Düşünce Okulu'nda ‘öteki’ algısı konuşuldu

Düşünce Okulu'nda ‘öteki’ algısı konuşuldu

Kentel'in katılımıyla “Osmanlı'dan Cumhuriyet'e ‘Öteki’ Algısı” başlıklı kavram atölyesi gerçekleştirildi

Mustafa Orak’ın haberi:

İstanbul Düşünce Okulu'nun, Şehir Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ferhat Kentel'in katılımıyla gerçekleştirdiği “Osmanlı'dan Cumhuriyet'e ‘Öteki’ Algısı” başlıklı kavram atölyesi gerçekleştirildi.

Kavram atölyesinin birinci bölümünde Ferhat Kentel konuyla ilgili sunumunu yaptı. İkinci bölümde ise katılımcılar soru ve yorumlarıyla karşılıklı müzakere içinde kavram tartışmasına dahil oldular.

“Öteki olanı sakat olarak algılarlar”

Etnik, dini, kültürel farklılıkların ‘öteki’leşmesini; dolayısıyla düşman olarak algılanmasını ‘sakat’lık metaforuyla açıklayan Kentel’e göre, idealize edilen kimlikler kendilerinden olmayanları ‘sakat’ olarak algılar ve arka mahallelere hapsetmek ister.

Osmanlı’da ‘öteki’ tanımlanmış normlar içinde tanınan kimliklerken, Cumhuriyet döneminde ‘öteki’nin kötü örnek formuna dönüştüğünün altı çizildi.

Konuyla ilgili Risale-i Nur Külliyatı’ndan derlenen ve katılımcılarla paylaşılan metin üzerinden süren müzakere, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi ve dayanışmaya vesile olması gerektiği vurgusuyla sona erdi.

Atölye çalışmasında öne çıkan başlıklardan bazıları şunlar:

- Osmanlıda öteki anlamlıdır. Sosyal normlarla tanımlanmış, tanınan bir öteki vardır.

- Cumhuriyetle birlikte öteki, cumhuriyetin inşa ettiği kimlik için kötü örnektir.

- Turhan Selçuk'un Abdülcambaz'ı dönemsel olarak öteki prototipidir.

- Kızılay'a takım elbisesiz alınmayan köylüler cumhuriyette ötekiyi temsil eder. Prototip dışında kalan "gerilik" olarak tanımlanmıştır.

- Köylü cumhuriyetin kutsalıyla çelişen "sakat"tır. Kalkınma-sanayi hamlesine katılmaması onu öteki kılmıştır.

- Militarizm öteki olmanın sınırlarını çizer. Eğitim ordusu da prototipleştirmede aynı işleve sahiptir.

- En diyaloga açık demokrat kesimlerin bile ötekileri var. Kendi kimliğimizi başkası üzerinden inşa ediyoruz.

- İslamcılar 28 Şubattan sonra öteki olmaktan çıktı. Ekonomik olarak kendilerini kabul ettirdiler. Kürtler öteki kaldı.

- Siyasi kültürümüzde kendini ifade etmek için referanslara ihtiyaç var. Kürtler bugün en büyük anti-referans.

- İçerde düşman bittiğinde dış düşmanlarla öteki üretilir. Kimliği ayakta tutmak için yeniden kurgulanır.

- Öteki sadece toplumsal değildir. Bireysel olarak da kendi içimizdeki ötekiyi bastırır, kurguya uymaya çalışırız.

- Kurgu kimliği sahiplenenlerin ötekiye karşı nefreti, kendi içlerindeki ötekileri uyandırma ihtimalinden korktukları içindir.

 

İstanbul Düşünce Okulu?

İstanbul Düşünce Okulu, 5 Kasım 2011 tarihinde İstanbul’da, bir grup genç tarafından, ihtiyaç duyulan entelektüel üretimleri gerçekleştirmek ve şerh, izah, tanzim gibi vazifeleri ifa etmek gayesiyle kurulmuştur.

Tüm kurum ve organizasyon usullerinde meşveret-i meşruayı ilke olarak benimsemiştir.

Kur’an medeniyetinin ihyası ve ittihad-ı İslam’ın tesisi adına üretilecek düşüncelerin ifade edilebilmesi için özgürlükçü bir platform oluşturma gayretindedir.

İstanbul Düşünce Okulu’nun etkinliklerinden haberdar olmak ve yayınlarına ulaşmak için www.dusunceokulu.org adresini ziyaret edebilirsiniz.