Barışa en büyük engel İsrail lobisi

Barışa en büyük engel İsrail lobisi

Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansı eski Komiseri Karen Koning Abu Zayd...

Mehmet Nedim Aslan'ın haberi

BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansı eski Komiseri Karen Abu Zayd Londra'da, Mehmet Nedim Aslan'ın sorularını cevaplandırdı.

BM Filistinlilere Yardım ve Çalışma Ajansı (UNWRA) Komiseri Karen Koning AbuZayd, 10 yıla yakın bir süre Filistinli mültecilerle birlikte Gazze'de yaşadıktan sonra geçtiğimiz Ocak ayında emekliye ayrıldı. 2000 yılında BM Filistinlilere Yardım ve Çalışma Ajansı Komiser Yardımcısı, 2005 yılında ise dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından Komiserlik görevine getirilen Abu Zayd, bu hafta Middle East Monitor (MEMO) isimli kuruluşun Filistinli mülteciler için yaptığı çalışmalardan dolayı kendisine verdiği onur ödülünü almak ve bir dizi konferans vermek üzere Londra'daydı.

TORUNUNUN İSMİ SİNAN
UNWRA'da çalışmadan önce Bosna savaşı sırasında BM Mülteciler Komiserliği'nin yetkilisi olarak Bosna'da çalışan ve Sudanlı kocasının soy ismini alan Abu Zayd, İsrail'in geçtiğimiz yıl yarısından fazlası çocuk ve kadın 1500 Filistinli'yi katlettiği saldırının ilk haftasını Gazze'de geçirdi.
Londra'da kaldığı otelde Filistinli mültecilerin durumundan Gazze'de yaşadıklarına kadar Vakit'e özel bir demeç veren Karen Konin Abu Zayd, bir yandan Filistinli mültecilerin dramına dikkat çekmek için konferanslar verecek öte yandan çocuklarının İstanbul ve Türkiye sevgisinden dolayı Sinan ismini verdikleri torunuyla zaman geçirecek.

İŞGAL, MÜLTECİLERİN DURUMUNU ZORLAŞTIRIYOR
Abu Zayd'a ilk önce yaklaşık 10 yıl boyunca birlikte yaşadığı Filistinli mültecileri sorduk. 10 yıl önce dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'un başlattığı Camp David görüşmeleri sırasında UNWRA Komiser Yardımcılığı görevine atandığını söyleyen Abu Zayd, İkinci İntifada'nın başladığı bir dönemde gittiği Filistin'de insanların güvenlikten yoksun yoksulluk içinde yaşadığını belirtti.
Suriye ve Ürdün'deki mültecilere göre Lübnan ve Gazze'deki Filistinli mültecilerin daha kötü durumda olduğunu söyleyen Abu Zayd, UNWRA olarak mültecilerin eğitim, sağlık ve gıda ihtiyaçlarının sağlanması için çok çalıştıklarını, ancak işgalin getirdiği sorunlar nedeniyle sorunların hiçbir zaman bitmediğini söyledi.

SURİYE, FİLİSTİNLİLERE ÇOK İYİ BAKIYOR
Suriye'deki Filistinli mültecilere Suriye yönetimi tarafından çok iyi bakıldığını da söyleyen Abu Zayd, Batı'da yansıtılmaya çalışılan Suriye portresinin gerçeği yansıtmadığını kaydetti: “Suriye mükemmel bir ülke ve insanları gerçekten mükemmel insanlar. Filistinlilere kendi vatandaşları gibi bakıyorlar ve ellerinden gelen her türlü yardımı yapıyorlar. Suriye Batı'da kötü gösterilmeye çalışılıyor ama hiç de öyle değil.”

İSRAİL SALDIRISI ÇOK VAHŞİYDİ
İsrail'in 22 gün süren katliamı sırasında Gazze'de bulunan Abu Zayd, saldırı sırasında ne hissettiğine ilişkin soruya şu şekilde cevap veriyor: “Saldırı çok vahşi ve gaddardı. Sözde HAMAS'a yönelikti ancak saldırılar hep okullara, fabrikalara, sivillere karşı gerçekleşti.

BM'ye bile saldırıldı. BM'ye yapılan saldırı yanlışlıkla değil, bilerek yapıldı. Bizim orada olduğumuzu biliyorlardı. Öğrenciler okullarında bombalandı. Hedefin sivil olup olmaması önemli değildi İsrail için.”
Filistin dışında yaşayan milyonlarca Filistinli mültecinin İsrail işgali altındaki evlerine nasıl döneceğine dair soruya Abu Zayd, bunun BM'nin çözmesi gereken bir sorun olduğunu belirterek mültecilerin her şekilde evlerine dönme hakkına sahip olduğunu ifade etti. İsrail'in gerçekte bir barış isteyip istemediğine dair soruya Abu Zayd ilginç ve önemli bir cevap veriyor: “İsrail'in barış istemediği çok açık.

Özellikle mevcut İsrail hükümeti bunu hiç istemiyor. Ne zaman bir barış görüşmesi olsa ya da barış konuşulsa, İsrail bir provokasyonda bulunuyor ve şiddet ortamı oluşuyor.”

İsrail'in son dönemde barış çabalarını baltalayan girişimleri ve Obama yönetiminin Filistin sorununa yaklaşımına ilişkin soruya Abu Zayd, Obama'nın gerçekte kalıcı bir barış istediğini ve bunun için her iki tarafa da dengeli davranmaya çalıştığını belirterek, ABD'nin Merkez Kuvvetleri Komutanı General David Petraus'un bile İsrail'in ABD'nin menfaatlerine zarar verdiği yönündeki sözlerini hatırlattı. Abu Zayd, Filistin'de kalıcı bir barışın önündeki en büyük engellerden birinin ABD'deki İsrail lobisi olduğunu kaydederek, AIPAC gibi İsrail yanlısı örgütlerin Kongre üzerinde baskı kurduğunu belirtti.

İSRAİL'DEN RAHATSIZ OLAN YAHUDİLER VAR
ABD'de mevcut İsrail yönetimi ve şahin Yahudilerin kurduğu güçlü AIPAC örgütünün 'taviz vermez' tutumuna karşı J Street gibi yeni Yahudi örgütlerin İsrail yönetimine karşı sesini yükselttiğini kaydeden
Abu Zayd, günden güne büyüyen J Street'in İsrail'in ve AIPAC'ın politikalarından rahatsız olan Yahudileri temsil ettiğini ve bu kuruluşun barış konusunda önemli rol oynayacağını söyledi.

Filistin'de bulunduğu dönemde kendisini en fazla etkileyen durumun ne olduğuna ilişkin soruya Karen Konin Abu Zayd “Filistinliler” diyor: “Beni en çok etkileyen Filistinlilerin gösterdiği esneklik ve ortaya koydukları çaba. Ne kadar saldırıya uğrarlarsa uğrasınlar, bir şekilde daha güçlü bir şekilde ortaya çıkıyorlar.”

HENİYE, ÇOK DÜRÜST BİR LİDER
Gazze Şeridi'nde görev yaptığı süre içerisinde HAMAS yönetimiyle herhangi bir sorun yaşayıp yaşamadığına ilişkin sorumuza Abu Zayd, BM adına çalıştıkları için HAMAS'la doğrudan ilişkide bulunmadıklarını, ancak HAMAS'ın kendilerinin güvenliğini çok iyi bir şekilde sağladığını söyledi. Abu Zayd, Filistin Başbakanı İsmail Heniye'nin birçok insan tarafından hayranlık duyulan bir isim olduğunu kaydederek, Heniye'nin çok dürüst ve ılımlı bir insan olduğunu belirtti.

HAMAS, KİMSEYİ ZORLA KAPATMIYOR
Batı basınında HAMAS'ı kötülemek ve dikkatleri Filistin sorunundan uzak tutmak için yapılan 'HAMAS kadınları zorla kapatıyor” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin soruya ise Abu Zayd, Gazze'de kadınların büyük bölümünün zaten başörtülü olduğunu ve HAMAS'ın bunun için gidip kimseye 'örtüneceksin' diyemeyeceğini belirtti. HAMAS liderliğinin bu konuya çok dikkat ettiklerini ve kimseyi zorlamadığını belirten Abu Zayd, böyle bir zorlamayla ne kendisinin ne de arkadaşlarının karşılaştığını söyledi.

Vakit