Bu okulda yaşlılar, çocukluğunu yeniden yaşıyor
Bir parkın içinde tek katlı bina burası. İçi dışarıdan gözüktüğü gibi değil, daha sıcak, daha renkli.
Mühenna Kahveci'nin haberi:
Duvarlara resimler, çizimler, boyama kitabından sayfalar asılmış. Upuzun salonun bir köşesinde bulmacalar, basit yapbozlar, oyun hamurları ve hikâye kitapları var. Etrafta ise küçük toplarla oyun oynayan, şarkı söyleyen, müzik çalınca dans eden birileri. Sanki bir kreşe, anaokuluna girmişsiniz gibi. Bazen çok hareketli, eğlenceli ama bazen de olabildiğince sessiz bir mekân.
Buranın sakinleri 70-80 yaşlarındaki amcalar, teyzeler. Birçoğunun ahvali iyi. Tek dertleri unutmak. Kimisi yakın zamanı, kimisi ise geçmişinin büyük bir bölümünü hatırlamıyor. Zamanla eşini, çocuğunu bile unutturuyor insana bu hastalık. Sebebi bilinmiyor, kesin tedavisi yok. Unutmayı engellemek imkânsız, ama bunu geciktirmek ya da en azından bazı şeyleri akılda tutmayı sağlamak mümkün. Yalnız ilk yapılması gereken şey yaşlıları fiziksel ve ruhsal açıdan iyi tutmak, tüm bunların ötesinde onlara değer vermek. İşte bu amaçlarla kurulmuş Nazilli Belediyesi’nin 2011’de açtığı Alzheimer Hastası Bakım Merkezi.
Her sabah 08.30’da servisle evlerinden alınan bu yaşlılar gün içinde bir sürü zihni geliştirici aktiviteye katılıyor, bol bol spor yapıp oyun oynuyor. Burada 80’lerindeki iki amcanın bir çocuk hikâyesini yavaş yavaş okumasına şahit olabiliyorsunuz. Ya da teyzelerin boyama kitabındaki şekilleri boya kalemleriyle doldurmaya çalışmasına.
Bazen bilmeceler havada uçuşuyor. Bazen de resim eşleştirmece oynanıyor. Yaşlılararası bowling karşılaşmaları da görülmeye değer. Ama en önemlisi, ‘Bu kutucuğun içinde kaç top var?’, ‘Aşağıdakilerden hangisi 7 rakamı?’, ‘Bunlardan hangisi mavi?’ gibi sorulara verilen cevaplar. Bunlar unutkanlığın boyutlarını ortaya çıkarıyor. Böylece araştırmalar yapılıyor, yeni yöntemler deneniyor. Bu meçhul hastalığa farklı bir pencereden bakılıyor. Hepsinin de ötesinde vefa ve hürmet kelimeleri anlamını buluyor.
Zaman
