını düşünen birinde çevresel faktörlerin etkisiyle aniden çölyak ortaya çıkabiliyor. Beslenme düzeni nedeniyle yoğun gluten almak bu hastalığın tetiklenmesinde çok önemli bir etken.

ÇOCUKLARDA TANI DAHA KOLAY KONULUYOR

Çölyak her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalık. Ancak çocukluk çağında çölyak tanısı koymak çok daha kolay. Sebepsiz karın ağrısı, alerji, inatçı kusma, deri döküntüsü, tedaviye rağmen düzelmeyen kansızlık ve gelişme geriliği gibi belirtiler çölyak hastalığının göstergesi olabiliyor. Ancak erişkinlerde tanının koyulması çocuklardaki kadar kolay olmuyor. Çünkü yetişkinlerde bu belirtilerden sadece biri de görülebiliyor.

ANNE SÜTÜ KORUYUCU

Bebeklerin ilk 6 ay mutlaka sadece anne sütüyle beslenmeleri, 1 yaşına kadar da kesinlikle inek sütü içmemeleri gerekiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki anne sütüyle beslenmeyip erken dönemde inek sütüyle tanışan çocuklarda çölyak görülme riski çok daha fazla. Anne sütünde çölyak hastalığına karşı koruyucu maddeler bulunuyor. Bu nedenle ileriki nesillerin çölyak hastalığına yakalanma ihtimalini düşürmek için ilk 6 ay anne sütü vermek, unlu gıdalara mümkün olduğunca 6 aydan önce başlamamak, 6 ay sonrasında ise anne sütü yeterli değilse ona en yakın olan keçi sütüyle bebeği beslemek gerekiyor. Bu sayede çocuklarda çölyak hastalığına karşı çok iyi bir bağışıklık sistemi oluşabiliyor.

TEK TEDAVİSİ DİYET

Hastaların hayatından glutenli ürünler çıkartıldığında iki hafta içerisinde bağırsaklarda iyileşme görülmeye başlanıyor. Ancak bu durum tüm çölyak hastalarında bu kadar hızlı olamayabiliyor. Bu hastalarda iyileşme diyete rağmen 1 yıla kadar uzayabiliyor. Ayrıca diyetin yanı sıra kansızlık veya vitamin eksikliği saptanan hastalara demir ve vitamin takviyeleri de birkaç ay yapılabiliyor. Çölyak hastası olanların mutlaka glutensiz ürünlerin tercih etmeleri gerekiyor. Çölyaklı çocukların da mutlaka anneleri ve öğretmenlerinin glutensiz hayatı öğrenmeleri ve bu durumu çocuğa aktarmaları gerekiyor.

ÇÖLYAK HASTALARI NE YİYEBİLİR?

-Mısır, mısır ununda yapılmış mısır ekmeği (karma unlarla da mısır ekmeği satıldığı unutulmamalı.)

-Beyaz peynir

-Her türlü sebze ve meyve

-Yağ, bal, reçel

-Pirinç pilavı

-Patates, Soya fasulyesi

-Her türlü bakliyat ve bakliyat unları (bezelye unu gibi)

-Ev yoğurdu (hazır yoğurtlarda gluten olabilir, etiketleri iyi okunmalı.)

-Marketlerde satılan glutensiz gıdalar (sakız, çikolata, sirke, mayonez, ketçap, dondurma, şeker gibi çok tüketilen ürünlerde gluten olabilir, içerik etiketlerine dikkatlice bakılmalı)

Yeni Şafak