Boşnak imama her kesimden büyük ilgi
Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da imamlık yapan Hafız Süleyman Bugari, alışılmadık tarzda sohbetleri ve vaazları ile İslam'ın evrensel mesajını kalplere ulaştırıyor.
Avrupa'nın kalbinde değişik inançların bir arada yüzyıllardır yaşadığı Saraybosna, savaşla birlikte kaybolmaya başlayan ''birlikte yaşam'', ''inançlara saygı'', ''sevgi dilinin toplumda hakim olması'' gibi evrensel değerleriyle yeniden buluşuyor.
Bosna-Hersek'in ihtiyacı olduğu bu evrensel değerleri sohbet ve vaazlarında sürekli dile getiren Saraybosna'nın Vratnik semtindeki Byeli Cami'nin imamı Hafız Bugari'nin mesajları kısa sürede toplumda geniş yankı bulmaya başladı.
Vratnik semtinde küçük bir camide görev yapmasına rağmen Hafız Bugari'nin camisine toplumun farklı kesimlerinden insanlar, özellikle genç erkek ve kadınlar büyük ilgi gösteriyor. Sabah namazları başta olmak üzere, diğer vakit ve Cuma namazlarında içeride yer bulmanın zor olduğu cami ve çevresindeki yoğunluk dikkati çekiyor. İslam'ın barış ve sevgi içerikli mesajlarını kendisine has üslubuyla cemaatine ileten Hafız Bugari, namaz sonrası ise kendisini dinleyenleriyle caminin hemen yanında bulunan ''Divanhane''sinde bir araya geliyor.
Günlük meselelerin, sorunların konuşulduğu ''Divanhane''deki sohbete katılan ülkenin önde gelen sanatçıları, yazarları, sinema oyuncuları da Bugari'yi dinlemeye gelen çoğunluğu üniversiteli gençlerle kendi tecrübelerini paylaşıyor.
'Toplumun her kesimi Bugari'nin sohbetlerinde'
Boşnakların yanı sıra Sırp ve Hırvat gençlerin de ilgi gösterdiği ''Divanhane''ye katılanlar, Hafız Bugari'nin sohbetinin yanı sıra ülkedeki ünlü ilahi gruplarının da beğenilen ilahilerini canlı olarak dinleme fırsatı elde ediyor.
Ramazan ayıyla birlikte yoğun bir ilginin olduğu ''Divanhane''nin kapasitesinin yeterli olmaması üzerine gençlerin yoğun talebi üzerine, buradaki program teravih namazının ardından tarihi Başçarşı'nın en büyük çay bahçesine alındı. ''Ramazan Akşamları'' adıyla düzenlenen programa, kentin değişik yerlerinden çok sayıda insan aileleriyle birlikte katılıyor. Bir taraftan Bugari'nin sohbetini dinleyen, bir taraftan okunan ilahilere eşlik eden toplumun her kesiminden insanlar, kendilerine ikram edilen soğuk içeceklerle de serinliyor ve ramazanın güzelliğini yaşıyor.
Toplumun her kesiminden insanların büyük ilgi gösterdiği Bugari'nin ''Ramazan Geceleri'', ülkedeki bazı televizyonlar tarafından da canlı olarak yayınlanarak, diğer kentlerde yaşayanların da izlemesi sağlanıyor.
İnsanlarla kurduğu yakın diyalog nedeniyle sadece bir cami hocasından ziyade kimine göre ''ağabey'', kimine göre ''modern derviş'', kimine göre ''terapist'' olarak nitelendirilen Bugari, ülke genelinde en çok sevilen din adamı olarak adlandırılıyor.
Hafız Bugari, kendisine olan bu ilginin nedenlerini sorulması üzerine, genç insanların en çok onları dinleyecek ve hislerini paylaşabilecek birine ihtiyaçları bulunduğunu belirterek, "İnsanla konuşmak ya da onunla diyalogda bulunmak özel bir terapidir. Diyalog, insanın günlük ihtiyacıdır. Allah insana konuşma hakkı verdi. Bizler de bize verilen bu hakkı faydalı bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz'' dedi.
Bu çağda bazı insanların arkadaşlığı kendi çıkarları için kurduklarını, bunun sebebinin de ''ego'' olduğunu belirten Bugari, dostluk kurarken karşı tarafı düşünen ve onu memnun etmek isteyen insanların az olduğunu söyledi.
Bugari, "İnsan özgün olmak istediği zaman, diğer insanlar bunu fark ediyor ve onunla konuşmak istiyor. Onun yanına gelecekler çünkü onun dürüst ve samimi olduğunu biliyorlar, dolayısıyla kendi sorunlarını anlatabilecekler, başka biriyle paylaşamadıklarını paylaşabilecekler. Bugünkü toplumlarda en büyük sorunlardan biri, insanın yanında sorunlarını paylaşabilecek kimsenin olmamasıdır" diye konuştu.
İnsanların Ay'a, hatta Mars'a gitmeye bir yol bulduklarını, fakat insanlara yardımcı olmanın bir yolunun halen bulunmadığını söyleyen Bugari, şunları söyledi:
"Etrafımızda birçok yoksul insan var. Onlara o yoklukta yardım etmenin bir yolunu bulamadık. Bence genç insanların diyaloğa bu kadar ilgi göstermesinin sebebi, diyaloğun kolektif bir terapi olmasından dolayıdır."
''Genç insanlara yaklaşımı ve bu insanların kendisini neden çok sevdikleri'' yönündeki soru üzerinde de Hafız Bugari, Hazreti Peygamberin hayat tarzını, insanlara yaklaşımını ve onun tebliğ metodunu kendisine örnek alarak hareket ettiğini kaydetti.
Bugari, şöyle konuştu:
"Bana göre insanın kendini bulabilmesinin en hızlı yol yine kendisinden geçiyor. İnsan başka birine yardım ettiği zaman, iyilik yapmış oluyor, aynı zamanda Allah adına yapmış oluyor. Allah sevdiği kulunu başkalarına hizmet etmek için görevlendiriyor. Başkalarına yardımda bulunan, onlara hizmet eden Allah'ın en sevdiği kullarındandır. Ben birine yardım ettiğim zaman kendimi mutlu ve başarılı hissediyorum. Onun bana karşı borçlu olduğu gibi bir hisse kapılmasını istemiyorum. Bana teşekkür etmesini bile istemiyorum. Ben sadece bana emredileni yapmak istiyorum."
Hayatın kısa olduğunu, insanın bu dünyada kendini keşfetmesi için bir yolculukta bulunduğunu anlatan Bugari, "Biz temiz olarak doğduk, temiz olarak da bu dünyadan ayrılmamız lazım. Şeytanın, kalbimizin ve diğer insanlara karşı olan görüşümüzü kirletmesine izin vermemek lazım. Bizim imanın temeli olan temiz aşk ve temiz görüşe ihtiyacımız var" dedi.
Haber7
