Hamide HATİPOĞLU

Hamide HATİPOĞLU

Çocuğu yetiştirmede aile bütünlüğünün önemi

Aile anne-baba ve çocukların ortak paylaşımda bulundukları bir kurumdur. Küçük yaştan beri içinde yer aldığımız, desteklendiğimiz, sığındığımız aile kurumu doğumdan ölüme kadar hayatımızın en önemle unsurudur.

Aile; değişik bilgi ve tecrübelerin paylaşıldığı, acı ve tatlının birlikte yaşandığı, sosyal, kültürel, ahlaki kimliğin kazanıldığı, şahsiyetlerin oluşturulduğu, eğitim ve öğretimin ilk elden verildiği bir okuldur.

Aileyi oluşturan temel değer onu oluşturan bireyler tarafından oluşturulan kalp, beyin, ruh ve duyguların uyumudur. Bu uyumun sağlanmasıyla gerçek aile kavramı ortaya çıkmaktadır.

Aile kurumunun bütünlüğü ve sürekliliği hem çocuklar, hem de yetişkinler üzerinde olumlu etkileri oluşturmaktadır. Bundan dolayıdır ki; aileye gereken değeri vermek, aile birliğini ve bütünlüğünü sağlamak hem yetişkinlerin, hem de çocukların daha sağlıklı bir geleceğe adım atmalarında etkili olmaktadır.

Toplumumuz tarafından önem ve değer verilen aile kurumuna dinimiz de önem vermiştir.
Rabbimiz Nahl suresi, 72. ayette “Allah sizlere kendinizden eşler, eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder” buyurmuştur.

Birbirlerini aynı sevgi ve saygı bağları ile bağlanan, aynı inanç, düşünce ve duyguları paylaşan, kendilerine düşen sorumlulukları yerine getiren aileler daha mutlu ve huzurlu olurlar.
Rabbimiz Rum suresi 21. ayetinde de “İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allahın varlığının belgelerindendir. Bunda düşünen insanlar için büyük dersler vardır” buyurmuşlardır.

Ailede düzen, huzur ve mutluluğun olması, aile bireylerinin birbirlerine karşı sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma bilinci içinde olmalarına bağlıdır. Bunlar da ancak aile birliği ve bütünlüğü ile mümkün olmaktadır.

Aile bütünlüğünün sağlanması, çocuk yetiştirmede, çocuğa olumlu davranışlar kazandırmada önemlidir. Aile bütünlüğünün sağlanmasında, aile üyelerinin üzerine düşen büyük sorumluluklar vardır. Bu bütünlüğün sağlanmasında en etken aile üyesi babadır.

Aile bütünlüğünün sağlanmasında babaya büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluklardan en önemlisi otoritedir. Otorite, baskı, ceza demek değildir. Çocuk yetiştirirken ödül ve ceza verirken ağırlığını hissettirmedir. Asık bir suratla çocuğa sevgi sözcükleri söylemek ne kadar anlamsız ise, gülerken de çocuğa bağırmakta aynı derecede anlamsızdır. Çocuk üzerinde ağırlığını en iyi hissettirebilecek de baba sembolüdür.

Bundan dolayı da evde otorite baba olmalıdır. Anne sözünü geçirebilmek için ne kadar bağırsa da cılız sesiyle çocuk üzerinde etki bile edemez, ama babanın bir bakışı çocuğun kendisini toparlaması için yeterledir. Şimdi vereceğim yaşanmakta olan şu hayat hikâyesi meseleyi açıklık getirmektedir:

Geçen hafta arkadaşımla çocukların özellikle ergenlik döneminde değiştikleri, çevreden etkilendikleri üzerinde konuşurken arkadaş birkaç gün önce yaşadığı olayı anlattı:

“Lise 3. sınıftaki oğlum doğru düzgün ders çalışmıyor. Dershaneye gittim. Orada da devamsızlık yaptığını öğrendim. Çok sinirlendim. Cep telefonundan aradım. Bağırmaya başladım. Oğlum ‘anne cırtlak sesinle ne bağırıp duruyorsun. Kulaklarımı tırmalıyorsun’ dedi, telefonu yüzüme kapadı. Babası arasaydı, kızsaydı ona aynı şeyi yapamazdı. Babadan da yüz buluyorlar. Baba sadece yazısını yazarken sesimiz yükseldiğinde biraz sessiz olun diyor. Çocuklarla ilgisi sadece bu kadar. Tüm sorumluluklar üzerimde…”

Ailede birlik ve bütünlüğün sağlayacak babalara büyük görevler düşmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.