Misafir Kalem

Misafir Kalem

‘Disko’ bizim içimizde

A+A-

Eğitimin, disiplinin, her türlü hiyerarşik üstünlüğün yüceltildiği, birkaç yıl erken doğanın yaşça daha küçük olandan, erkeğin kadından ‘kusursuz saygı’ ve ‘şartsız itaat’ beklediği, sırf yaşı ya da cinsiyeti nedeniyle onun üzerinde ‘otorite’ kurmasının normal ve hatta düzenin devamı için gerekli görüldüğü bir toplum bu.

Evet, elbette değişiyoruz. Toplum artık, bu yerleşik hastalıklı zihniyeti, çarpık toplumsal yapıyı, şirazesiz insansız mevzuatı ve yanlış devlet yapılanmasını sorguluyor, değiştirilmesini istiyor, bunu zorluyor. 

Bu iyi. Ama ‘kusurlu’ ve ‘noksan’. Bir yanlışa o şey sadece yanlış, haksız, hukuksuz, çirkin vesaire olduğu için itiraz etmiyoruz çünkü. ‘Mevcut’ ve ‘meşru’ yapıdan bir hayli ‘kan’ sızdıktan, çok ağır bedeller ödendikten yahut dayanılmaz derecede pis kokular geldikten sonra çıkıyor ne yazık ki sesimiz.

***

Uğur Kantar, Kuzey Kıbrıs’ta askerlik yaparken içtimaya 5 dakika geç kaldığı için, içeri her girenin ‘disiplin’ adı altında ağır işkence ve hakaret gördüğü ‘disko’da maruz kaldığı dayak ve kötü muamele neticesinde hayatını kaybetti. 21 yaşındaydı ve Kürşat Bumin’in yerinde kullanımıyla ‘devlet dersinde öldürülmüştü’.

Hakkını yemeyelim, medya ve sivil toplum ‘taammüden cinayet’e gereken tepkiyi verdi, Meclis harekete geçti ama ‘geç kalmışlığın pişmanlığı’ altında ezilerek...

Buna kesinlikle ‘suç ortaklığı’nı da eklemeliyiz. Herkesin bildiği ama kimsenin ses etmediği bir ‘şey’ çünkü bu. Bu ülkede erkekler zorunlu olarak askerlik yapar; özellikle üniversite mezunu olmayan genç erkekler ‘asker ocağında’ kötü muameleyle karşılaşır. Bunu da herkes bilir ama kimse üzerinde durmaz.

Olayın failleri ve TSK kadar biz ‘siviller’ de sorumluyuz o yüzden bu ölümlerden.

Sorunu görmezden geldiğimiz, yüzleşmekten, tartışmaktan kaçındığımız için.

TSK olay ‘münferit’ diyor. Üzerimizdeki ‘inandırıcılık önkabulü’yle böyle diyor. TSK dahil, yanlış yapılanmış ve yanlış yapmış her kuruma ve kişiye böyle bir ‘özgüven’ verdiğimiz için sorumluyuz.

‘Eti senin, kemiği benim’ zihniyetiyle ‘kınalayıp davul zurnayla’ uğurladığımız oğullarımızın başına orada ne geldiğiyle ilgilenmediğimiz için sorumluyuz.

‘Eğitim zayiatı’ oluşunu sorgulamadığımız gibi, siyaseten çözülebilecek bir iç meselenin iç savaşa dönüşmesinde sorumluluk almaktan kaçtığımız ve oğullarımızı ömürlerinin baharında ‘şehit’ olmaya zorladığımız için sorumluyuz.

Oğullarımızın askerde uğradığı -ya da bizzat yaptığı- kötü muameleyi, yediği dayağı, maruz kaldığı sözsel fiziksel hakareti, askerliğin ‘mütemmim cüzü’ saydığımız için sorumluyuz. 

Kadınları aşağılar nitelikteki şarkılarla türkülerle ‘talim’ edilmesinin ‘erkek dünyasına özgü hoşluklar’ olmadığını, bilakis onların ‘zihin ve duygu dünyası’na kalıcı zararlar verdiğini görmediğimiz için sorumluyuz.

Oradan ‘insan olma onurları’ zedelenmiş, ‘yanlış erkeklik’ öğrenmiş, kişiliği örselenmiş, ‘yaralı’ döndükleri halde, onları sağaltmak yerine tam da bu yaşadıkları nedeniyle şımartıp ‘işte şimdi erkek oldun’ dediğimiz için suçluyuz.

Bu tam bir ikiyüzlülüktür! Bir akrabasının ‘tecavüz’üne uğramış küçük bir kız çocuğunu korumak yerine tam da bu nedenle sırtını sıvazlamaktan, tecavüzü görmezden gelip tecavüzcüyü pohpohlamaktan ne farkı var bunun?

Söylemezsem çatlarım
Maruz kaldığımız askeri darbelerin, şunca yıl askeri vesayetin hüküm sürmesinin ve hâlihazırda askerlerin yaptığı anayasalarla yönetilmeye razı oluşumuzun ardında da hep bu var bence. ‘Pavlov’un köpeği’ misali, her ‘höt’ dendiğinde tüm toplumun hizaya gelmesinin ardında,

kolektif bilinçaltımızda askeri disiplinin verdiği şartlı refleks yok mudur? Ama

enseyi karartmayalım. Artık inisiyatif sivillerde. Askerde kötü muameleye maruz kalanlar yahut itiraz edenler için:

www.askerleranlatiyor.blogspot.com,  www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/basvuru.htm, www.askerhaklari.com,

Fadime Özkan-Star

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.