‘Ders kitaplarındaki ötekileştirme su yüzüne çıktı’
IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, Georg Eckert Enstitüsü’nün 23 AB ülkesinin ders kitaplarını...
IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, Georg Eckert Enstitüsü’nün 23 AB ülkesinin ders kitaplarını analiz eden ve Avrupa ülkelerindeki ders kitaplarının İslam ve Müslümanları basite indirgeniyor tespiti hakkında “Araştırma, İslam ve Müslümanları kutuplaştırarak tasvir eden önceki analizleri teyit etmektedir” dedi. Üçüncü “Georg-Eckert Enstitüsü, heterojen modern Avrupa’nın zıttı olarak homojen bir İslam kurguladığı tespitinde bulunuyor.
Kitaplarda İslam modernite öncesi bir yapıda, Müslümanlar da Avrupa’ya ait olmayan ’öteki’ olarak aktarılıyor. Bu anlamda analiz edilen ders kitaplarının çoğunluğu, Müslüman öğrencilerin söz konusu ülkede hayata dahil olmasına ve o ülke ile kendini özdeşleştirmesine hizmet etmiyor. Analiz, Almanya’ya ilişkin araştırma sonuçlarının öteki Avrupa ülkelerinde de varlığını saptaması açısından aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Zamanın ruhuna uymadığı söylemi, tek tip gösterme ve öteki olduğu kalıp yargısı ders kitaplarının karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Bu yolla İslam ve Müslümanlar sadece Avrupa toplumlarından dışlanmıyor, aynı zamanda tarihe ve bugünkü gerçekliğe uymayan bir Avrupa kurgusu oluşturulmaya çalışılıyor. Enstitü analizinde ders kitaplarındaki temel unsurun Avrupa merkezciliği olduğunu da tespit ediyor.” dedi. Üçüncü, analizde, ders kitaplarının örneğin populist bir tavır haline gelen İslam korkusunu aşmada bir fayda sağlamadığı yargısına varılmasına rağmen, çalışmada yer alan tavsiyeler de kısmen tartışmalı yaklaşımlar içerdiğine de dikkat çekerek, “Bunun sebebi ise ders kitaplarında Avrupa merkezci bakış açısının büyük ölçüde korunuyor olmasıdır. ‘Diğer kültürlerin modern Avrupa’ya katkıları’ söyleminin giderek daha fazla ders kitaplarına girmesi bu Avrupa merkezciliği gösteriyor. ‘Seküler seslerin’ ders kitaplarında yer alması talebi de akıllarda soru işareti bırakıyor. Eleştiriye bütünüyle açık diğer bir husus ise ‘İslamcılık’ın sömürge karşıtı direniş, siyasal İslam ve kimlik politikası olarak İslam ve terör gibi farklı dönemlendirmeler şeklinde ele alınıyor olmasıdır” ifadelerini kullandı.
eurozaman
