Bediüzzaman: Vâizlerin sözlerinin tesir etmemesinin üç sebebi var

Bediüzzaman: Vâizlerin sözlerinin tesir etmemesinin üç sebebi var

Düşündüm, kasavet-i kalbimden başka üç sebep buldum.

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ adlı eserinden bölümler.)

İkinci Fikir:

Vâizlere aittir ki; Bunlar müderris-i umumîdir. Bunların nasayihinde kendimce bir te'sir hissetmedim. Düşündüm, kasavet-i kalbimden başka üç sebep buldum.

Birisi:

Asr-ı hâzırayı zaman-ı salifeye kıyasen yalnız tasvir-i müddea ve parlak göstermektir. Halbuki zaman-ı salifde safa-yı kalb ve taklid-i ulemâ hükümferma idi. Bunlara delil lâzım değil idi. Şimdi de herkeste bir meyl-i taharri-i hakikat peyda olmuş, bunlara karşı tasvîr-i müddeâ tesir etmez. Ancak tesir ettirmek için isbat-ı müddeâ ve ikna' lâzımdır.

İkinci Sebep:

Bir şeyi terğip veya terhib etmekle, ondan daha mühim şeyi tenzil etmekti. Meselâ. "Bir gece iki rekat namaz kılmak, haccı tavaf etmek; veya kim gıybet etse zina etmiş gibidir." derler.

Üçüncüsü:

Belagatın muktezası olan mukteza-yı hâle mutabık ve ilcaât-ı zamana muvafık söz söylemezler. Güya insanları eski zaman köşelerine çekiyorlar. Sonra konuşuyorlar. Demek istiyorum ki; vâiz hem âlim-i muhakkik olmalı ki, tâ isbat-ı müddeâ etsin. Hem hakîm-i müdakkik, tâ muvazene-yi şeriatı bozmasın. Hem de belîğ-i mukni' olması şarttır.