Diyanet: İslam dünyasındaki cehalet ve ihtilaf...

Diyanet: İslam dünyasındaki cehalet ve ihtilaf...

"3.Afrika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi"ndeki konuşma

A+A-

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Selim Argun, medeniyetler arası problemler ve meydan okumaların olduğu gibi İslam medeniyeti içinde de sorunlar olduğunu belirterek, "Tefrika, ihtilaf, cehalet ve ulemanın sözünün tesir gücünü kaybetmesi üzerinde de düşünmemiz gereken en önemli hususlardan bir tanesidir." dedi.

Argun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün açılışını gerçekleştirdiği ve bugün devam eden "Afrika: Çıkarsız Dayanışma, İyilikte Yardımlaşma" konulu,"3.Afrika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde" bir konferans verdi.

Bugün İslam ümmetinin yeni meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Argun, hem sıcak çatışmalar hem de Keşmir'de, Filistin'de ve Myanmar'daki olayların, Müslümanların varlığını tehdit altında tuttuğunu belirtti.

İslam ümmeti mensuplarının bu yeni tehditler karşısında, strateji belirlemeleri gerektiğini vurgulayan Argun, "Teknoloji, uyuşturucu bağımlılığı ve özellikle Avrupa Kıtası'nda ve Kuzey Amerika'da yükselen aşırı sağcı söylem, İslamafobi ve şiddet sarmalına dönüşen İslam karşıtlığı karşısında, ümmetin uleması ne tür stratejiler belirleyecek? Bunların ciddi ciddi düşünülmesi gerekiyor." diye konuştu.

"Tefrika, ihtilaf, cehalet..."

Argun, şöyle devam etti:

"İslam ümmetinin büyük bir kısmı kendi topraklarında göç etmek niyetinde ve göç ediyor. Uluslararası göç, birinci derecede bizi, yani Müslümanları ilgilendiriyor. Sekülerleşme, dünyevileşme, dinden uzaklaşma ve ahlaksız dindarlık İslam ümmetinin önündeki diğer, büyük engellerdir. Medeniyetler arası problemler ve meydan okumalar olduğu gibi medeniyet içinde de problemlerimiz var. Tefrika, ihtilaf, cehalet ve ulemanın sözünün tesir gücünü kaybetmesi üzerinde de düşünmemiz gereken en önemli hususlardan bir tanesidir. Siyasi ve iktisadı istikrarsızlık Müslümanlarda baş gösteren ruhsal bezginlik ve en önemlisi de İslam ümmetinin gençlerinin, İslam medeniyetine olan bağlılıklarının, aidiyetlerini ve öz güvenlerini kaybetme tehlikesi, İslam ulemasının üzerinde durması gereken diğer hususlardır."

Beşeriyet tarihinde ortalama her 500 yılda bir, "Mehdilik düşüncesinin" yeniden insanlığın gündemine geldiğine dikkati çeken Argun, "Farklı dinlerden bu beklentiden kaynaklanan siyasi hesapların, askeri planların da gün yüzüne geldiğini görüyoruz." dedi.

"Kendimizi, yeniden formatlamamız gerekir"

"Alimlerin sözünün tesir gücünün kaybetmesi tehlikelidir" diyen Argun, "Maalesef bugün ulemanın ilmi, hikmet ehlinin hikmeti, toplayan, takip eden ama kendi nefsi hevesinin peşinde koşan insanlarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla bizler, bulunduğunuz coğrafyalarda ve zaman zaman bir araya geldiğimiz bu tür toplantılarda bu meselelerimizi zikretmemiz gerekiyor. İyi bir meydan okuma, bizler eskiden gençlere İslami anlatırken 'nasıl' sorusu üzerinde duruyorduk. Çocuklarımız bizlere 'nasıl' sorusu soruyordu. Ama yeni yetişen gençler, 'niçin' sorusunu soruyor. Dolayısıyla bizler, İslam'ın temel esaslarını 'nasılını' anlatırken 'niçinini' de anlatmak zorundayız. Kendimizi, buna göre yeniden formatlamamız gerekir. Özellikle de Batı dünyasında azınlık olarak yaşayan gençlerimiz, çocuklarımız, artık bizlere ibadetin nasıl olduğundan ziyade niçin ibadet edilmesi gerektiğini soruyorlar." değerlendirmesini yaptı.

İslam coğrafyasındaki her bir ülkede farklı meydan okumalar ve farklı ihtiyaçlar olduğunu söyleyen Argun, "Bulunduğumuz coğrafyalarda en önemli ihtiyaçları ve öncelikleri belirlemek suretiyle, yeniden vakıfları güncelleyip güçlendirerek eksikliklerimizi gidermeliyiz. Bu müesseseler aracılığıyla İslam'a hizmeti sürdürmeliyiz. Vakıf medeniyeti, İslam medeniyetinin taşıyıcı kurumlardır. Dolayısıyla bizler, bu vesileyle kurumsal tecrübelerimizi paylaştığımız bu toplantılarla vakıfların yeniden inşası ve ihyasıyla bilgi ve tecrübelerimizi birbirimizle paylaşmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruz"

İslam ülkeleri arasındaki birlik ve beraberlik meselesinin de çok önemli olduğunu aktaran Selim Argun, sözlerini şöyle tamamladı:

"İslam ümmetinin önündeki en büyük engellerden bir tanesi, bugün tefrikadır. Bizleri siyah-beyaz, Arap-Acem, Kürt-Türk, şu mezhepten veya bu mezhepten dolayı bölmek, parçalamak yani zenginliğimizin bir ifadesi olan unsurları tefrika vesilesi yapmak isteyenler var. Onun için İslam ümmeti olarak bizlerin her zamankinden çok daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Şayet bizler bir ve beraber olamazsak, bölünürsek, o zaman bu dünyadan yok olup gideriz. Onun için sizlerle olan bu birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Herhangi bir gizli ajandamız yok. Anadolu coğrafyası olarak Afrika'da bir kolonyal bir geçmişimiz de yok. Bu açıdan bu buluşmalar, zayıflayan bağlarımızı, ümmetin arasındaki bağları kuvvetlendirmek amacıyladır."

Konferanstan sonra program, basına kapalı olarak devam etti. İki gün daha sürecek olan zirve salı gün sonuç bildirgesiyle sona gerecek.

aa

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum