Hz Musa’ya (AS) Gelen Tevrat

Kutsal Metinlerin Aydınlatıcı Mahiyeti ve Kutsal Olmayan Metinlerin Karanlık Yapısı-4

Peygamberlere Gelen Mukaddes Kitaplar

1-Hz Musa’ya (AS) Gelen Tevrat:

Mukaddes kitaplardan birisi olan Tevrat’ın giriş kısmı olan “Tekvin (Yaratılış) Kitabı” nın 1. Bâb’ı şu şekildedir:

“Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı. 2 Ve yer ıssız ve boştu; ve enginin yüzü üzerinde karanlık vardı; ve Allah’ın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu. 3 Ve Allah dedi: Işık olsun; ve ışık oldu. 4 Ve Allah ışığın iyi olduğunu gördü; ve Allah ışığı karanlıktan ayırdı. 5 Ve Allah ışığa Gündüz, ve karanlığa Gece, dedi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, bir gün.

6 Ve Allah dedi: Suların ortasında kubbe olsun, ve suları sulardan ayırsın. 7 Ve Allah kubbeyi yaptı, ve kubbe altında olan suları, kubbe üzerinde olan sulardan ayırdı; ve böyle oldu. 8 Ve Allah kubbeye Gök, dedi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, ikinci gün.

9 Ve Allah dedi: Gök altındaki sular bir yere biriksin, ve kuru toprak görünsün; ve böyle oldu. 10 Ve Allah kuru toprağa Yer, dedi; ve suların birikintisine Denizler, dedi; ve Allah iyi olduğunu gördü. 11 Ve Allah dedi: Yer ot, tohum veren sebze, ve yer üzerinde tohumu kendisinde olup cinslerine göre meyva veren ağaçlar hasıl etsin; ve böyle oldu. 12 Ve yer ot, cinslerine göre tohum veren sebze, ve tohumu kendisinde olup cinslerine göre meyva veren ağaçlar çıkardı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 13 Ve akşam oldu ve sabah oldu, üçüncü gün.

14 Ve Allah dedi: Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbesinde ışıklar olsun; ve alâmetler için, ve vakitler için, ve günler ve seneler için olsunlar; 15 ve yer üzerine ışık vermek için gök kubbesinde ışıklar olarak bulunsunlar; ve böyle oldu. 16 Ve Allah, daha büyük olan ışık gündüze hükmetmek için, ve küçüğünü geceye hükmetmek için, iki büyük ışık yaptı; yıldızları da yaptı. 17 Ve yer üzerine ışık vermek, ve gündüze ve geceye hükmetmek, ve ışığı karanlıktan ayırmak için, 18 Allah onları göklerin kubbesine koydu; ve Allah iyi olduğunu gördü. 19 Ve akşam oldu ve sabah oldu, dördüncü gün.

20 Ve Allah dedi: Sular canlı mahlûkların sürülerile kaynaşsın, ve yerin üstünde, gökler kubbesinin yüzünde kuşlar uçsunlar. 21 Ve Allah büyük deniz canavarlarını, ve suların kendilerile kaynaştığı cinslerine göre hareket eden her canlı mahlûku, ve cinsine göre her kanatlı kuşu yarattı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 22 Ve Allah: Semereli olun, ve çoğalın, ve denizlerde suları doldurun, ve karada kuşlar çoğalsın, diyerek onları mubarek kıldı. 23 Ve akşam oldu ve sabah oldu, beşinci gün.

24 Ve Allah dedi: Yer, cinslerine göre canlı mahlûkları, sığırları, ve sürünen şeyleri, ve cinslerine göre yerin hayvanlarını çıkarsın; ve böyle oldu. 25 Ve Allah yerin hayvanlarını cinslerine göre, ve sığırları cinslerine göre, ve toprakta sürünen her şeyi cinsine göre yaptı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 26 Ve Allah dedi; Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve sığırlara, ve bütün yeryüzüne, ve yerde sürünen her şeye hâkim olsun. 27 Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah’ın suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı. 28 Ve Allah onları mubarek kıldı; ve Allah onlara dedi: Semereli olun, ve çoğalın, ve yeryüzünü doldurun, ve onu tabi kılın; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve yer üzerinde hareket eden her canlı şeye hâkim olun. 29 Ve Allah dedi: İşte, bütün yeryüzü üzerinde olup tohum veren her sebzeyi, ve kendisinde ağaç meyvası olup tohum veren her ağacı size verdim; size yiyecek olacaktır; 30 ve yerin her hayvanına, ve göklerin her kuşuna, ve kendisinde hayat nefesi olup yeryüzünde sürünen her şeye, bütün yeşil otu yiyecek olarak verdim; ve böyle oldu. 31 Ve Allah yaptığı her şeyi gördü, ve işte, çok iyi idi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, altıncı gün.

Metnin tahlili:

“Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı. 2 Ve yer ıssız ve boştu; ve enginin yüzü üzerinde karanlık vardı; ve Allah’ın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu. 3 Ve Allah dedi: Işık olsun; ve ışık oldu. 4 Ve Allah ışığın iyi olduğunu gördü; ve Allah ışığı karanlıktan ayırdı. 5 Ve Allah ışığa Gündüz ve karanlığa Gece, dedi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, bir gün.

6 Ve Allah dedi: Suların ortasında kubbe olsun, ve suları sulardan ayırsın. 7 Ve Allah kubbeyi yaptı, ve kubbe altında olan suları, kubbe üzerinde olan sulardan ayırdı; ve böyle oldu. 8 Ve Allah kubbeye Gök, dedi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, ikinci gün.

[“Kubbe üzerinde olan sular” dan maksat, bir deniz kadar su kütlesi taşıyan atmosferdeki su buharı ve suyun anası olan hidrojen gazıdır. Arkadaki silsileye dikkat edilirse yeryüzünün teşekkülünde dünyayı kuşatan gazlardan meydana gelen atmosfer, güneşten kopan bir ateş topu mahiyetinde olan ateş kürenin yüzeyinin donmasına ve toprak kürenin meydana gelmesine vesile olmuştur. Kur’anda da bu vurgu bulunmaktadır. Atmosfer yeryüzündeki serinliğin, magmanın donması ve kayaların oluşmasının en etkin sebebidir. Kayalardan sonra toprak tabakalarının teşekkülünde de atmosferin ve atmosferik olaylar olan yağmur, dolu, kar gibi olayların etkin bir rolü olduğu net olarak görünmektedir.]

9 Ve Allah dedi: Gök altındaki sular bir yere biriksin, ve kuru toprak görünsün; ve böyle oldu. 10 Ve Allah kuru toprağa Yer, dedi; ve suların birikintisine Denizler, dedi; ve Allah iyi olduğunu gördü. 11

[Buradaki silsile, belli bir süre bütün dünyanın suküre altında kaldığını, sonrasında Kur’an’ın ifadesiyle yerkürenin “bast” (magmanın donma faaliyetinin doğu-batı şeklinde yayılması ve genişlemesi) ve “temdid” (magmanın donma faaliyetiniz kuzey-güney şeklinde gerçekleşmesi ve toprak kürenin uzaması); “hafd” (taşküredeki alçalma) ve “ref’” ( taşküredeki yükselme) manasında “orojenez” ve “epirojenez” ler şeklinde faaliyetlere mazhar olduğunu, bu şekilde kıtalar ve okyanuslar oluştuğunu ifade ediyor. Bkz. Hicr suresi, Ra’d suresi ve ilgili diğer sureler…]

Ve Allah dedi: Yer ot, tohum veren sebze, ve yer üzerinde tohumu kendisinde olup cinslerine göre meyva veren ağaçlar hasıl etsin; ve böyle oldu. 12 Ve yer ot, cinslerine göre tohum veren sebze, ve tohumu kendisinde olup cinslerine göre meyva veren ağaçlar çıkardı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 13 Ve akşam oldu ve sabah oldu, üçüncü gün.

[Bu âyetler, yaratılışın bir genetik bir birikim ve gelişimle değil sabit bir genetik ortak yapı ve kanunlarla başlayıp devam ettiğini bildirmektedir. “Cins” tabiri, mantık ilminde bir nev’in bütün fertlerinde bulunan zâtî özelliktir ve değişmez. Değişen bir özellik mantık bilimine göre ârızî olur, bazı fertlerde görünmezler. Oysa türü tür yapan ondaki zâtî özellikler ve kanunlardır. Canlılık, üreme faaliyetleriyle devam edip yer yüzüne yayıldığından zaman içinde bu özellikleri kazanan bir yapıda olması biyolojik, fizyolojik ve mantıksal açıdan imkansızdır. Bu durum da göstermektedir, yaratılış sabit değişmez genetik kod ve hakikatlerle başlamış ve günümüze kadar kesintisiz olarak devam etmiştir. Üç yüz altmış milyon yıldan daha uzun ömürlü eğrelti otlarının genetik silsilesinin kesintisiz akışında gördüğümüz üzere… Ayrıca metne dikkat edilirse önce otların, sonra sebzelerin, sonra meyveli ağaçların yaratıldığı değişmez bir sıra ile vurgulanıyor. Yani önce tek yıllık “tohum” lu bitkiler, sonra uzun ömürlü “çekirdek”li ağaçlar yeryüzünde yaratılmış ve toprakküre üzerinde istila edici bir üreme ile yayılmışlardır.]

14 Ve Allah dedi: Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbesinde ışıklar olsun; ve alâmetler için, ve vakitler için, ve günler ve seneler için olsunlar; 15 ve yer üzerine ışık vermek için gök kubbesinde ışıklar olarak bulunsunlar; ve böyle oldu. 16 Ve Allah, daha büyük olan ışık gündüze hükmetmek için, ve küçüğünü geceye hükmetmek için, iki büyük ışık yaptı; yıldızları da yaptı. 17 Ve yer üzerine ışık vermek, ve gündüze ve geceye hükmetmek, ve ışığı karanlıktan ayırmak için, 18 Allah onları göklerin kubbesine koydu; ve Allah iyi olduğunu gördü. 19 Ve akşam oldu ve sabah oldu, dördüncü gün.

20 Ve Allah dedi: Sular canlı mahlûkların sürülerile kaynaşsın, ve yerin üstünde, gökler kubbesinin yüzünde kuşlar uçsunlar. 21 Ve Allah büyük deniz canavarlarını, ve suların kendilerile kaynaştığı cinslerine göre hareket eden her canlı mahlûku, ve cinsine göre her kanatlı kuşu yarattı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 22 Ve Allah: Semereli olun, ve çoğalın, ve denizlerde suları doldurun, ve karada kuşlar çoğalsın, diyerek onları mubarek kıldı. 23 Ve akşam oldu ve sabah oldu, beşinci gün.

[“Deniz canavarları” ibaresinden maksat okyanuslar âleminin köpekbalıkları, katil balinalar, dev denizanaları ve dev ahtapotlarıdır. Bu dev boyutlu canlılar, Tevrat indiği dönemde çok azı bilinen canlılardı. Bu çerçevede bu âyet, ilmî bir mucize ve Yüce Sanatkâr’ın, bir sanat eserleri galerisi olan okyanuslardaki Kendi harikulade sanat eserlerini bildirmesidir.]

24 Ve Allah dedi: Yer, cinslerine göre canlı mahlûkları, sığırları, ve sürünen şeyleri, ve cinslerine göre yerin hayvanlarını çıkarsın; ve böyle oldu. 25 Ve Allah yerin hayvanlarını cinslerine göre, ve sığırları cinslerine göre, ve toprakta sürünen her şeyi cinsine göre yaptı; ve Allah iyi olduğunu gördü. 26 Ve Allah dedi; Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve sığırlara, ve bütün yeryüzüne, ve yerde sürünen her şeye hâkim olsun. 27 Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah’ın suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı. 28 Ve Allah onları mubarek kıldı; ve Allah onlara dedi: Semereli olun, ve çoğalın, ve yeryüzünü doldurun, ve onu tabi kılın; ve denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve yer üzerinde hareket eden her canlı şeye hâkim olun. 29 Ve Allah dedi: İşte, bütün yeryüzü üzerinde olup tohum veren her sebzeyi, ve kendisinde ağaç meyvası olup tohum veren her ağacı size verdim; size yiyecek olacaktır; 30 ve yerin her hayvanına, ve göklerin her kuşuna, ve kendisinde hayat nefesi olup yeryüzünde sürünen her şeye, bütün yeşil otu yiyecek olarak verdim; ve böyle oldu. 31 Ve Allah yaptığı her şeyi gördü, ve işte, çok iyi idi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, altıncı gün.

(Devam edecek)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.