Bediüzzaman: Maksadımız, meşrutiyeti Şeriat kuvvetiyle muhafaza ve kökleştirmektir

Bediüzzaman: Maksadımız, meşrutiyeti Şeriat kuvvetiyle muhafaza ve kökleştirmektir

Anarşist ve farmason olmayan mürteci' değil, belki Şeriat-ı Garrayı ta'kib ediyor

A+A-

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ adlı eserinden bölümler.)

MAKALE-16

VEHİM: Şeriat isteyenlere bâzı müzebzib olanlar, mürteci diyorlar?

İrşad: Bizi de onlara dinsiz ve anarşist demeğe mecbur ederler. Bunlara deriz: Meşrutiyeti safsata ve hîle ile muhafaza edemediniz. Belki muallak bıraktınız.

Bizim maksadımız, meşrutiyeti Şeriat kuvvetiyle muhafaza ve kökleştirmektir. Zerre kadar insafları olsa idi, onların o fevzavî mesleğinde olmayan her adama, mürteci' demezlerdi. Zîrâ mesleklerinden irticaâ kadar çok meratip ve menazil vardır.

"Londra'da olmayan elbette Çin'dedir; cerbezeli ve safsatalı olmayan elbette ebleh ve gabîdîr," diyenlerin hezeyanları gibi hezeyan ediyor. Çünkü Londra ve Çin'de değil, fakat İstanbul ve Haremeyndedir. Cerbezeli olmayan ebleh değil, belki sahib-i hikmettir. Anarşist ve farmason olmayan mürteci' değil, belki Şeriat-ı Garrayı ta'kib ediyor.