Bir kap yemeğe 35 el uzanıyor
Ortadaki tepside patates yemeği, etrafında çoluk çocuk 35 kişi... Herkes kaşığını doldurma telaşında.
Fethi Altun'un haberi;
Esed rejiminden kaçarak Akçakale’de harabe iki ev kiralayan El Casım ailesinin bütün öğünlerindeki fotoğraf bu. Hallerine çok şükrediyorlar; ancak sobada yakacak eski elbiseleri de kalmadı. Kışta kıyamette kömür verecek bir el bekliyorlar.
Esed’in zulmünden kaçan yüz binlerce Suriyeli aile, Türkiye’de hayata tutunmaya çabalıyor. Her aile ayrı bir dramı yaşıyor, tıpkı 35 kişilik Abdurrahman el Casım ailesi gibi. Yetişkin erkekleri Suriye’de Esed birliklerine karşı mücadele ederken, çoğu çocuk ve kadınlardan oluşan ailenin diğer fertleri, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde kiralanan harabe iki evde ayakta kalmaya çabalıyor. Bugüne kadar hiçbir yardım kuruluşunun kapılarını çalmadığını dile getiren Suriyeli aile, yer kalmadığı için kamplara yerleşememiş. Türk komşularının yardımı ile ev kirasını ödeyen Suriyeli aile, yemekleri bir sofrada yiyor. Ortaya konulan ise her öğünde patatesten ibaret. Aynı yemeğe 35 elin uzanması, yaşanan dramı fazlasıyla özetliyor. Çocukları düşünen yetişkinlerin, sofranın gerisinde durup ellerindeki kuru ekmekle açlıklarını yatıştırmaya çalışması ise gözlerden kaçmıyor.
Ailenin reisi Abdurrahman el Casım, hayatta kalabildikleri için dua ediyor ve Türkiye’yi asıl vatanı kabul ediyor. Ülkelerindeki rejimin ocaklarını dağıttığını, evlerini yıktığını anlatan Casım’ın en büyük dileği, Esed’in bir an önce yönetimi kaybetmesi ve tekrar eski hayatlarına kavuşmaları. Sadece patates ve ekmekle hayatta kaldıklarını söyleyen El Casım, yaşadıklarını şu sözlerle özetliyor: “Yatak, yorganımız dahi yoktu. Buradaki hayırsever vatandaşlardan tedarik edebildik. Tek bulabildiğimiz, ekmek ve patates. Buna da şükürler olsun. Bu kışta yakacak yardımımız olursa bizim için en güzel hediyelerden biri olacak. Cenab-ı Allah, Türkiye Cumhuriyeti’nin eksikliğini vermesin. Hepimiz Müslüman din kardeşiyiz. Allah bereketinizi artırsın.”
Ailenin yetişkinleri, ilerleyen yılları kara kara düşünürken, çocuklar gelecekten habersiz kışa inat yalınayak evin bahçesinde koşuşturuyor. Gıda, giyim, ilaç gibi temel kullanım malzemelerinin yanı sıra Suriyelilerin en çok ihtiyaç duyduğu malzeme, kömür ve odun. Ailenin ninesi Hatun el Casım, her geçen gün soğuyan havadan şikâyet ediyor. Yemek bulmakta çok sıkıntı çektiklerini söyleyen nine, çadırkentlere tanınan hizmetlerden kendilerinin de faydalandırılmasını istiyor. Ailenin gençlerinden Hammud el Casım, şoförlük, inşaat gibi alanlarda çalışabileceklerini dile getirerek işverenlerden iş istiyor.
Zaman
