Dr. Bilal TANRIVERDİ

Dr. Bilal TANRIVERDİ

Gazze’nin Tarihsel Arka Planı ve 7 Ekim’e Giden Süreç

Gazze, Arapçadaki “Ġazza” kelimesinden gelir ve tarih boyunca “güçlü yer” ya da “kale” anlamıyla anılmıştır. Akdeniz kıyısında, Filistin’in güneybatısında yer alan şehir bugün yaklaşık 2 milyon nüfusa sahiptir. Coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği bir merkez olmuş; günümüzde ise İsrail ve Mısır arasında sıkışmış yapısıyla bölgenin en kritik noktalarından biri hâline gelmiştir.

Bu kritik konum, Gazze’yi yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda bir direniş ve kuşatma sembolü hâline getirmiştir. Filistin meselesinin kalbi burada atar; bölgedeki her siyasi dalgalanma Gazze’de daha sert, daha çıplak ve daha acı bir şekilde hissedilir.

1917’den 1967’ye: Bir Yüzyıllık Baskı Döngüsü

Gazze’deki çatışmanın kökleri, 1917’de İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’un, Filistin’de bir Yahudi ulusal yurdu kurulmasını destekleyen mektubuna kadar uzanır. O dönemde Yahudiler nüfusun yalnızca yüzde 9’unu oluşturuyor, toprakların ise yüzde 6’sına sahip bulunuyordu. Buna rağmen Filistinlilerin iradesi yok sayıldı ve bölge, ilerleyen yıllarda büyük bir demografik ve siyasi dönüşüme zorlandı.

1930’ların sonlarında İngiliz askerlerinin 5.000 Filistinliyi katletmesi, Filistin halkının daha İsrail devleti kurulmadan önce bile ağır şiddete maruz kaldığını gösteren çarpıcı bir örnektir.

1967’de İsrail, Doğu Kudüs dâhil olmak üzere Gazze ve Batı Şeria’yı işgal etti. Bu işgal, Filistinlilerin hayatını kökten değiştiren ayrımcı politikaların başlangıcı oldu. Hareket özgürlüğünün kısıtlanması, toprakların gasp edilmesi, evlerin yıkılması, keyfi gözaltılar, işkence ve yerleşimci şiddeti bu dönemin temel uygulamaları hâline geldi.

2007 Ablukası: Dünyanın En Büyük Açık Hava Hapishanesi

Gazze, 2007’den bu yana İsrail ablukası altında yaşıyor. Bu abluka, bölgenin ekonomik, sosyal ve insani koşullarını felç etti. Elektrik, su, ilaç, gıda ve yakıt gibi temel ihtiyaçlara erişim sürekli olarak kesintiye uğradı. Gazze, uluslararası kuruluşlar tarafından “dünyanın en büyük açık hava hapishanesi” olarak tanımlandı.

7 Ekim 2023: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

7 Ekim 2023’te Hamas’ın “Aksa Tufanı” operasyonu ile İsrail’e yönelik saldırı başlatması, bölgedeki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Kısa sürede binlerce roket atıldı, silahlı gruplar sınırı geçti ve İsrail “savaş hâli” ilan etti.

İsrail’in karşı saldırısı, Gazze’de büyük bir yıkıma yol açtı. Hastaneler, okullar, ibadethaneler ve sivil yerleşimler ağır bombardıman altında kaldı. İlk günlerde yüzlerce, sonraki aylarda ise on binlerce sivil hayatını kaybetti. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, çatışmaların durduğu tarihe kadar 72 binden fazla insan yaşamını yitirdi; yüz binlercesi yaralandı ve nüfusun büyük bölümü yerinden edildi.

Küresel Vicdanın Uyanışı

Gazze’deki yıkım, dünya genelinde benzeri görülmemiş bir toplumsal tepkiye yol açtı. Milyonlarca insan sokaklara döküldü; üniversitelerde kampüs işgalleri yapıldı; aktivistler limanları ve silah fabrikalarını bloke etti. Hristiyanlardan ateistlere kadar geniş bir kesim, Gazze’de öldürülen çocuklar için gözyaşı döktü.

Sumud filosu gibi insani girişimler, dünya genelinde büyük destek gördü. Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açtığı dava, küresel farkındalığı daha da artırdı. Bu dava, yalnızca Gazze’deki gerçekliği gözler önüne sermekle kalmadı; aynı zamanda Batı devletlerinin İsrail’e sağladığı siyasi ve askeri desteği de tartışmaya açtı.

Gazze: Bir Şehirden Fazlası

Bugün Gazze, yalnızca bir coğrafya değil; adalet arayışının, direnişin ve insanlığın sınavının adı hâline gelmiştir. Son 76 yıl, Filistin halkının iradesinin kırılmadığını; baskıların, kuşatmaların ve saldırıların bu iradeyi yok edemediğini göstermektedir.

Gazze’nin hikâyesi, Orta Doğu’nun siyasi dengelerini anlamak için bir başlangıç noktasıdır. Bu nedenle, Gazze’de yaşananları yalnızca bir çatışma olarak değil, küresel vicdanın aynası olarak okumak gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.