Büyük bir hastalığın Gölgesinde Yazılan Eğitime Dair Birkaç Not

Son bir aydır büyük bir hastalık/hastalıklar imtihanından geçmekteyim, 19 günde 23 değişik alan ve branşlarda -bazı branş ve alanlara birkaç kez giderek- doktora muayene oldum, sayısız kan tahlilleri verildi; “MR”lar, ultrasonlar, röntgenler çekildi. Bu zor, çetin, ölümle yüz yüze geldiğim “an”ların hafiflediği zamanlarda genetik, metabolik, nadir hastalık olarak tabir edilen -iç organlardan psikolojiye gen tedavisinden dalak büyüklüğü, börek yetmezliğine giden ve diğer baş başka göstergeleri olan- kesin teşhisinde konulmadığı “FABRY” gen hastalığımla beraber seyreden kas eklem vb rahatsızlıklarımdan dolayı arzu ettiğim zaman diliminde ve zamanında yazmayı planladığım bu kürsüdeki yazılarımı birkaç gün aksatmanın burukluğuyla mesleğimin, bilgimin zekatı anlamındaki birkaç satırı sizlerle şimdi paylaşmak istedim. Kalan ömrümün bana ait olmadığı bilincinden hareketle okuyucularımdan bana dua etmelerini isterim.

Şimdi buyurun bugün yayınlanan yazımıza:

Sadece Üstün Yetenekli Bireyler İçin Değil Herkes İçin Geçerlilik Arz Eden 2 Kişisel Gelişim Kuralı

1.Bir işte ustalaşmak için çalışmanız gereken süre ne kadar sizce? “Alanında önder isimlerden biri olan Anders Ericson’un tıp, müzik, satranç gibi alanlarda başarı göstermiş kişilerin özelliklerini ve performanslarını uzun yıllar araştırdıktan sonra ortaya koyduğu ve en çok atıfta bulunulan çalışmasında geçen şu not çok dikkat çekici: “Bir işte ustalaşmak için çalışmanız gereken günlük süre 2 saat 42 dakika... Araştırmanın ezber bozan kısmı ise şu: Yetenekler doğuştan gelmiyor. Bu yetenekler her gün bu kadar süre çalışarak 10 yıl veya üzeri bir zamanda kazanılabiliyor. Öyle ya bir zamanlar bir işte ustalaşmak için 10.000 saat çalışma kuralından bahsedilirdi. Unutmamalı ki art arda vurulan darbeler kırılmaz kayaları parçalar. Sürekli akan damlalar mermeri bile deler, geçer. Günde bir iki saat ama her gün çalışarak aşılmaz bilinen engelleri aşmak mümkün.”

2.Birine kırk gün iyi desen iyileşmesi, kötüsün dediğinde de kötüleşmesi gerçekten mümkün müdür? Son zamanlarda oldukça popüler olan nöroplastisitenin üzerinde durduğu can alıcı bir durum… Beynimiz mutluluk ya da olumsuzluk için programlanmamıştır, tekrar etmek için programlanmıştır. Yani hangi duygusal durumu veya hissi tekrarlarsanız beyninizin varsayılan hali o, oluyor. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin de bu konuda ifade ettiği gibi “Birine kırk gün iyi desen iyileşmesi, kötüsün dediğinde de kötüleşmesi nadirattan değildir.” İsterseniz kendinizde de bu manayı deneyebilirsiniz. Bir sabah kalkın ve iyilik temenni edin, iyiliklerin, güzelliklerin, başarıların bir mıknatıs gibi sizi çektiğini, size aktığını göreceksiniz. Yine öyle denmiş ya güzel bir vecizede “Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayatından lezzet alır” diye. Ne diyelim bakışınız, görüşünüz, hayatınız güzel olsun…Sağlıklı, huzurlu, İMAN DOLU bir hayat sizin ve hepimizin olsun inşaallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum